BM’nin İran’daki İnsan Hakları İhlallerini Araştırma Kararı

BM İnsan Hakları Konseyinin kararı; uluslararası toplumun, İran’daki insan hakları ihlalleri iddialarının araştırılması ve protestocuların haklarının korunması yönünde attığı ilk önemli adımdır.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi Başkanı Federico Villegas 20 Aralık Salı günü, İran’da eylül ayından beri devam eden protestolardaki insan hakları ihlallerini soruşturmak üzere kurulan komitenin üyelerini atadığını duyurdu. BM İnsan Hakları Konseyinde 24 Kasım’da gerçekleştirilen özel bir oturumda, İran’da yaklaşık dört aydır devam eden protestolarda İranlı yetkililerin insan haklarını ihlal eden uygulamalarda bulundukları iddialarını soruşturmak üzere bir komite oluşturulması kararlaştırılmıştı. 

Konuyla ilgili konseyin resmî sayfasından yapılan açıklamada, üç kadın üyeden oluşan komitenin “İran İslam Cumhuriyeti’nde 16 Eylül 2022’de başlayan protestolarla ilgili olarak özellikle kadın ve çocuklara yönelik insan hakları ihlalleri iddialarını araştırmakla görevlendirildiği” belirtildi

Komiteye, Bangladeşli bir hukukçu olan Sara Hüseyin başkanlık edecektir. Müslüman bir ailede dünyaya gelen Hüseyin, uzun yıllar Bangladeş Yüksek Mahkemesinde çalışma deneyimine sahiptir. Aynı zamanda bir kadın hakları savunucusu olan Hüseyin, Bangladeş’te kadınları aile içi şiddete karşı koruyan yasa tasarısının hazırlanmasına öncülük etmiştir. Komitenin Pakistan asıllı üyesi 67 yaşındaki Profesör Şahin Serdar, avukatlık mesleğinin yanı sıra Birleşik Krallık’ta öğretim görevlisidir. İyi derecede Farsça bilen Serdar; araştırmalarında uluslararası hukuk, insan hakları, kadın ve çocuk hakları ile İslam hukukuna odaklanmaktadır. Komitenin Arjantinli üyesi Viviana Krsticevic de aynı şekilde bir hukukçu ve insan hakları savunucusudur. Krsticevic, hâlihazırda ABD’de bulunan Adalet ve Uluslararası Hukuk Merkezinin yürütme başkanıdır

İnsan hakları örgütleri ve aktivistleri, eylül ayında Mehsa Emini’nin şüpheli ölümünün ardından başlayan protestolarda, İran güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu yüzlerce protestocunun öldüğü ve binlerce kişinin de tutuklandığını iddia etmektedir. BM, protestoların başladığı eylül ortasından bu yana yaklaşık 14 bin kişinin tutuklandığını tahmin ederken Oslo merkezli İran İnsan Hakları STK’si 469 protestocunun hayatını kaybettiğini iddia etmektedir. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, 22 Kasım’da yaptığı açıklamada, İran’daki protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının 300’ü geçtiğini söylemiştir. Protestoların başlamasından bu yana çeşitli suçlamalarla tutuklananlardan pek çok kişi idama mahkûm edilirken komitenin kurulduğu 24 Kasım’dan beri iki kişinin infazı gerçekleştirilmiştir. Güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik sert müdahalesi nedeniyle İran, 15 Aralık’ta yapılan oylamada 45 üyeli BM Kadın Statüsü Komisyonundan çıkarılmıştır

BM İnsan Hakları Konseyi tarihinde İran’daki insan hakları ihlalleri hakkında düzenlenen ilk toplantı olma özelliği taşıyan bu oturum sonucunda onaylanan kararda, İran’dan BM’nin bağımsız gözlemcileri ve uzmanlarıyla onlara gerekli rapor, kişi ve yerlere erişim sağlaması konusunda iş birliği yapması talep edilmektedir. Fakat İran’ın BM heyetiyle iş birliği yapması beklenmemektedir. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, 28 Kasım’da düzenlediği basın toplantısında; Batılı ülkelerin, insan hakları ihlalleriyle ilgili olarak diğer ülkeleri sorguya çekecek “ahlaki yetkiye” sahip olmadığını söyledi. Komitenin, insan hakları mekanizmalarını İran’a karşı bir siyasi araç olarak kullanma niyetiyle oluşturduğunu savunan Kenani, Batılı ülkeleri İran’daki olayları kışkırtmakla suçladı ve ülkesinin hiçbir şekilde bu komite ile iş birliği yapmayacağını söyledi. Ancak BM İnsan Hakları Konseyi, İran’ın iş birliği yapmamasının komitenin faaliyetlerini hiçbir şekilde etkilemeyeceğinin ve İran’ın iddialara ilişkin kendini savunma argümanlarının komitenin oluşturacağı raporda yer almamasından öte bir etkisi olmayacağının kanaatinde.

Karar İran Açısından Ne Anlama Geliyor? 

BM İnsan Hakları Konseyinin kararı; uluslararası toplumun, İran’daki insan hakları ihlalleri iddialarının araştırılması ve protestocuların haklarının korunması yönünde attığı ilk önemli adımdır. Çok sayıda protestocunun hayatını kaybettiği iddia edilen 2019 protestoları dâhil, İran’daki protestolar sırasında yaşanan insan hakları ihlalleri iddialarını uluslararası kurum nezdinde araştıracak bir mekanizma kurulamamıştı. Bu yönüyle bir ilk olma özelliği taşıyan bu karar, bundan sonra İran’daki insan hakları ihlalleri iddialarının araştırılarak faillerin uluslararası mahkemelerce yargılanmalarının önünü açmıştır.

Komite üyeleri, insan hakları ihlallerine ilişkin kanıtları inceleyerek ve mağdurlarla görüşmeler yaparak nihai raporlarını hazırlayacaktır. İran’daki protestolar sırasında sivillere doğrudan ateş açılması ve sivil yerleşimlerin güvenlik güçlerince hedef alınması gibi ciddi suç teşkil edecek iddialar bulunmaktadır. Bu iddiaların incelenmesi sonucu İran makamlarının ağır insan hakları ihlalleriyle suçlanma olasılığı bulunmaktadır. Bu durumda BM, sanıkları kovuşturmak için uluslararası mahkemeler kurma aşamasına gidebilir. Bu da İran’ın gelecekte uluslararası mahkemelerde mağdurlar tarafından açılan çeşitli insan hakları davalarıyla karşı karşıya kalmasına yol açabilir. Her hâlükârda komitenin hazırlayacağı rapor, gelecekte İran’daki insan hakları ihlalleri iddialarına ilişkin güçlü bir referans noktası teşkil edecektir.

İran’ın Türkiye-Suriye Görüşmelerine Bakışı

Rahim Farzam

Ankara-Şam, Şam-Abu Dabi ve Riyad hattında süren normalleşme adımlarını kaygıyla takip eden Tahran, gelişmelerin 12 yıldır Suriye’de oluşturduğu nüfuzuna nasıl yansıyacağı sorusunun cevabını arıyor.

İran’ın Afganistan Büyükelçisi’nin Gözünden Taliban

Rahim Farzam

Eminiyan’a göre Afganistan’da Taliban iktidarı; İran’ın bölge ve Afganistan’daki nüfuzu ile Fars medeniyeti ve kültürü açısından bir felaket olmuştur.