İran’da, Zengezur Koridoru’nun bölgesel ve uluslararası düzeyde İran karşıtı bir proje olduğu konusunda bir konsensüs söz konusudur.
Bedahşan, dağlık ve geçilmez doğasıyla Çin ve Rusya'nın yanı sıra Orta Asya ülkeleri için ciddi tehdit olarak görülen grupların bir araya gelme potansiyeli yüksek bir bölgedir.
Türkmen gazının Kafkasya üzerinden Avrupa'ya ihracı konusunda, Rusya ve İran'ın karşıtlığına Çin de katılırsa bu enerji rotasının aktif hale gelmesi daha da zora girebilir.
Sorunun tarihçesi ve karmaşıklığı göz önüne alındığında Kırgızistan ve Tacikistan’ın anlaşmazlığının dış ara bulucular olmadan çözülebilmesi pek olası görünmemektedir.
NATO Stratejik Konsepti, Rusya ve İran’ı ötekileştirirken iki ülke de bu baskıya karşı jeopolitik konumlarını avantaja çevirme arzusuyla Hazar Zirvesi’ne katılmıştır.
İran-İsrail arasında sabotaj ve suikastların arttığı süreçte üst düzey bir figürün görevden alınması, İran basınının gündemini meşgul ettiği kadar ülkedeki güvenlik zafiyeti tartışmalarına da ivme kazandırmıştır.
Küresel-bölgesel jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeler ile Rusya-Ukrayna Savaşı, Güney Kafkasya’daki yeni jeopolitik durumu daha da hareketlendirebilir.
İran ve Kazakistan, bölgedeki son gelişmeleri ve mevcut kapasitelerini göz önünde bulundurarak ekonomi, enerji ve jeoekonomi alanlarında iş birliği geliştirmeye çalışmaktadır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
“Devrim sonrası asimetrik harp kapasitesini geliştirmeye odaklanan İran, bu kapasitesini direniş ekseni politikası gibi bölgesel projeksiyonlarında kullanırken aynı zamanda ekonomik bir kazanca dönüştürmek istemektedir.”
Söz konusu koridor, İran’ın Basra Körfezi’ndeki Bender Abbas Limanını, Azerbaycan toprakları üzerinden Gürcistan’ın Karadeniz’deki Batum Limanına bağlayacaktır.