Bolton’ın İstifasının İran’daki Yansımaları

İran’ın Bolton’ın istifa sonrası süreç için net tavrı ancak müesses nizamı temsil eden kurumlardan gelecek açıklamalardan sonra anlaşılacaktır.

İran’ın nükleer programından kaynaklı İran-ABD geriliminin arttığı bir zaman diliminde Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın ani istifası tüm uluslararası mecralarda gündeme oturdu. ABD Başkanı Trump’ın Twitter hesabından duyurduğu Bolton’ın istifasından kısa bir süre sonra ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Hazine Bakanı Steven Mnuchin bir basın toplantısında konuyla ilgili soruları “Bolton’ın istifasının asıl sebebinin Trump’ın paylaşımında da belirtildiği gibi Başkan ve yönetimdeki diğer yetkililer arasında yaşanan görüş ayrılıkları olduğu” şeklinde cevapladı.

Bolton’ın istifası İran içinden farklı tepkilere neden oldu. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “ABD, savaşın ve savaş yanlılarının kendilerine bir faydası olmadığını anlamalı, savaş yanlıları gitmeli ve maksimum baskı politikasından vazgeçilmeli.” açıklamasında bulunurken İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ilk olarak konuyu ABD’nin iç meselesi olarak değerlendirerek bir açıklama yapmaktan kaçındı. Ancak sonrasında Twitter hesabından yaptığı bir açıklamada Bolton’ın gidişiyle birlikte maksimum baskı ve savaş eğilimli politikaların da bırakılması gerektiğini ifade etti. Zarif aynı paylaşımda Pompeo ve Mnuchin’in, Bolton sonrası basın toplantısında duyurduğu İran’a karşı yeni yaptırımları da “Ekonomik Terör” olarak nitelendirdi.

İran basınına bakıldığında ise neredeyse hepsinde Bolton’ın istifasıyla ilgili başlıkların yer aldığı görülmektedir. Basında yer alan bazı açıklamalar bu istifayı Cevad Zarif’in adlandırdığı “B Takımının” dağılması ve buna bağlı olarak İran diplomasisinin bir kazancı olarak değerlendirdi. Bazıları ise bu gelişmeyi taktiksel bir hamle olarak okudu. Ancak genel itibariyle Bolton’ın gidişiyle İran cephesinde olumlu bir atmosferin hâkim olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Aşırı muhafazakârlığıyla bilinen Bolton son zamanlarda ABD’nin İran’a uygulamış olduğu “Maksimum Baskı Politikasıyla” gündeme gelmişti. Bolton, George W. Bush döneminde de İran karşıtı açıklamalarında açıkça nükleer tesislerin bombalanmasını ifade etmiş ve Trump tarafından Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak atandığından beri de İran-ABD başta olmak üzere bölgede birtakım çatışmalara varacak kadar gerilimli bir süreç yaşanmasına sebep olmuştu. İranlı yetkililerin açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla taraflar arasında müzakerelere başlanması veya sadece Trump-Ruhani görüşmesi için da olsa Bolton’ın gitmesinin yeterli olmadığı ve ABD’nin maksimum baskı politikasını terk etmesi ya da yumuşatması beklentisi hâkimdir. Maksimum baskının yumuşatılması için petrol satışının önündeki engelin kısmen de olsa kaldırılması veya AB ile yürütülen INSTEX görüşmelerinin bir neticeye bağlanmasında kolaylık sağlanması gibi adımlar atılabilir.

Bolton’ın istifası Ruhani ve Zarif’in, ABD’yle yeniden müzakere masasına oturmak için Devrim Rehberi’ni ikna etmek açısından olumlu bir gelişme olacaktır. Ancak Devrim Rehberi’nin karşı tarafın yumuşama adımlarına rağmen müzakerelere yeşil ışık yakacağı şüphelidir. Zira Trump yönetimi şu ana kadar taraf olduğu Kuzey Kore, Venezuela, Filistin gibi uluslararası krizlerin hiçbirinden somut bir sonuç elde edememiş ve güvensizlik sorunu ile karşı karşıya kalmıştır. Hamenei’nin gerek yakın zamanda gerekse ABD’nin anlaşmadan çıkmasından bu yana dile getirdiği açıklamalar dikkate alındığında Trump yönetiminin başka anlaşmalara da bağlı kalmayacağı inancı pekişmiş durumdadır. İran’dan şu ana kadar hükûmet kanadı dışında Devrim Rehberi başta olmak üzere Devrim Muhafızları gibi müesses nizamı temsil eden kurumlardan kimse Bolton’ın istifasına ilişkin tepkisini dile getirmedi. İran’ın önümüzdeki süreçte net tavrını öğrenmek için bu kesimden gelecek açıklamaları beklemek gerekmektedir. Diğer yandan BM’nin 74. Genel Kurulu Toplantılarının önümüzdeki hafta (17-27 Eylül) başlayacağı dikkate alınırsa bu gelişme müzakerelerin başlanması için önemli bir fırsat olacaktır. Nitekim Obama dönemindeki nükleer müzakereler de BM Genel Kurulu Toplantılarında başlamıştı.

Bolton, Ruhani, Nükleer Anlaşma, Müzakere