28 Şubat’ta başlayan savaş, Riyad’ın nükleer programını ekonomik kalkınmanın ötesinde stratejik dengeleme ve güvenlik aracı olarak görme eğilimini güçlendirmiştir.
Törenin, savaş sonrasında İran devletinin kurumsal devamlılığını, toplumsal mobilizasyon kapasitesini ve siyasal meşruiyetini sergilemeyi amaçlayan geniş çaplı bir resmî organizasyon olarak kurgulandığı anlaşılmaktadır.
ABD ve İran devlet başkanları tarafından imzalanan, 60 gün süreyle geçerli olan ve iki ülke arasında kapsamlı müzakerelerin önünü açan mutabakatın İsrail’de birçok kesimin ezberini bozduğu görülmektedir.
ABD’nin sınırlı kara operasyonu yürütme kapasitesi olsa da asıl mesele, bu operasyonun sağlayacağı muhtemel kazançların; tırmanma riski, uzun süreli angajman ihtimali ve İran’ın savunma ağlarının yaratacağı maliyete değip değmeyeceğidir.
Kısa vadede rejime karşı büyük bir protesto dalgası oluşmaz ya da etnik gruplar üzerinden yeni bir iç cephe açılmazsa Trump, İran rejiminin yeterince zayıflatıldığını ve bundan sonrasının İran toplumunun meselesi olduğunu söyleyerek savaşı siyasi bir zafe
Kremlin bugün gündemi şekillendiren bir aktörden çok gelişmelere tepki veren edilgen bir konuma yaklaşmış görünmektedir.
Trump yönetiminin yaklaşımı, karşılıklı tavize dayalı bir uzlaşıdan çok Tahran’ı baskı yoluyla davranış değişikliğine yöneltme anlayışına dayanıyordu.
ABD-İran görüşmelerinin içerik ve gidişatını yalnızca bu iki ülkenin tutumu belirlemeyecektir. Başka ülkelerin de süreçte etkili olmak için farklı araçlar kullanacağını ve bunların başında İsrail’in geldiğini söyleyebiliriz.
YPG deneyiminin ortaya koyduğu sonuçlar, Kürt örgütlere, İran’da oluşabilecek bir istikrarsızlık ve kaos ortamından yararlanma ya da dış müdahale ve dış destekle kazanım elde etme stratejisinin gerçekçi ve sürdürülebilir olmadığını açık biçimde göstermişt
ABD’nin Kasım 2025’te açıkladığı Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi, Trump yönetiminin Ortadoğu tasavvurunu, ittifak mimarisine bakışını, İran’a atfettiği yeri ve çok kutupluluk tartışmaları bağlamında ABD’nin liderliğini nasıl kurguladığını son derece berr
PJAK, Türkiye’nin mevcut sosyo-politik koşullarında PKK’nın silahlı mücadeleyi sonlandırmasını “uygun” bir adım olarak değerlendirirken, İran’ın koşullarının silahlı mücadelenin devam etmesini gerekli kıldığını savunuyor.
Her ne kadar dördüncü tur görüşmelerin ertelenmesi olumlu bir gelişme olmasa da şu aşamada ortada önemli bir çıkmaz olduğu anlamına da gelmiyor