Bir İç Politika Meselesi Olarak İran'da Suriye Sorunu

İÇ POLİTİKA 16.11.2016
Hamid İbrahimi Uzman, Toplum/Kültür

  • Görece uzun bir geçmişe sahip olan İran-Suriye ittifakı, temelde ABD ve İsrail’in bölgedeki etkinlik alanlarını daraltma stratejisine dayanmaktadır.
  • 1979 İran İslam Devrimi ile kurulan yeni rejimin İslam Devrimi’ni diğer Müslüman ülkelere; özellikle Irak, Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap dünyasının büyük devletlerine taşımak istemesi, bu devletlerin İran’a karşı cephe almalarına sebep olarak İran-Irak Savaşına zemin hazırlamıştır.
  • Uzun yıllardır Suriye, Irak ve Lübnan’daki etkinliğini Amerika ve İsrail’e karşı mücadeleye dayandıran İran, giderek artan şekilde DAEŞ karşıtı mücadeleye vurgu yapmaya başlamıştır.
  • Düzenin Yararını Belirleme Konseyi başkanı olan Haşimi Rafsancani: “[Suriye] halkı bir taraftan kendi hükümetlerinin kimyasal bombardımanına maruz kalmakta diğer taraftan da ABD’nin onlara atacağı bombaları beklemektedir.”
  • Suriye’deki insani krize köklü bir çözüm bulunabilmesi için ABD ve Rusya gibi aktörlerden çok İran ve Türkiye gibi gelişmelerden doğrudan etkilenen devletlerin ortak zemin bulması hayati bir önem arz etmektedir.

Sistan ve Beluçistan’daki Olaylar ve DMO’nun Planı

Hamid İbrahimi

İran’ın Çabahar Limanına yönelik planları da dikkate alındığında önümüzdeki süreçte Sistan ve Beluçistan’daki gelişmelerin daha önemli boyutlar kazanacağı söylenebilir.