Etno-Mezhepsel Radikalleşme: Sistan-Beluçistan’da Radikal Gruplar

İran’ın Sistan-Beluçistan bölgesinde yaşayan Beluç halkı, bulunduğu coğrafyada istisnai bir kimlik formunu temsil etmektedir.

Radikalleşmenin farklı boyutları ve faktörleri kapsayan yapısının açıklanabilmesi ve anlaşılabilmesi adına bütünsel değerlendirmelerin gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Ayrıca bu yapının açıklanabilmesi için kimlik temeli üzerinden yapılan tanımlamalar ve yaklaşımlar literatürde büyük bir yer tutmaktadır. Özellikle dinî ve etnik kimliklerin, radikalleşme süreçlerindeki en önemli motivasyon kaynaklarından biri olduğuna ve radikalleşmeye bir çerçeve teşkil ettiğine dair teorik perspektifler ve örnek olay incelemeleri bu açıdan oldukça önemlidir. Radikalleşmenin kimlik temeli üzerinden açıklandığı sosyolojik yaklaşımların yanı sıra sosyal psikoloji ve politik psikoloji alanlarından da ciddi biçimde yararlanılmaktadır. Kimliklerin oluşum ve gelişim süreçleriyle radikalleşmeye birer kaynak oluşturan yapılarının incelenmesinde bu alanlar önemli perspektifler sunmaktadır. Etnik ve dinî kimlikleriyle radikalleşme ilişkisinin incelendiği süreçlerde politik psikolojik yaklaşımların etkisi önemli düzeyde gözlemlenmektedir. Bu durum farklı coğrafyalarda ve farklı sosyopolitik şartlarda kendisini gösteren radikalleşme süreçlerinin kimlikler temelinde açıklanabilmesine imkân vermektedir.

Etno-mezhepsel Kimlik, Sünni Beluç Kimliği, Radikalleşme, Sistan-Beluçistan

2. Karabağ Savaşı ve İran: Stratejik İletişim Perspektifi

Çağatay Balcı Kenan Aslanlı

2020 yılında gerçekleşen 2. Karabağ Savaşı bölgesel aktörler açısından, konjonktür değişimi ve yeni bir jeopolitik durumun oluşum süreci olarak değerlendirilmiştir.

PYD/YPG’de İran Etkisi

Çağatay Balcı

2000’li yılların başında, terörist başı Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının ardından PKK içinde başlayan yeni örgütsel vizyon belirleme çabaları, örgüt içerisinde derin bir ayrılık ve ihtilaf tablosunun ortaya çıkmasına yol açmıştır.