İran Devleti’ne ait bir televizyon kanalında yayımlanan dizide, mevcut hükûmete açıkça ülkeyi casusların cirit attığı bir yere çevirdikleri suçlamasının yöneltilmesi dikkatleri çekmektedir.
Müzakerelerde İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar bir ilerleme kaydedilmesi beklense de olumlu bir gelişmenin kısa vadede gerçekleşmesi, teknik ve politik engellerden dolayı mümkün gözükmemektedir.
Kazakistan’daki Çin varlığı yükselişini sürdürürken İran’ın yakınlarda gerçekleştirdiği Kazakistan ve diğer Orta Asya ülkeleri ziyaretleri, ülkenin ve bölgenin jeopolitik önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
İran’ın alternatif ulaşım-lojistik proje önerileri Orta Asya ülkelerinin ilgisini çekebilir fakat bunun hayata geçirilmesi konusunda İran’ın önünde ciddi engeller var.
Anlaşmanın teknik detayları açıklanmadığı için bazı kaynakların ileri sürdüğü rakamların doğru olup olmadığı veya iş birliğinin askeri boyutunun ne derecede olduğu gibi konular belirsizliğini koruyor.
İran ve Çin 27 Mart 2021’de, iki ülke arasında siyasi, askerî, ekonomik ve kültürel birçok alanda iş birliği yapacağı 25 yıllık anlaşmaya İran’ın başkenti Tahran’da imza attı.
ABD yaptırımları ve Nükleer Anlaşma çıkmazı, İran’ı Çin’e yaklaştırırken son yıllarda Çin lehine değişen küresel ekonomik rekabet de Çin’i İran’a yöneltmiştir.
Eğer İran politika değişikliğine giderek ABD’nin Suriye’de yaptığı gibi Irak’ta PKK’nın hamiliğine soyunmayı düşünüyorsa bu durumun etkileri stratejik boyutta olacaktır.
İran Meclisi, hükûmeti yargıya şikâyet ederek UAEA ile yapılan anlaşmanın feshedilmesi çağrısında bulundu.
İran, ABD yaptırımlarıyla büyük ölçüde zarar görmüş ekonomisini zenginleştirilmiş uranyum faaliyetleriyle kurtaramayacaktır.
İran ile Rusya’nın farklı güvenlik alanlarında uzun süredir devam eden iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen son anlaşmanın önemi “ilk siber güvenlik anlaşması” olmasıdır.
Biden’ın Nükleer Anlaşma’ya dönmesini bekleyen Tahran, Taliban üzerinden Afganistan meselesinde de kilit aktörlerden biri olduğu mesajını vermek istiyor.