Çin Başbakan Yardımcısı’nın Tahran Ziyareti

Çin Başbakan Yardımcısı Chunhua’nın ziyaretinin, Çin-Arap Zirvesi’nin İran’da yarattığı infiali yatıştırmak amaçlı stratejik bir ziyaret olduğu söylenebilir.

Çin Halk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Hu Chunhua, beraberindeki üst düzey heyet ile 13 Aralık Salı günü İran’a resmî bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyareti kapsamında; İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Muhbir ile İran Ekonomi ve Maliye Bakanı İhsan Handuzi ile bir araya geldi. Görüşmelerde, Tahran ve Pekin arasında imzalanan ancak hayata geçirilemeyen 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması’nın değerlendirildiği bilinmektedir. Görüşmelerin ardından açıklamalarda bulunan Chunhua; Çin’in, İran’la olan ilişkisine stratejik bir pencereden baktığını ve stratejik ortaklıklarını ilerletme kararlılığını devam ettireceklerini belirtti. Reisi ise İran ile Çin’in tarihî dostluğu bulunduğunu ve ikili stratejik ilişkilerin çok önemli olduğunu söylemiş; İran’ın, Çin ile arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığı, uluslararası ve bölgesel konjonktür nasıl olursa olsun derinleştirmeye kararlı olduğunu ifade etmiştir. İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Handuzi, heyetler arası görüşmelerin ardından 25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması kapsamında 16 mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu. Mutabakatların; enerji, petrol, doğal gaz ve stratejik transit geçişler gibi muhtelif alanları kapsadığı belirtildi.

Chunhua’nın Ziyaretinin Önemi

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Riyad ziyaretinden hemen sonra gerçekleştirilmiş olmasıyla Chunhua’nın Tahran ziyaretinin, zamanlama bakımından kritik bir ziyaret olduğu söylenebilir. Çin’in, Arap ülkeleriyle geliştirmeye çalıştığı ikili ve bölgesel ilişkiler yeni olmamakla birlikte Riyad ziyaretinden sonra yayımlanan sonuç bildirisinde İran’ın bölgesel faaliyetlerinin istikrarsızlaştırıcı olarak tanımlanması ve İran-Birleşik Arap Emirlikleri arasında ihtilaflı konumda olan adalarla ilgili İran karşıtı bir pozisyon alması dikkat çekici olmuştur. Ancak Çin Başbakan Yardımcısı’nın, Tahran ziyaretinde İran’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekleyen nitelikteki açıklamaları; Chunhua’nın ziyaretinin, Riyad görüşmelerinin İran’da yarattığı infiali yatıştırmak amaçlı stratejik bir ziyaret olduğunu göstermektedir. Nitekim İran Cumhurbaşkanı Reisi, söz konusu ziyarette Başbakan Yardımcısı Chunhua’dan Riyad ziyaretinin ülkede yarattığı endişenin telafi edilmesini talep etmiştir.

Riyad Ziyaretinin İran Basınına Yansımaları

Ortak bildirinin yayımlanmasından sonra İran basınının konuyu yoğun bir şekilde manşetlerine taşıdığı ve taşımaya devam ettiği görülmektedir. Devrim Muhafızları Ordusuna (DMO) yakınlığıyla bilinen Cevan gazetesi; 12 Aralık Pazartesi günü, Cinping’in Riyad ziyaretini Arap liderleri küçümseyen bir üslupla “Şi’nin Şeyhçiklerle Yanlışı” başlığıyla işlemiştir. Yazıda; Cinping’in, Çin’in geleneksel olarak Arap ülkeleriyle yürüttüğü yakın ilişkiyi devam ettirme hatasına düştüğü ve açıklamaların, İran’ın kırmızı çizgisini kesin ihlal ettiğinin altı çizilmiştir. Fakat yazıda, Riyad’daki zirvede imzalanan bildirinin “sürdürebilir olmadığı” ve İran-Çin arasındaki istikrarlı ilişkiye bir etkisi olmayacağı vurgulanmıştır. Yine aynı yazıda, İran içindeki reformcuların Çin’e bakış açılarının eleştirildiği “Çin’in yanlışının yanında daha rahatsız edici olan, reformcuların bu zirveye tuhaf tepkisi.” cümlesi dikkat çekici olmuştur. Bu anlamda, İran’ın Çin politikasının iç politikada yarattığı ayrışmaları görmek mümkündür. Yine Cevan gazetesi, 13 Aralık Salı günü “Çin ile İlişkilerimiz Değişmedi” başlıklı bir analizle konuya ilk sayfada yer vermiştir. Bu bağlamda İmam Sadık Üniversitesi Ekonomik Diplomasi Düşünce Kuruluşu Uzmanı Rıza Tevekkuli’nin görüşlerinin yayımlandığı yazıda, Çin’in Arap ülkeleriyle olan yakınlaşması politik ekonomi perspektifinden ele alınmıştır. Analizde, Çin’in Suudi Arabistan ile gelişen ilişkisinin, Pekin-Tahran ikili ilişkilerinin gelişmesine bir engel teşkil etmediği ve İran’ın kendi çıkarları için uluslararası arenada dengeli bir siyaset gütmesinin faydalarından bahsedilmiştir.

Reformcu-ılımlı bir siyasi duruşa sahip Aftab-ı Yezd gazetesi, konuyu birkaç gün art arda manşetine şu başlıklarla taşımıştır: “Çin: Ortak mı, Rakip mi?”, “Çin Konusunda Neden Kötümseriz?”, “Çin'in İran Pazarı Üzerindeki Etkisi”. Yeşil Hareket’in lideri Mehdi Kerrubi’nin partisi olan İtimad-ı Millî Partisine yakınlığıyla bilinen İtimad gazetesi de konuyu “İran, Çin’den Ne Beklemeli?” başlığıyla sunarak İran-Çin ilişkilerini reel politik çerçeveden irdelemiştir. Arman-ı İmruz gazetesi “Çin Artık Güven Vermiyor” başlığıyla konuyu manşete taşımıştır. Son olarak eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’ye yakın Arman-ı Millî gazetesi “Tayvan'ın Bağımsızlığı Yasal Bir Haktır” başlığıyla Çin’in ihtilaflı adalara ilişkin İran karşıtı pozisyonuna provokatif bir şekilde karşılık vermiştir.
Yukarıda gösterildiği gibi İran basını, konuya yoğun bir ilgi göstermiştir. Çin ile ikili ilişkilerin geliştirilmesini savunan muhafazakâr kesimle bağlantılı gazetelerin konuyu daha yumuşak bir tonda; Çin’e daha eleştirel yaklaşan ve hatta Çin’in güvenilmez olduğunu savunan reformcu-ılımlı kesimle iltisaklı gazetelerin ise konuyu daha sert bir üslupla yansıttığı görülmektedir. Sonuç olarak son yıllarda İran, Doğu’ya Bakış politikası çerçevesinde Çin ve Rusya ile daha derin bağlar geliştirerek uluslararası izolasyona karşı pragmatik önlemler almaya çalışmaktadır. Ancak Çin’in ortak bildirideki postürü; İran siyasi elitlerinin arasında, İran’ın Doğu’ya Bakış politikası konusundaki ayrışmayı derinleştirmiştir. İran’daki siyasi elitlerin görüşlerine dair bir iz düşüm olarak görülebilecek İran basını, bu ayrışmayı açığa vurmaktadır.

Nükleer Müzakerelerde Yeni Değişkenler ve Muhtemel Etkileri

Gözde Toprak Ergün

Tarihten örneklere bakıldığında Batılı devletlerin kriz zamanı geçtikten sonra İran ile diplomasi yolunu seçtikleri görülmektedir.

ABD-Katar Stratejik Diyaloğu’nun Beşincisi Gerçekleşti

Gözde Toprak Ergün

ABD, Katar’ın geçmişte olduğu gibi İran ile aralarındaki ara buluculuk rolünü tekrar üstlenmesi konusunda beşincisi gerçekleşen stratejik diyalog platformunu fırsat olarak kullanmış olabilir.