İran basınında bu hafta en çok tartışılan konuların başında, eski Cumhurbaşkanı Ruhani’nin AKK tarafından Uzmanlar Meclisi aday adaylığının veto edilişi gelmektedir.
AKK’nin ve müesses nizamın bu seçimde nasıl bir tavır takınacağını önceden kestiremiyor olmak, reformcuların seçim stratejisi kurgulamalarının önündeki en büyük engel durumundadır.
Hamenei, Batılı devlet ve siyaset modelleriyle bu doğrultudaki gelişme ve kalkınma tezlerine karşı olduğunu dile getirdiğinden reformcu dinamiklerin demokratikleşme yönündeki sistem değişikliği taleplerini reddedecektir.
Müesses nizam içerisindeki bazı odakların; Mücteba’nın rehberliğini, rehberlik olmasa dahi rehberin yetkileri bir şûraya devredilirse şûra üyesi olmasını arzuladığı anlaşılmaktadır.
İran yasaları 99 makam sahibinin müçtehit olmasını şart koşmaktadır. Anayasada belirtilen 10 makamın mutlak müçtehit, diğer yasalarda belirtilen makamların mütecezzi müçtehit olması gerekmektedir.
Lütfullah Safi Gulpayegani, velayet-i fakih teorisini destekleyen ve görüşleri kadim fıkıh üzerinden şekillenen geleneksel bir din adamıydı.
Devletin kritik kurumlarında görev yapan ve bu süreçte hem muhafazakâr hem ılımlı cenah içerisinde nüfuzlu bir yer edinen Laricani’nin, siyasi arenadan kolaylıkla tasfiye edilemeyeceği açıktır.