Arama Sonuçları: "Hizbullah"

İran, ABD’den gelecek ve sivil altyapıyı hedef alacak bir ikinci dalgadan kaçınmak isterken ABD ise savaşı daha maliyetli kılmadan Hürmüz ve nükleer meseleyi çözmek istemektedir.

Hizbullah’a yaklaşmak caydırıcılık kapasitesini beslerken doğrudan saldırıya maruz kalma riskini artırmakta; Hizbullah’tan kaçınmak ise güvenlik maliyetini azaltırken bölgesel etki alanını daraltmaktadır.

Lübnan dosyası, Tahran açısından müzakere sürecinin tali bir başlığı değil bölgesel caydırıcılık mimarisinin korunmasına ilişkin temel meselelerden biri olarak görülmektedir.

Konunun yapısal ve konjonktürel boyutlarına bir bütün olarak bakıldığında, ABD Başkanı Trump’ın tarihe “İran dosyasını kapatan lider” olarak geçme arzusunun, onu stratejik açmazlarla karşı karşıya bıraktığı görülmektedir.

Atama, dışarıdan gelen bir komutanın teşkilatın başına getirilmesi, rejim değişikliği beklentisinin kurumsal düzeyde sürdürülmesi ve İran dosyasının Başbakanlık Ofisi’nin doğrudan yönetimine geçmesi gibi unsurları bir arada barındırmaktadır.

Ateşkesi meşrulaştırmaya dönük baskın bir söylem mevcut olsa da özellikle ideolojik olarak daha sert çizgide konumlanan aktörlerin eleştirel yaklaşımları da devam etmektedir.

Geriye dönüp bakıldığında, askerî üstünlüğe sahip olan ABD ve İsrail’in bu savaşın mutlak bir galibi olduğunu söylemek güçtür.

Stratejik istihbarat başarısızlığı, geçmişe ait bir analiz hatası olarak görülmemelidir. Mevcut süreçte çatışmanın yönünü belirleyen, onu daha öngörülemez ve daha yıkıcı bir mecraya taşıyan ve nihayet çatışmanın durdurulmasına yol açan bir faktör olarak değerlendirilmelidir.

Savaş ve Irak sahasındaki gelişmeler, İran’ın bölgesel stratejisindeki kırılganlıkları açık biçimde ortaya koymuştur. Siyasal nüfuz ile askerî caydırıcılık arasındaki denge ciddi bir sınavdan geçmektedir.

Yüz binlerce Lübnanlının güneyden göç etmek zorunda kalması ve sınır yerleşimlerinin sistematik biçimde ortadan kaldırılması gerek askerî gerekse demografik sonuçlar doğuran bir sürece işaret etmektedir.

Enerji altyapısı ağır zarar gören, rafinerileri vurulan ve gündelik hayatı ciddi biçimde aksayan bir devletin vereceği stratejik refleks çoğu zaman teslimiyet yerine daha düşük maliyetli fakat daha riskli asimetrik radikalleşme olur.

Tahran, ontolojik güvenlik anlayışından taviz vermek istemese de bu süreci bazı tavizler ve yeni gerilimler olmadan sürdürmesi güç görünmektedir.