Cevad Zarif’in Venezuela Ziyareti

Deniz Caner Araştırmacı, Dış Politika

Venezuela’nın, İran’a uygulanan BM silah ambargosunun ekim ayında kalkmasından sonra İran’ın uluslararası arenada silah ticareti yapabileceği birkaç ülkeden biri olması iki ülkenin ilişkileri açısından önemlidir.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, resmî temaslarda bulunmak üzere yaptığı Latin Amerika ziyaretinde 4 Kasım’da ilk durak olan Karakas’a gitti. Ertesi gün Venezuelalı meslektaşı Jorge Arreaza ile birlikte gelişen modern dünyanın savunmasında Venezuela ve İran konulu ortak bir toplantıya katıldı. Zarif bu kapsamlı Latin Amerika gezisinde daha sonra Küba’ya ve Cumhurbaşkanı Luis Arce’nin yemin törenine katılmak üzere Bolivya’ya gitti.

Zarif’in Venezuela’daki resmî temaslarında öne çıkan başlık, 2020 ABD Başkanlık Seçimlerinden iki gün sonra yaptığı açıklamada yer buldu. Zarif, “ABD hükûmetinin artık dünyada olanları kontrol edemeyeceğini ve diğer ülkelere, vatandaşlarının haklarını nasıl koruyacaklarına dair direktif veremeyeceğini” vurguladı. Zarif, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile olan görüşmesinde ayrıca “Batı hegemonyasının sona erdiğini” de söyledi. Zarif’in bu cesur çıkışı ikili ilişkilerdeki canlanmanın hız kazanacağını ve bu ilişkilerin gelecekte silah sanayisini de içereceğini göstermektedir.

Ziyarette Odak Nokta

Venezuela’nın, İran’a uygulanan BM silah ambargosunun ekim ayında kalkmasından sonra İran’ın uluslararası arenada silah ticareti yapabileceği birkaç ülkeden biri olması iki ülkenin ilişkileri açısından önemlidir. Her ne kadar Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza şu ana kadar İran füzelerini satın almayı planlamadıklarını söylese de gerekli gördüklerinde satın alma hakkını kendilerinde saklı tuttuklarını ifade etmişti. Yine Zarif bu minvalde bir açıklama yaparak “Füzelerle gelecek bir gemi henüz yok ama gerekli olduğunda bunu yapacağız ve kimse bunu yasaklayamaz.” şeklinde açıklamalarda bulunmuştu.

İki bakanın bu açıklamalarını ABD başkanlığına Biden’ın seçilmesi olasılığını göz önünde bulundurarak değerlendirmek doğru olacaktır. İran’ın Latin Amerika’daki ortaklarıyla ilişkilerini ön planda tutmaya çalıştığı görülmektedir. ABD ise buna karşı keskin bir duruşunun olduğunu ekim ayı sonunda göstermişti. ABD’nin Venezuela Özel Elçisi Elliott Abrams, İran’ın Venezuela’ya uzun menzilli füze satması durumunda bunları imha edeceklerini söylemişti. Ayrıca ABD Kongresinin bazı üyeleri birkaç gün önce Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya bir mektup yazarak İran ile Venezuela’nın ilişkilerinin gelişmesi hakkında uyarıda bulunmuştu. ABD’li temsilciler bu mektupta, İran’dan Venezuela’ya füze gönderildiği iddialarına yer vermişti. ABD’de şekillenecek olan yeni hükûmetin İran-Venezuela ortaklığına ne kadar tolerans göstereceğini şimdiden kestirmek zor olsa da Biden’ın, seçildiği takdirde ilk etapta İran siyasetini itidalli yürütmeye yöneleceğini söylemek mümkündür.

İran-Venezuela Ortaklığı

İran ve Venezuela bugüne kadar ABD’nin ağır yaptırımlarına karşı dayanışma hâlinde olmuştur. Venezuela, İran’ın Latin Amerika bölgesinde uzun zamandır ikili, bölgesel ve uluslararası sektörlerde kapsamlı iş birliğine sahip siyasi ortaklarından biridir. İlk defa 2001 yılında Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in Tahran’a gitmesiyle iki ülke arasında yakın ilişkiler gelişmiş ve her iki ülkenin devlet başkanları düzenli olarak ziyaretlerde bulunmuştur. Bu süre zarfında başta enerji, sanayi ve finans alanlarında olmak üzere çok sayıda iş birliği anlaşmaları imzalanmıştır. Her iki ülke de ilişkilerinde pragmatik davranmıştır. Ne var ki ABD yaptırımları nedeniyle ekonomik baskı altında olduklarından iki ülkenin de çok fazla ticaret ortağı seçeneği bulunmamaktadır. İran Orta Doğu’da az sayıda da olsa müttefike sahipken Maduro hükûmeti ile çalışmaya istekli çok sayıda ülke olduğunu söylemek mümkün değildir. Özellikle IMF’den bile kredi alamayan Maduro hükûmeti, ülkedeki ekonomik krizi aşmak için daha fazla petrol gelirine ihtiyacı duymaktadır. Bu durumda en büyük müttefiki olan İran, altın karşılığında ülkedeki rafinelerin onarımını sağlamaktadır.

Sonuç

ABD’nin arkabahçesi olarak tanımlanan Latin Amerika ülkelerinden Venezuela, İran için cazip bir coğrafi konuma sahiptir. İran’ın bu ülkeye füze satma ihtimali düşünüldüğünde bu füzelerin menzilinin ABD’ye de uzanacağı gerçeği göz ardı edilemez. Nitekim Amerikalılar da İran’ın balistik füzelerinin Karakas'a konuşlanması hâlinde Porto Riko, Karayip Denizi, Florida eyaletinin tamamı, Georgia ve Alabama eyaletlerinin güney kısmının füzelerin menzil alanına gireceğinden endişe duymaktadır. Dolayısıyla Venezuela, sadece İran için ticari bir ortak olmakla kalmayıp artık ABD’nin ulusal güvenliğine tehlike yaratabilecek bir ülke konumunda olacaktır. ABD’nin yeni başkanının seçildiği bu dönemde silah ambargosunun da kalkmasıyla İran’ın savunma stratejisini Amerika’ya karşı çok yönlü bir şekilde yürüteceğini söylemek mümkündür.

Venezuela, İran, ABD, Cevad Zarif, Nicolas Maduro

Hamenei’den Irak’taki Saldırıların Durdurulması Emri

Deniz Caner

İran’ın, Irak’taki hâkim gücüne darbe vurmak Trump’ın son haftalarını geçirdiği seçim kampanyasında kendi lehine bir durum olabilir.