İran’da Kömür Madeni Faciası ve Siyasi Yansımaları

HABER ANALİZ 09.05.2017
Ali Temizel Toplum ve Kültür Koordinatörü

İran’ın kuzeyinde yer alan Gülistan eyaletine bağlı Azadşehr kentindeki Zemestan Yurt Maden Ocağında 3 Mayıs 2017 Çarşamba günü öğle saatlerinde meydana gelen maden faciasında 42 madenci can verdi, 70 madenci göçük altından yaralı olarak çıkarıldı. Hastaneye kaldırılan bu yaralılardan 20 kişi tedavileri tamamlanarak taburcu edildi.

Kazadan sonra yetkililer periyodik olarak aşağıdaki açıklamaları yaptılar: 

  • Gülistan Eyaleti Kriz Yönetimi Genel Müdürü, 4 Mayıs 2017 Perşembe sabahı yaptığı açıklamada 22 cenazeye ulaşıldığını ve madende ikinci bir patlamadan endişe duyulduğunu
  • Sanayi ve Maden Bakanı Muhammed Rıza Nimetzade, Gonbed-i Kavs hastanesi önünde gazetecilere yaptığı açıklamalarda Zemestan Yurt maden ocağında daha sağlıklı inceleme yapılması için ocağın kapatıldığını bildirdi.
  • Velâyet-i Fakih temsilcisi Ayetullah Seyit Kazım Nur Mofidi, Gorgan Cuma İmamı ve Gülistan Valisi Hasan Sadıklov yaptıkları ortak açıklamada meydana gelen maden faciasından dolayı Gülistan Eyaletinde 3 gün yas ilan edildiğini açıkladı.
  • İran Kooperatif, Çalışma ve Sosyal Refah Bakanı Ali Raibei perşembe sabahı erken saatlerde İran Devlet Televizyonunun İngilizce yayın servisi Press TV'ye yaptığı açıklamada Azadşehr’in 14 km dışındaki Zemestan Yurt madeninde meydana gelen kazada ölü sayısının arttığını doğrulayarak "Ne yazık ki, enkazda sıkışıp kalan bütün madenciler hayatlarını kaybetti" dedi.
  • İran Kızılay Arama Kurtarma Birimi Başkanı Şanin Fathi, kurtarma çalışmalarının devam ettiğini, kurtarma operasyonunun tünellerin zehirli gazla dolması ve madencilerin yaklaşık 2 km uzunluğundaki bir madende 1000 metre uzunluğunda bir kanalın en ucunda sıkışması nedeniyle kurtarma çalışmalarının yavaş ilerlediğini açıkladı.
  • Gülistan'da Maden Endüstrisi Yetkilisi Reza Bahrami, maden ocağının 600 metresinin temizlendiğini söyledi.
  • Bir yetkili, kurtarma ekiplerinin madendeki sıkışmış işçilere erişmek için bir yan tünel kazmayı planladıklarını belirtti.

İran, uluslararası yaptırımların hafifletilmesinden sonra 2016 yılından önceki yıllara göre kömür üretiminde bir artış göstererek yıllık 1.68 milyon ton kömür çıkarmaktadır. Bu maden kazası, kömürün yalnızca bir bölümünü ihraç eden ve çoğunu yerel çelik üretiminde kullanan İran madencilik endüstrisini vuran ilk felaket değildir. 2013'te iki ayrı madencilik olayında yaklaşık 11 işçi yaşamını yitirirken, 2009'da çeşitli kazalarda yaklaşık 20 işçi hayatını kaybetmişti.

Hükümet resmî web sitesinde bir başsağlığı ve geçmiş olsun mesajı yayımladı. Mesajda "Tüm İranlılar, Zemestan Yurt maden kazasında ölenlerin ailelerinin acısını paylaşıyor” denildi. 19 Mayıs 2107 günü yapılacak seçimlerde İran Cumhurbaşkanı olarak seçileceği tahmin edilen Ruhani’nin açıklamasında "Sorumlular ve bu kazada hatası olanlar bulunmalı ve istisnasız olarak gereği yapılmalı” denildi.

Buna ilave olarak Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Kooperatif, Çalışma ve Sosyal Refah Bakanı Ali Rabaei’yi olay yerine göndermesine rağmen hükümet rakipleri ve muhalif medya tarafından faciaya yavaş tepki gösterdiği gerekçesiyle eleştirildi. 

Facianın Yaşandığı Alanda Ruhani’ye Protesto 

19 Mayıs 2017 Cuma günü İran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki hafta kala İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, maden kazasının yaşandığı yeri ziyareti esnasında faciada yakınlarını kaybedenlerin öfkeli protestosuyla karşılaştı. Yerel haber ajansları, kazada ölen işçilerin yakınlarının Cumhurbaşkanını protesto ettiklerini ve aracına saldırdıklarını duyurdu.

Hasan Ruhani, Azadşehr’de kömür madeninin patlamasından 4 gün sonra olay yerinde incelemelerde bulunmak üzere 7 Mayıs 2017 Pazar günü Gülistan eyaletine gitti ve maden işçileri ve bu olaydan zarar gören ailelerle görüştü. Ruhani’nin Azadşehr Zemistan Yurt madeninden çıkışı sırasında, bazı haber kanalları “maden çalışanları ve madende ölenlerin aileleri olarak” isimlendirilen bir grubun Cumhurbaşkanının aracına saldırdığını duyurdu ve bununla ilgili videolar yayımlamaya çalıştı.

Cumhurbaşkanıyla birlikte maden ocağının olduğu yere giden Sanayi, Maden ve Ticaret Bakan yardımcısı Cafer Serkini, Cumhurbaşkanın aracına saldıranlar konusunda şunları söyledi: “Hasan Ruhani’nin ölen madencilerin aileleri ile görüşmesi esnasında bazı küçük tartışmalar olmuştu ve Cumhurbaşkanı onların acılı durumunu bildiğinden onları sabır ve tahammülle dinlemişti ama Cumhurbaşkanın aracına saldıranlar bu insanlar değildi. Saldırıda bulunanlar Hasan Ruhani’nin bölgeye geleceği haberini alan, kendileri maden ocağında çalışmayan ve mahalli medyanın da etkisiyle provoke edilen başka kişilerdi.” Serkini, Telegram kanallarında, sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde yer alan kısa filmler ve videoların maden kazası ve buradaki işçilerin rahatsızlığını yansıttıklarını ama Cumhurbaşkanının aracına saldıranların maden işçileri veya kazada ölenlerin yakınları olmadığını sözlerine ekledi.

Bazı medya organları yaşanan maden faciası ve sonrasındaki protestonun 19 Mayıs 2017 Cuma günü İran’da gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ruhani’nin alacağı oyların aşağı çekilmesine sebep olacağını öne sürmektedir.

Son 1 yılda İran’da Plasco binası yangını, Simnan-Damgan’da ölümlü tren kazası, sel baskınları, kuraklık, mezarda yaşam (Gurkhabi), “Kulberan” adı verilen sınır hamallarının soğuk cehennemindeki ölümleri gibi bazı olaylar olmuştu ve muhalif basın bu olaylar üzerinden Hasan Ruhani’ye karşı eleştirilerini yükseltmişti.

Seçim atmosferinde taraflar arası mücadelenin hiç hesapta olmayan olaylarla dengesinin değişebileceği dile getirilirken, Ruhani’nin muhafazakâr aday İbrahim Reisi ile güçlü bir mücadele içinde olduğu seçim kampanyasında, maden faciasının hükümet için olumsuz siyasi sonuçlar doğurabileceği iddia ediliyor. Bu iddia her ne kadar somut bir kamuoyu araştırmasına dayanmasa bile Cumhurbaşkanının protesto edilmesi siyasi çapta küçük bir kriz olarak artçı olayların önünü açabilir. 19 Mayıs tarihi yaklaştıkça adayların kampanyaları ve demeçleri hâlihazırda kamplaşmış seçmenleri etkilemese bile, kararsız seçmenlere yönelik etkileri olacaktır.