Haftalık Şii Basın Özeti Sayı-10 (7-14 Mart 2020)

Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar

Ayetullah Hemedani’den Hindistan Müslümanlarına Yapılanlara Tepki

Taklit mercii Ayetullah Nuri Hemedani yayımladığı bir bildiriyle Hindistan Müslümanlarına yapılanları kınadı. Hemedani aynı şekilde Müslümanlara yapılan zulme karşı Müslüman ülkelerin ve uluslararası camianın sessiz kalmasını eleştirerek bu durumun son derece üzücü olduğunu ifade etti. Hemedani, Hindistan halkının barındırdığı bütün çeşitliliğiyle yüzyıllarca barış içinde yaşadığına değinerek Hindistanlı yetkililerin ülke içerisinde ihtilafa izin vermeyeceklerini umduğunu dile getirdi. Aralık 2019’da Hindistan’ın yeni vatandaşlık yasasının onaylanmasından bu yana Müslümanlar duruma itiraz ederek protestolar düzenlemektedir. Protestolar zaman zaman Hindu grupların Müslümanlara saldırmasıyla çatışmalara dönüşmektedir.

Gani’nin Taliban Tutuklularını Serbest Bırakması ve Şii Toplumu

Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, 10 Mart Salı günü Afganistan’da hapishanelerde tutuklu bulunan 5.000 Taliban mensubunun serbest bırakılmasını öngören kararnameyi imzaladı. Kararnamede Taliban tutuklularının serbest bırakılma sürecini açıklayan şu dört madde yer almaktadır:

• Kararnameyle serbest bırakılması öngörülen Taliban mensuplarının kişisel bilgileri serbest bırakılmadan önce biyometrik olarak kaydedilecek ve tekrar savaşa dönmeyeceklerine dair yazılı taahhütleri alınacaktır.

• Afganistan hükûmeti iyi niyetini göstermek adına ilk olarak 14 Mart itibariyle Pervan Hapishanesinde bulunan 1.500 Taliban mensubunu her gün yüzer kişi olmak üzere sağlık ve kişisel durumlarını dikkate alarak serbest bırakma sürecini başlatacaktır.

• Geri kalan 3.500 Taliban mensubu, yakında yapılması planlanan Afganistan-Taliban diyalogları başladıktan sonra iki hafta aralıklarla 500’er kişi şeklinde serbest bırakılacaktır.

• Kararnamenin uygulama yetkisi tamamen Afganistan Millî Güvenlik Konseyi’ne bırakılmıştır.

Afganistan İnsan Hakları Bağımsız Komisyonu, Taliban mensuplarını savaş suçluları olarak tanımlayıp serbest bırakılmasına itiraz etmiştir. Taliban 1996-2001 hükûmeti Dönemi’nde en çok Şii/Caferi inancına sahip Hazaralara zulmetmiştir. Anlaşmalar sonucunda meydana gelecek Taliban’ın baskın olduğu bir yönetim, Afganistan Hazaralarının lehine olmayacaktır. Bu nedenle Hazara liderleri çoğunluk olarak Eşref Gani’nin hükûmetine karşılık paralel bir hükûmet ilan eden Abdullah Abdullah’ın yanında yer almaktadır.

Korona, Irak'taki Kutsal Mekân Ziyaretlerini Aksatıyor

Necef’te, koronavirüsünün dünya geneline yayılmasıyla yabancı ziyaretçilere yasak getirdi. Çoğunluğunu İran’dan gelen kimselerin oluşturduğu yabancı turistlerin girişlerinin yasaklanması kutsal mekân ziyaret turizm sektörünü de ciddi şekilde aksatmaktadır. Bu durum, hükûmet karşıtı protestolardan dolayı zaten sıkıntıda olan mevcut durumu daha da kötüleşti. Ali b. Ebu Talib’in türbesinin bulunduğu Necef'teki oteller ve Kerbela’daki Hüseyin bin Ali'nin türbesinin etrafı boşaldı. Her iki yerde Şiiler için en kutsal mekânlar arasındadır. Otel müdürü yaptığı açıklamanın devamında kutsal mekânların etrafındaki hediyelik eşya dükkânlarının ve işletmelerinin durma noktasına geldiğini ve uzun zamandır yabancı turist gelmediğini ifade etti. Bu olumsuz durum nedeniyle kendisinin de kırk kadar çalışanının işine son verdiğini açıkladı. Yerel Oteller ve Restoranlar Derneği Başkanı Saib Razi Ebu Ganem, turizm ve otelcilik sektöründe yaklaşık dört bin kişinin çalıştığını ve bu kişilerin Necef'te işsiz kaldıklarını ifade etti. Bunun nedeninin Necef’te 40.000 yataklı 350 otelin doluluk oranının neredeyse sıfır olması olduğunu söyledi. Ali b. Ebu Talib’in türbesini ziyaret eden son konuk ziyaretini, hükûmet karşıtı protestoların patlak verdiği ve yolların engellendiği Ekim ayında gerçekleştirmişti. 500 protestocunun öldürüldüğü haberi İran'da, Körfez ülkelerinde, Pakistan'da, Lübnan'da ve diğerler ülkelerde yaşayan Şiilerde korku yarattı ve onları ziyaretten uzaklaştırdı.

Mezari’yi Anma Töreni Koronavirüsten Dolayı İptal Edildi

Her sene düzenli olarak Cumhurbaşkanlığı’nda yapılan Hazaralarının eski Lideri Abdül Ali Mezari’yi anma töreni bu senen koronavirüs tehlikesinden dolayı iptal edildi. Afganistan Devleti tarafından “Millî Birlik Şehidi” olarak tanınan Mezari’nin 12 Mart’ta yapılması planlanan anma merasiminin iptal edilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Eşref Gani, perşembe günü bir video yayımlayarak Mezari’nin taraftarlarına hitap etti. Ancak Mezari’nin taraftarları üç gün öncesinde Eşref Gani’nin yemin töreninde 5.000 kişinin katılımını örnek göstererek bu duruma itiraz etti. Etnik grupları arasındaki çatışmaları Afganistan için facia olarak tanımlayan Mezari Afganistan Vahdet Partisi ve Hazaraların manevi lideriydi. Mezari 12 Mart 1995’te Taliban tarafından müzakere bahanesiyle çağırılıp belirlenen konuma giderken uçakta öldürüldü.

Hz. Rıza Türbesi’nde Yapılacak Nevruz Bayramı İptal Edildi

İran’da hicri şemsi takvimine göre 20 veya 21 Mart’ta yeni yıl münasebetiyle her sene Şiilerin sekizinci imamı Hz. Rıza’nın Meşhed’de bulunan Türbesi’nde Nevruz Bayramı’na özel programlar düzenlenmektedir. Ancak bu sene Türbe’nin Kültür Vakfı ve Basın Derneği 11 Mart Çarşamba günü yayımladığı bir bildiriyle koronavirüsten dolayı Sağlık Bakanlığı’ndan aldığı talimat doğrultusunda Nevruz programlarının yapılmayacağını duyurdu. Fakat sanal olarak ilgililerinin izleyebileceği bazı programların düzenleneceğini de ifade etti. Bu sene 20 Mart’a denk gelen Nevruz Bayramı, doğa bayramının yanı sıra hicri şemsi takvimini kullananlar için yılbaşı niteliğinde olup İran, Afganistan, Azerbaycan ve Orta Asya ülkelerinde her sene kutlanmaktadır.

Hamenei’nin Görüşmelerine Ciddi Kısıtlamalar Getirildi

Haberlerde yer alan bilgilere göre İran Devrim Rehberi Hamenei, koronavirüse tedbir amaçlı görüşmelerine ciddi kısıtlamalar getirmiştir. Bilgilere göre Hamenei sadece “Rehberlik ofisinden” belli kişilerle görüşmektedir ve kalabalık önündeki konuşmalarını askıya almıştır. Örneğin yılbaşı münasebetiyle her sene Meşhed’de bulunan Hz. Rıza Türbesi’nde yapacağı konuşmanın da bu nedenden dolayı iptal edildiği söylenmektedir. Hamenei’nin Uluslararası İlişkiler Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti’nin korona testi 12 Mart Perşembe günü pozitif çıkmasıyla bu durum daha da karmaşık hâle gelmiştir.

Irak’ta Hurafeler ve Koronavirüs

Irak’ın sınır kapılarını İran ile kapatarak, okulları durdurarak ve bazı şehirlerde Cuma namazlarını geçici olarak erteleyerek korona ile mücadele etmek için çok çaba sarf ettiği bir zamanda, hastalık için gerçekçi olmayan tedavi söylentileri arttı. Son zamanlarda, ortaya çıkan virüsün ciddiyetini ve önleme yollarını küçümseyen videolar ortaya çıktı. Din adamlarından bazıları sağlık krizine yönelik açıklamalarda bulundular. Bu açıklamalarda bazıları hastanede çeşitli bitkilerin yakılmasını önerirken bir kısmı imamların resimlerinin hastanelere asılması gerektiğini ifade ettiler. Bu konuyla ilgili en son ve durumu daha kötü hâle getirecek bir çağrı Iraklı bir din adamından geldi. 10 Mart Salı günü yapılan çağrıda İnsanların Irak’taki türbelere toplanmaları gerektiğini, bunun virüsten koruyacağını, inananları virüsün etkilemediği vurgulandı.

Berhem Salih’ten Şii Güçlere Son Tarih Bildirisi

Siyasi bir kaynak, Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih'in Şii bloklarına yazdığı bir mektubun içeriğini ortaya çıkardı. Irak Ulusal Haber Ajansı Nina’ya göre: Berhem Salih, Şii güçlere başbakan adaylarını açıklaması için önümüzdeki haftanın ortasına kadar yasal sürelerinin olduğunu bildirdi. Böylece başbakanın geçiş hükûmeti adaylığı için belirlenen anayasal sürenin ihlal edilmediğini vurgulamış oldu.

Arap Rejimleri Halk Hareketleriyle Sarsılıyor

Arap rejimleri özellikle Cezayir, Irak ve Lübnan'da, 2019'un sonlarında başlayan popüler devrimleri engelleyemedi. İsmi geçen her bir ülkenin yönetimleri ile halk arasında oldukça ciddi sorunlar baş gösterdi. Hatta bu sorunlar sonucunda hükûmet karşıtı göstericilerden hayatını kaybeden kişilerin sayısı oldukça fazladır. Rejimler halk ile yaşadıkları sıkıntıya ek olarak yeni yılda rejimlerin Arap Baharı'nın yeni dalgasına karşı kullanmaya çalıştığı, öngörülemeyen yeni bir durumun ortaya çıkışına yani koronavirüse tanık oldu. Hükûmetlerin bu virüse karşı almaya çalıştıkları önlemler bazı kesimlerce farklı yorumlamalara sebebiyet veriyor. Örneğin Cezayirli bir insan hakları aktivisti "Bazı Arap rejimleri her zaman halk iradesini bastırarak kararlarını haklı çıkarmak için bir bahane arıyor” ifadelerini kullandı. Bir Lübnanlı söz yazarı ülkedeki girişimleri ve siyasi sınıfı işaret ederek “Tehlike 40 yıldır var ve mikroplar da hâlâ var. İnsanları bir araya gelmek için ne zaman bırakacaklar?” yorumunda bulundu. Irak’ta İran üzerinden gelen virüse karşı alınan önlemler sonucu Iraklı göstericiler arsında çıkan şu söylem dikkat çekicidir: “Bütün sorunlar İran’dan geliyor”. Iraklı yetkililer halka açık toplantıların koronavirüsünün yayılmasını engellemek için iptal etmesine rağmen Bağdat'taki göstericiler Tahrir Meydanı'ndan ayrılmayı reddetti. Protestocular, Tahrir Meydanı'nda Sağlık Bakanlığı'nın halka açık yerleri boşaltma ve toplantıları iptal etme kararını reddettiklerini belirttiler.

Irak’taki Gösterici Suikastlarıyla İlgili İsim Listesi Bulundu

İran yanlısı milislerin protesto hareketlerinde, bir dizi eylemcinin suikastlarına karışması konusunda kuşku uyandıran bir belge bulundu. Iraklı göstericiler, Güney Irak'taki Maysan Valiliği'nde bir Şii milis merkezine saldırılması üzerine protesto hareketine katılan bir dizi aktivistin isimlerinin uzun bir listesini buldular. Elektronik bir depolama biriminde saklanan listede aktivistlerin merkezlerinin adresleri, iş yerleri ve günlük hareket departmanları hakkında bilgiler yer alıyor. Bu belgenin bulunması, beş aydan daha uzun bir süre önce Irak'ta devam eden protesto hareketindeki eylemcilerin suikastlarına ilişkin İran yanlısı Şii milislerin durumunda şüphe uyandırıyor. Çarşamba günü protestocular Amara'daki Asaib Ehli'l Hak karargâhını bastılar ve yaktılar. Polis merkezini de kuşattılar ve protesto hareketine suikast düzenleyen faillerin öldürülmesini istediler.

Taji Askerî Üssü’ne Saldırı

ABD Savunma Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre 11 Mart Çarşamba akşamı Bağdat’ın kuzeyinde bulunan Taji Askerî Üssü’ne füze saldırısı gerçekleşmiştir. 18 füzenin üsse isabet ettiği bu saldırı sonucunda 2 ABD askeri, bir İngiltere askeri olmak üzere üç kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin de yaralandığı bilgiler arasında yer almaktadır. Saldırı sonrasında hem ABD hem de İngiltere tarafından gelen tepkiler, İran destekli Ketaib Hizbullah’ının saldırıdan sorumlu tutularak misilleme bir operasyonun düzenleneceğine işaret etmiştir. Nitekim ABD Savunma Bakanı Mark Esper bir gün sonra 12 Mart’ta yaptığı açıklamada, saldırıya karşılık vermek için Başkan Trump’tan tam yetki aldığını bildirdi.

Tajı Saldırısına ABD’nin Misilleme Operasyonu

Amerikan kuvvetleri, Irak'ın Haşdi Şabi gruplarından birine ait çeşitli askerî alanlara hava saldırıları düzenledi. Bu saldırı bir dizi ölüm ve yaralanmaya neden oldu. Al Jazeera kaynakları, Amerikan hava saldırılarının İran'a yakın olan Irak Ketaib Hizbullah’ına ait birçok yeri yok ettiğini belitti. Bombalama, dün gece iki Amerikan ve İngiliz askerinin öldürüldüğü ve 14 kişinin de yaralandığı Irak'ın başkenti Bağdat yakınlarındaki Taji Askeri Üssü’ne yapılan füze saldırısına tepki olarak geldi. Pentagon, ABD Ordusu’nun Irak'taki İran destekli grupların yerlerine karşı savunma saldırıları gerçekleştirdiğini doğruladı.