Ali Şemhani’nin Afganistan Ziyareti

Rahimullah Farzam Araştırmacı, Dış Politika

ABD’nin Afganistan’dan çekilmek için Taliban’la seri müzakereler yürüttüğü bir ortamda gerçekleşen bu ziyaretin dikkat çekici bir diğer yönü de ilk kez İranlı üst düzey bir yetkilinin Tahran-Taliban ilişkisini açıkça deklare etmesidir.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, 26 Aralık 2018’de Afganistan’a günübirlik resmî bir ziyaret gerçekleştirdi. Şemhani, İran’ın siyasi ve askerî bürokrasisinden üst düzey yetkililerinin de eşlik ettiği ziyaret kapsamında Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin yanı sıra Afganistan İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah ve Afganistan Cumhurbaşkanı Ulusal Güvenlik Danışmanı Hamdullah Muhib ile bir araya geldi. Ziyarete ilişkin her iki taraftan yapılan açıklamalarda siyaset, ekonomi, güvenlik ve terörle mücadeleye ilişkin konularda iki ülke arasındaki iş birliğinin ele alındığı belirtildi. ABD’nin Suriye’den sonra Afganistan’daki askerî gücünü de çekmeye hazırlandığına ilişkin iddialarının gündeme gelmesinden hemen sonra gerçekleştirilen bu üst düzey ziyaret, Tahran’ın ABD sonrası Afganistan’da daha fazla rol üstlenmek istediğini göstermektedir.

Trump yönetimi, ABD tarihinin en uzun savaşını bitirmek amacıyla Temmuz 2018’de Taliban’la bir müzakere süreci başlatmış bulunmaktadır. Bu kapsamda, ABD Dışişleri Bakanlığının Güney ve Orta Asya’dan sorumlu Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Alice Wells’in başkanlığındaki Amerikan heyeti, 23 Temmuz 2018’de Katar’ın başkenti Doha’da ilk kez Taliban temsilcileriyle masaya oturmuştu. Ağustos ve Eylül aylarında da devam eden görüşmelerin son faslı,17 Aralık 2018’de yani Şemhani’nin Afganistan ziyaretinden yaklaşık 10 gün önce Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de gerçekleşti. Üç gün süren görüşmelerde ABD’nin Afganistan özel temsilcisi Zelmay Halilzad, Taliban temsilcileri ve Taliban üzerinde etki sahibi olan Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan temsilcilerle bir araya geldi. Söz konusu toplantıdan hemen sonra, Trump yönetiminin Suriye’nin ardından Afganistan’dan da askerî güçlerini süratle çekmeye hazırlandığına yönelik iddialar daha yüksek sesle dinlendirilmeye başladı. Söz konusu iddiaların ardından İran’dan askerî ve güvenlik bürokrasisinden üst düzey yetkililerin Kabil’e gerçekleştirdiği ziyaret, Tahran yönetiminin gerek müzakere sürecinde gerekse de ABD’nin çekilmesinden sonra Afganistan’da üstleneceği rol açısından önemli bir ip ucu olarak görülmelidir. Zira Tahran yönetimi, ABD’nin bölgeden çekilmesinden sonra oluşacak güç boşluğunun kendi nüfuzunu genişletmek için önemli bir fırsat sunacağının farkındadır. ABD’nin Afganistan’dan çekilmek için Taliban’la seri müzakereler yürüttüğü bir ortamda gerçekleşen bu ziyaretin dikkat çekici bir diğer yönü de ilk kez İranlı üst düzey bir yetkilinin Tahran-Taliban ilişkisini açıkça deklare etmesidir. Afganistan ve Amerikalı yetkililerin yanı sıra uluslararası basın tarafından da sıkça gündeme getirilen Tahran-Taliban iş birliği iddiaları şu ana kadar Tahran yönetimi tarafından yalanlanmıştı. Son yıllarda hem Afganistan hükûmeti üzerinde nüfuz sahibi olmaya çalışan hem de ABD’nin Afganistan’daki varlığına karşı Taliban aracılığıyla bir tür vekalet savaşı yürüten Tahran yönetimi, artık Taliban’la olan bağını gizlemeyerek açıkça dile getirmeyi tercih etmektedir. Nitekim Şemhani, Afganistan’dan dönerken gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkesinin uzun zamandır Taliban’la görüşmeler yaptığını söylemekle kalmamış, benzer görüşmelerin ileride de devam edeceğini belirterek Kabil yönetimine gerek mevcut barış sürecinde gerekse de ABD’nin çekilmesinin ardından İran’ın ülkede etkin olacağı mesajını vermiştir.

Sonuç olarak Tahran yönetimi, yıllardır inkâr ettiği Taliban’la olan bağını gündeme getirmek suretiyle bir taraftan ABD ve ABD’nin Körfez’deki müttefiklerine kendisinin de “Afganistan barış sürecinin” bir parçası olduğu mesajını vermekte diğer taraftan da örgütle olan ilişkisini yeni süreçte Afgan hükûmeti ve ABD’ye karşı baskı unsuru olarak kullanmayı amaçlamaktadır.

İran, Afganistan, Taliban, İş Birliği

İran’dan Mülteci Tehdidi

Rahimullah Farzam

İranlı yetkililerin verdikleri rakamların doğru olup olmaması bir yana söz konusu yetkilerce mültecilerin nükleer anlaşma çerçevesinde bir pazarlık veya tehdit unsuru olarak öne sürülmesi ne etik ne de gerçekçidir.

İran-ABD Çekişmesinde Irak'ın Konumu

Rahimullah Farzam

Tahran, Irak’taki ekonomik ve politik kazanımlarını pekiştirerek bu ülkenin ABD’nin çevreleme stratejisinin bir parçası olarak kendisine karşı bir güvenlik sorunu oluşturmasına engel olmayı hedeflemektedir.

echo 'test';