Eldeki hatıratların; İran’da saltanatın değişimi, Rıza Şah’ın Türkiye ziyareti, 1953 Musaddık Darbesi’ne giren süreç ve İran İslam Devrimi gibi hayati dönemeçleri anlatıyor oluşu bir şans sayılabilir.
Sınır bölgelerinin değişik terör örgütlerinin yuvası hâline gelmesinin kimseye faydası olmayacağı açıktır.
Demokratik seçimlerin fazla bir anlam taşımadığı Afganistan yönetiminde, etnik grupların nüfustaki oranı ile topluluk liderlerinin kurduğu ilişkilerle elde ettiği güç seviyesi belirleyici oluyor.
İran’da yönetimin koronvirüs salgınına karşı tutumu ve sürecin devamında türbelerin kapatılmas, halkın dinî anlayışındaki değişimleri hızlandırmıştır.
İran’ın Şiileştirme politikası, Müslüman toplulukların yaşadığı bölgelere açtığı kültür merkezleri ile Şiiliğin yaygınlaştırılmasını hedeflemiş, bu merkezleri “İslami tebliğin” önemli bir aracı hâline getirmiştir.
İran’da ana dili öğretimine ilişkin tartışmaların kısa vadede sonuçlanmayacağı kesinse de Yüksek İdari Mahkemenin verdiği karar vatandaşlık hukuku açısından oldukça önemli ve anlamlı bir kazanımdır.
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar
Türkçenin yükselişinin, deyim yerindeyse Farsçaya büyük kutsiyet atfeden milliyetçilerin tahammül sınırlarını zorladığı anlaşılmaktadır.
Tarihî ortak kültürel mirasa sahip bir girift yapı olan Türk-İran ilişkilerinde -özellikle tarihî ve edebî şahsiyetler gibi- paylaşılamayan konularda Farslaştırma politikalarına başvurulduğu görülmektedir.
Hazaralar 2001’deki Taliban rejiminin çöküşünden bu yana sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan önemli değişimler geçirmiştir.
Irak’ta, İran karşıtı sloganların öne çıktığı gösterilere Şii kesimlerin öncülük etmesi Ortadoğu’da yıllardır tedavüle sokulmaya çalışılan “mezhep çatışması” kavramının içi boş bir retorik olduğunu ortaya koyuyor.