Sadr Hareketi’ne bağlı milletvekillerinin istifasıyla birlikte, Sistani’nin siyasal düzen zarar görmeden reform yapılmasını öngören projesinin çöktüğünü belirtmek mümkündür.
İran yasaları 99 makam sahibinin müçtehit olmasını şart koşmaktadır. Anayasada belirtilen 10 makamın mutlak müçtehit, diğer yasalarda belirtilen makamların mütecezzi müçtehit olması gerekmektedir.
Hem Meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız olan reformcu ve ılımlı çevrelerin “yeni bir ittifak” arayışında olduğunu belirtmek mümkündür.
İşsizler, uyuşturucu bağımlıları gibi marjinal toplumsal gruplar arasında yaygın olan evsizlik, artık meslek sahibi olan daha geniş toplumsal gruplar arasında da yayılmaya başlamıştır.
Sistani’den sonra yerine geçmek için ismi konuşulan tüm adaylar arasında en çok öne çıkan isim Erivani’dir.
Irak’ın siyasi geleceğini erken seçimler değil; Ekim Hareketi belirleyecektir.
ABD liderliğindeki Batı’yla sorunlar yaşayan ve yöneldiği Doğu ülkelerinden beklediği ölçüde destek göremeyen Tahran, son aylardaki bölgesel gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalandı.
Viyana müzakerelerinde nihai bir anlaşmanın çıkmasını zorlayan koşullar yalnızca İran tarafı ile ilgili değildir.
ABD yaptırımları ve koronavirüse rağmen İran’daki milyoner sayısındaki artış küresel ortalamanın üzerindedir.
Yeni Cumhurbaşkanı Reisi, ülke ekonomisinin yönetiminde muhafazakâr kanadın ekonomik görüşü olan direniş ekonomisi doktrinlerini uygulayacak.
İran yönetimi şu ana kadar başarıyla yürüttüğü ikili sistemde meydana gelen uçurumu hızlı bir şekilde kapatmak zorunda olduğunu biliyor ve bunda en önemli görev hiç şüphesiz uğruna büyük fedakârlıklar yapılan yeni Cumhurbaşkanı Reisi’ye düşecek.
Reformcular, siyasi zirveden silineli çok olsa bile Rafsancani-Ruhani-Laricani çizgisinin İran siyasetinden tasfiye edilmesi farklı çağrışımlar yapıyor ve bu seçimlerin diğer beş seçimden farkının ne olduğu sorusunun sorulmasına neden oluyor.