Yaklaşık 60 ülke temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen toplantı, Afganistan’ın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik krizi aşmak için önemli bir adımdır.
Sistani’den sonra yerine geçmek için ismi konuşulan tüm adaylar arasında en çok öne çıkan isim Erivani’dir.
İran’ın itirazına rağmen diğer katılımcı ülkelerin koordinasyonuyla ortak bildirinin yayımlanması, Moskova’nın Afganistan konusundaki iradesini, Tahran’a dayatmak istediğini göstermektedir.
Bakıri’nin Rusya ziyaretinin, iki ülke arasında artan ciddi sorunların konjonktür gereği dışa yansıtılmaması amacı taşıdığı belirtilmelidir.
ABD liderliğindeki Batı’yla sorunlar yaşayan ve yöneldiği Doğu ülkelerinden beklediği ölçüde destek göremeyen Tahran, son aylardaki bölgesel gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalandı.
İran Genelkurmay Başkanı Bakıri’nin ziyareti, Tahran’ın Afganistan’daki gelişmeler konusundaki endişelerini İslamabad’a iletme çabasının bir parçasıdır.
Uzun yıllar boyunca “Şii Hilali” stratejisi ile hareket eden İran, bugün gelinen noktada kendi açısından risk ve tehdit hilali ile karşı karşıya kalmıştır.
İran-Azerbaycan sınırında ortaya çıkan gerilimin arka planında eğer İran’ın İsrail’le ilgili kaygıları yer alıyorsa bu endişeleri gidermenin yolu, diplomasi ve bölgesel iş birliğidir.
İran’da düşünce ve araştırma kuruluşlarında çıkan yazılar, Taliban liderliğindeki bir hükûmetin orta ve uzun vadede İran’ın ulusal çıkarları için tehdit olacağı yönündedir.
Uluslararası politik ekonominin gerçekleri ve üye devletlerinin çatışan gündemleri; ŞİÖ’ye üye olmanın, İran’ı uluslararası sistem nezdinde anlamlı bir şekilde güçlendireceği anlamına gelmiyor.
Aralarındaki uzaklığa rağmen Irak, Afganistan’daki son gelişmelerden etkilenecektir.
İran’da mukim Afganların serbest dolaşım hakkı olduğundan Türkiye sınırına yönelmiş olmaları bir noktaya kadar anlaşılabilir olmakla birlikte çıkış noktası Afganistan olanların İran’ı geçerek Türkiye’ye yönelmeleri dikkat çekici.