Ali Şemhani’nin Irak Ziyareti

Emine Gözde Toprak Asistan, Dış Politika

Şemhani’nin ziyareti Irak’ın güncel siyasi krizi göz önüne alınırsa zamanlama açısından önemlidir.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Kurulu Genel Sekreteri Ali Şemhani’nin başkanlık ettiği, İran’ın siyasi ve askerî üst düzey yetkililerinden oluşan heyet 8 Mart Pazar günü iki günlük resmî bir ziyaret için Irak’a gitti. Şemhani ziyaret kapsamında Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih’in yanı sıra Irak Ulusal İstihbarat Başkanı Mustafa el-Kazimi, Irak Hikmet Hareketi’nin Lideri Seyyid Ammar el-Hakim, Bedir Örgütü’nün Genel Başkanı Hadi Al-Amiri ve Irak Sağlık Bakanı Cafer Allavi ile bir araya geldi. Ziyarete ilişkin basına yansıyan haberlerde üst düzey yetkililerin; sağlık, ekonomi, siyaset ve güvenliğe dair bir dizi konuda görüşmelerde bulunduğu belirtildi. Fakat ziyarete dair haberlere yansıyan resmî açıklamalar dışında altını çizmemiz gereken iki nokta mevcut. Birincisi, Şemhani’nin ziyareti Irak’ın güncel siyasi krizi göz önüne alınırsa zamanlama açısından önemlidir. 2019 Kasım ayında ABD merkezli dijital yayın kuruluşu The Intercept ve The New York Times gazetesinin sızdırdığı belgelerden hatırlayacak olursak İran’ın 2003 yılından bu yana Irak’ta muazzam bir nüfuz kurduğu hatta İran tarafından onaylanmayan siyasetçilerin yönetime gelemediği iddia edilmişti. Şimdilerde ise Irak bir siyasi çalkantı içinde. Bu çıkmazı hem tabanda/toplumda, hem Şii yöneticiler arasında hissetmek mümkün ve şüphe yok ki İran bu “tehlikeli” çıkmazın farkında. Örneğin, ekim ayında başlayan hükûmet karşıtı halk eylemlerini, hiçbir istifa hiçbir reform paketi veya sert müdahale durdurabilmiş değil. Dahası Başbakan Adil Abdulmehdi’nin istifasından sonra Irak’ta hâlâ hükûmet kurulabilmiş değil. Bunun en büyük sebebi yukarıda da belirtildiği gibi Irak Şii siyasetinin hâlihazırda sahne olduğu iç çatışmalar ve ihtilaflardır. Kısa bir süre önce Irak’ta hükûmeti kurmakla görevlendirilen Muhammed Tevfik Allavi de güvenlik görevlilerinin protestoculara yönelik uyguladığı şiddeti gerekçe göstererek verilen göreve devam edemeyeceğini açıklamıştı. Allavi’nin istifasından hemen sonra gerçekleştirilen bu ziyaretin İran’ın; Irak’ta yaşanılan ihtilafları sonlandırmak, başbakanlık krizini çözmek, Şii cepheyi birleştirmek girişimi şeklinde yorumlanabilir.

İkinci nokta, koronavirüs salgını sebebiyle Irak-İran arasındaki sınır kapılarının kapatılması meselesidir. İran’da koronavirüsün resmî olarak 19 Şubat’ta Kum kentinde görüldüğü açıklamasından sonra komşu ülkeler birbiri ardına virüsle mücadele kapsamında sınır kapılarını kapatmış, İran’a/İran’dan uçuşları durdurmuş, kısacası insan ve emtia geçişlerini engelleyecek bir dizi tedbirler almaya başlamıştır. Irak da bu önlemleri alan komşu ülkelerden biri. Bu kararla İran ile karşılıklı ticaretin askıya alınması durumu söz konusu. Fakat Irak ve Lübnan pazarı, İran’ın petrol dışı mallarının iki önemli durağı ve İran ekonomisinin can damarı. Bununla birlikte Irak ve Lübnan sınırları İran için tarihsel, çok yönlü ve yakın ilişkilerden ötürü her koşulda daha geçirgen ve esnektir. Yaptırımlar nedeniyle büyük kıskaç altında olan İran, Şemhani ziyaretiyle İran-Irak sınırlarının bahsedilen geçirgenliği ve esnekliği koruması, koronavirüsün İran emtialarının Irak pazarına ulaşmasını zorlaştırmayacağı garantisini almaya çalışıyor gibi görünmektedir.

Şemhani, İran, Irak, Siyasi Kriz, Koronavirüs

ABD İran’a Yönelik Silah Ambargosunu Uzatabilecek mi?

Emine Gözde Toprak

ABD’nin İran’a silah satışını engellemek için kullanabileceği en gerçekçi seçenek İran’a silah satan ülkelere tek taraflı olarak yaptırım uygulamak olacaktır.