Azerbaycan ile İran Arasındaki Üst Düzey Askeri Temaslar Ne Anlama Geliyor?

İran Savunma Bakanı Emir Hatemi, Azerbaycan’a yaptığı resmi ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Başbakan Artur Rasizade tarafından ayrı ayrı kabul edildi.

21 Şubat Çarşamba günü İran Savunma Bakanı Emir Hatemi, Azerbaycan’a yaptığı resmi ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Başbakan Artur Rasizade tarafından ayrı ayrı kabul edildi. Hatemi, ziyareti sırasında Azerbaycanlı mevkidaşı Zakir Hasanov ve Savunma Sanayii Bakanı Yaver Camalov’la da kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Resmi kaynaklara göre, görüşmelerde bölgesel güvenlik konuları, iki ülke arasındaki mevcut askeri-teknik ilişkilerin durumu ve ortak işbirliği imkanları ele alındı.

Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov ve İran Savunma Bakanı Emir Hatemi (Bakü, 21 Şubat 2018). Kaynak: https://mod.gov.az/az/news/azerbaycan-ve-iran-herbi-emekdasligi-genislendirir-21728.html (Erişim 22.02.2018)

Hatemi’nin ziyareti her iki ülkede olduğu kadar bölge ülkelerinde de ilgiyle takip edildi. Bu ilginin büyük ölçüde, ziyaretin İran’a yönelik ABD ve İsrail tehditlerinin artış gösterdiği kritik bir dönemde gerçekleşmesinden kaynaklandığı söylenebilir. Bakanlık koltuğuna 20 Ağustos 2017’de gelen Hatemi’nin ilk yurt dışı ziyaretini komşu Azerbaycan’a yapması, İran için Azerbaycan’ın stratejik önemini teyit eder niteliktedir. Diğer bir ifadeyle, her iki ülke açısından da bu ziyaret, rutin diplomatik temasların ötesinde bir öneme sahiptir. İki ülkeye ilişkin enerji, strateji, askeri-savunma ve güvenlik alanlarına yönelik bazı hususlara dört madde halinde dikkat çekmek ziyaretin önemini daha net ortaya koyacaktır.

İlk olarak, iki ülke arasındaki 765 kilometrelik sınır hattının güvenliğini sağlama zorunluluğu Azerbaycan’ın İran için stratejik önemini artırmaktadır. Söz konusu hattın önemli bir bölümü, “dondurulmuş ihtilaf bölgesi” (frozen conflict zone) olarak nitelenen ve Ermenistan-Azerbaycan savaşına sahne olmuş Karabağ bölgesinden geçmektedir. Nisan 2016’da dört gün boyunca bu “dondurulmuş ihtilafın” “buzları erimeye” ve bölgede silah sesleri yeniden yankılanmaya başlayınca, İran bu durumdan rahatsız olmuş ve tarafları itidale çağırmak amacıyla her iki ülkeyle üst düzey temaslarda bulunmuştur.

Hatemi’nin Azerbaycan ziyaretinde, bölgenin güvenliği için tehdit oluşturan Dağlık Karabağ sorununun çözümünde ülkesinin Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü desteklediğini yinelemesi önemlidir. Ancak, İran-Ermenistan ilişkilerinin her dönemde iyi düzeyde seyretmesi, Azerbaycan tarafında İran’ın beyanlarıyla eylemleri arasındaki farklar konusunda güvensizliğe neden olmaktadır. Benzer bir güvensizlik, İsrail-Azerbaycan ve Suudi Arabistan-Azerbaycan ilişkilerinden dolayı İran tarafında da mevcuttur.

İki ülke ilişkilerine dair dikkat çekilmesi gereken ikinci husus, Hatemi’nin ziyarette İran’ın Müslüman bir devlet olan Azerbaycan'ın savunma kapasitesini artırmasına önem verdiğini belirterek ülkesinin Azerbaycan’a “bu alanda her türlü yardımı sağlamaya hazır” olduğunu belirtmesidir. Bu açıklamalar, yakın dönemde iki ülke arasında askeri alanda (teknik, tıp, eğitim vb.) birçok gelişmenin yaşanacağı sinyalini vermektedir. Ziyaret boyunca savunma sanayinde ortak üretim de dahil olmak üzere ilgili alanlardaki işbirliğinin kapsamı çerçevesinde görüş alışverişinde bulunulmuş olması bu sinyalleri güçlendirmektedir. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri, askeri ürünlerin tedariki ve teknik donanım açısından Rusya, askeri eğitim açısından Türkiye, bazı yüksek teknoloji ürünleri ve askeri çözümler bağlamında da İsrail ile stratejik boyutta askeri işbirliği içerisindedir. 13 Aralık 2016’da İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Bakü’de yaptığı görüşmenin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, iki ülkenin şirketleri tarafından savunma sanayi alanında imzalanan sözleşmelerin maliyetinin yaklaşık 5 milyar dolar olduğunu açıklamıştır.[1] Eylül 2017’de Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov’un İsrailli mevkidaşının daveti üzerine İsrail’e ilk defa gerçekleştirdiği ziyarette bu ülkenin önde gelen savunma sanayi tesislerini gezdiğini de bu bağlamda not etmek gerekir.

İran’ı tedirgin eden diğer bir gelişme ise, Azerbaycan’ın Suudi Arabistan’la genişleyen dengeleyici askeri işbirliğidir. Türkiye ve Pakistan’la beraber Suudi Arabistan da Dağlık Karabağ sorununun çözümünde Azerbaycan'ı desteklemekte ve Ermenistan’la diplomatik ilişkiler kurmamaktadır. Azerbaycan Savunma Bakanı Hasanov, Nisan 2016’da Karabağ’da yeniden patlak veren savaşın yıl dönümünde, 4-5 Nisan 2017’de Suudi Arabistan’a bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Hasanov, resmi temaslar çerçevesinde Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz tarafından kabul edilirken, Savunma Bakanı ve İkinci Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la da bir araya gelmiştir. Bakan Hasanov ayrıca, Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan “Teröre Karşı İslam İttifakı” merkezini de ziyaret etmiştir. İki ülke arasındaki en son üst düzey askeri temasın İran Savunma Bakanının Bakü ziyaretinden kısa süre önce 6 Şubat 2018’de gerçekleşmesi ise ayrıca dikkat çekicidir. Bu üst düzey görüşmelerin yanı sıra Suudi Arabistan askeri heyeti, Azerbaycan Savunma Bakanı ile görüşerek askeri birlikleri ziyaret etmiştir.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov (Riyad, 5 Nisan 2017). Kaynak: https://mod.gov.az/az/news/mudafie-naziri-seudiyye-erebistaninin-krali-ile-gorusub-18144.html (Erişim 22.02.2018).

İran-Azerbaycan ilişkilerinde önem arz eden üçüncü konu ise Hatemi’nin ziyarette Hazar Denizi’ndeki güvenlik konusuna değinmesidir. Kıyı ülke devlet başkanları düzeyinde bu yıl imzalanacak anlaşma ile hukuki statüsü çözüme kavuşturulması planlanan Hazar Denizi’nde, Batılı petrol ve doğalgaz şirketlerinin sondaj faaliyetleri yürütmesi İran’ı rahatsız etmektedir. Nitekim, 2001’de İran, askeri gemileri ile Azerbaycan’ın karasularını ve uçakları ile de hava sahasını ihlal ederek Hazar’daki bazı petrol ve doğal gaz sahalarında yürütülen çalışmaların durdurulmasına neden olmuştu.[2] Son görüşmelerde ise İran Savunma Bakanı, Hazar’a kıyısı olan devletlerin buranın güvenliğini sağlaması gerektiğini ve bu alandaki ihmalin bölgenin güvenliğini zaafa uğratarak diğer ülkelerin müdahalesine davetiye çıkaracağını belirtmiştir.[3] Bu beyan satır aralarında, Hazar’ın hukuki statüsü belirlendikten sonra oluşacak yeni jeopolitik durumun güvenlik ayağında ve bölge dışı aktörlerin faaliyetlerinde İran’ın çıkarlarının göz ardı edilmemesi gerektiği yönünde bir mesaj içermektedir.

Hatemi’nin Azerbaycan ziyaretinde Silahlı Kuvvetler Askeri Akademisini de ziyaret ederek burada yaptığı açıklamada "askeri tecrübelerimizi Azerbaycan ile paylaşmaya hazırız" ifadelerini kullanması ikili ilişkilere dair öne çıkan dördüncü noktadır.[4] Akademi Başkanı Haydar Piriyev ise iki ülkedeki askeri üniversiteler arasında yakın bağların kurulması temennisinde bulunmuştur. Ayrıca, iki ülke askeri yetkililerin gerçekleştirdikleri karşılıklı ziyaretlerle askeri eğitim alanında ortak projeler geliştirmek için zemin arayışında oldukları bilinmektedir.[5]

Azeri basınında, ülkenin İran’dan 1990’lı yılların başında ve sonraki yıllarda satın aldığı çeşitli silah ve mühimmatlar konusunda kalite sorunu yaşadığına ilişkin çelişkili bilgiler ve tartışmalar yer almıştır. Askeri kaynakların açıklamaları olmadan bu tür bilgileri teyit etmek zordur. Ancak Azerbaycan’ın, silahlı kuvvetlerinin donanım ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda Rusya, Türkiye ve İsrail gibi ülkelerle istikrarlı ilişkilerinin olduğu ve büyüyen bir yerli savunma sanayine sahip bulunduğu dikkate alınırsa bu ülkeyle İran arasında orta vadede yalnızca askeri eğitim, tıp ve askeri amaçlı taktik bilgi paylaşımı gibi alanlarda yeni işbirliği imkanlarının ortaya çıkması olasıdır. Uzun vadede ise İran’a ek uluslararası yaptırımların uygulanmaması ya da bölgesel istikrarsızlıkların baş göstermemesi durumunda, askeri teknolojilerin ortak üretimi de gündeme gelebilir. Azerbaycan’ın askeri alanda, geleneksel ortakları olan Türkiye ve Rusya’nın yanı sıra, İsrail ve Suudi Arabistan’la geliştirmekte olduğu ilişkiler ve İran ile Ermenistan arasındaki üst düzey askeri temaslar, İran-Azerbaycan askeri işbirliğinin sınırlarını belirleyen dış faktörler olacaktır. Sınır güvenliği ve Güney Kafkasya’da bölgesel istikrarın korunması ise her iki ülkenin ortak paydası olmaya devam edecektir.


[1] “Azərbaycan indiyədək İsraildən 5 milyard dollarlıq silah alıb”. Lent.az. 13.12.2016

http://news.lent.az/news/262380 [Erişim: 22 Şubat 2018].

[2] Aslanlı, Kenan. (2017). İran-Azerbaycan Ekonomik İlişkileri. https://iramcenter.org//d_hbanaliz/analiz_iran-Azerbaycan_Ekonomik_iliskileri.pdf [Erişim: 22 Şubat 2018].

[3] Minister: Iran-Azerbaijan defense co-op against no country. http://www.irna.ir/en/News/82840489 [Erişim: 22 Şubat 2018].

[4] “İran ve Azerbaycan askeri alanda işbirliğini geliştiriyor”. https://tr.mehrnews.com/news/1869429/ [Erişim: 22 Şubat 2018].

[5] (http://www.defanews.ir/)

Bu makaledeki görüşler İRAM'ın editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Tahran Saldırılarının Anlamı

Hakkı Uygur

Saldırının en temel mesajı İran'ın Obama dönemindeki "dokunulmazlık" zırhının artık kaldırılmış olduğudur

Körfez Krizi'nin İran'a Yansımaları

Mehmet Koç

Trump’ın ziyaretlerinden sonra meydana gelen gelişmeler bölgede geniş çaplı bir dizaynın habercisi