Haftalık Şii Basın Özeti Sayı-4 (25-31 Ocak 2020)

Şii Dünyasında Geçtiğimiz Hafta Öne Çıkanlar

Bağdat’ta ABD Büyükelçiliğine Roketli Saldırı

Irak, son zamanlarda âdeta İran ve ABD’nin çekişme sahasına döndü ve özellikle Kasım Süleymani ve el-Mühendis’in ölümünden sonra bölgedeki gerilim daha da tırmandı. Son bilgilere göre 26 Ocak Pazar günü akşam saatlerinde, Bağdat’taki ABD büyükelçiliğine 3 roket isabet etti. Roketlerden birinin elçiliğin yemekhanesine isabet ettiği saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmadı. ABD yetkilileri tarafından teyit edilen saldırıyı hiçbir grup üstlenmedi. Bu nedenle saldırıyı İran destekli milislerin düzenlediği olasılığı üzerinde duruluyor.

Suphani’den Meclis Seçimleriyle İlgili Açıklama

Taklit mercii Ayetullah Uzma Suphani 26 Ocak Pazar günü İran’ın Ülke Denetleme Kurumunun sekreteriyle yaptığı bir görüşmede, yaklaşan İran İslami Şûra Meclisi seçimleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Suphani, mevcut milletvekillerinden 90 kişinin adaylığının Koruyucular Konseyi tarafından reddedilmesine değinerek bu sonucun rasyonel olmadığını ifade etti. Suphani aynı şekilde mevcut milletvekillerinden 3’te 1’inin reddedilmesinin ardında farklı nedenlerin olduğunu dile getirerek yetkililerin bu konuda daha hassas davranarak kişinin gerçekten adaylığa uygun olup olmaması hususunu göz önünde bulundurmaları gerektiğini söyledi.

İran'da Hz. Fatıma'nın Ölüm Yıl Dönümü Etkinlikleri

Hz. Fatıma'nın ölüm yıl dönümü sebebiyle düzenlenen matem merasimlerinin ilki, 26 Ocakta Devrim Rehberi’nin de katılımıyla Humeyni Hüseyniyesi’nde düzenlendi. İlk merasimde Devrim Rehberi’nin ofisinden yapılan açıklamada, söz konusu merasimde Hüccet’ül-İslam Kazım Sıddıki, Hz. Fatıma ve Ehlibeyt’in faziletleri etrafında yaptığı konuşmalarda bilhassa Hz. Fatıma'nın faziletlerine yer verdi. 27-29 Ocak akşamları da Devrim Rehberi Hamenei, yetkililer ve muhtelif kesimlerden halk katılımıyla merasim yapıldı. Merasim sırasında Hüccet’ül-İslam Refii ve Hüccet’ül-İslam Ali sırasıyla konuşma gerçekleştirdi.

Harrisons Dâhiliye Kitabı, Bir Molla Tarafından Ateşe Verildi

Modern tıp yöntemlerini kabul etmeyerek kendisinin önerdiği İslami tıbbi metotlarla İran’da uzun zamandan beri tartışmalara neden olan Şeyh Abbas Tebriziyan, tıp alanında en çok bilinen kitaplardan biri olan Harrisons Dâhiliye: İç Hastalıkları kitabını ateşe verdi. Tebriziyan İran’ın Kum kentinde ikamet etmekte, Kuran-i Kerim ve hadisleri kaynak göstererek hastaları dua yoluyla iyileştirebileceğini illeri sürmektedir. Tebriziyan’ın Kum şehrinde kendine has bir muayenehanesi bulunmakta ve günde yaklaşık 150 kişiyi kendi yöntemleriyle tedavi ettiğini iddia etmektedir. Tebriziyan aynı şekilde kimyasal ilaçların insanlara zarar verdiğini de öne sürerek bunun bir Siyonizm oyunu olduğunu belirtmektedir. Fakat dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi İran’da da tıp alanında temel kitaplardan biri sayılan Harrisons Dâhiliye kitabının yakılması, farklı kesimlerin tepkisine yol açtı ve son günlerde sosyal medyada çokça tartışılan bir konu hâline geldi.

Suphani’den Harrisons Kitabının Yakılmasıyla İlgili Açıklama

Taklit mercii Ayetullah Uzma Suphani, 27 Ocak Pazartesi günü yaptığı bir konuşmada son günlerde İran’da tartışmalara neden olan Harrisons Dâhiliye kitabının Şeyh Tebriziyan tarafından yakılmasıyla ilgili açıklamada bulundu. Suphani açıklamasında, tıbbi kitapların tabiatın sırlarını keşfetmeye yönelik olmasından dolayı İslam’da saygın bir konumda olduğunu ve bu kitapların yakılmasının İslami değerlere aykırı olduğunu söyledi. Suphani aynı şekilde “İlim Çin’de bile olsa gidip alınız” hadisine değinerek İslam’da bilimin ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Haşdi Şabi, Büyükelçilik Saldırısının Sorumluluğunu Reddetti

Haşdi Şabi yönetimi, 27 Ocak Pazartesi günü Bağdat'taki Amerikan Büyükelçiliğine 5 Katyuşa roketi ile yapılan saldırının sorumluluğunu reddetti. Haşdi Şabi yaptığı açıklamada, Irak ile Washington Büyükelçiliğini hedefleyen gruplar arasında hiçbir bağlantı olmadığını bildirdi. Haşdi Şabi Kuvvetleri Başkan Yardımcısı Ebu Ali el-Basri, büyükelçiliği hedefleyen grupların hangi grup olursa olsun sadece kendilerini temsil ettiğini, Haşdi Şabi’nin benzer bir süreci benimsemediğini, bazı tarafların ise kanıt göstermeden Haşdi Şabi’yi sorumlu tuttuğunu belirtti. 26 Ocak Pazar günü ABD'nin Irak'taki büyükelçiliğinin hedeflendiği ve bir kişinin yaralandığı saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Hazali’den Irak Başbakanı’nda Olması Gereken Nitelikler Listesi

27 Ocak Pazartesi günü Asaib Ehl’il-Hak lideri Kays el-Hazali, yeni seçilecek başbakanın, parlamentonun ve halkın yabancı güçleri ülkeden çıkarmak yönünde aldığı karara mutabık olması gerektiğini belirtti. Twitter hesabında yaptığı açıklamada Hazali, “halkımızın ulusal çatışmayı ve karşıtlığı sona erdirmek yönündeki taleplerini yerine getirecek bir başbakan, bağımsız, hiçbir siyasi partiye bağlı olmayan ve iyi bir yönetim tecrübesine sahip olan birisi olmalıdır” şeklinde konuştu. Hazali ayrıca Yüksek Seçim Kurulu’nun yıl sonundan önce erken seçim tarihi belirlemesi gerektiğini vurguladı.

Sadr’ın Protestolara Verdiği Desteği Geri Çekmesinin Yankıları

28 Ocak Salı günü yayınlanan bazı uluslararası gazeteler Iraklı dini lider Mukteda es-Sadr’ın neden Iraklı göstericileri terk ettiğine dair dosyalara yer verdi. Washington Examiner’da yer alan habere göre Sadr, yolsuzluğa ve İran'ın Bağdat politikalarına müdahalesine karşı protesto hareketini destekledikten sonra, protestolara karşı duruşunu tam tersine çevirerek kamu malına verilen tahribatı kabul edemeyeceğini bildirdi. Iraklı Şii lider Ali el-Sistani ve bazı Sadr yanlısı yetkililer protestocuları hala desteklerken Sadr'ın protestoları terk etmesi son derece yıkıcı olarak nitelendi. Es-Sadr son iki yılını, imajını İranlı bir kukla olmaktan uzaklaştırmak ve yapıcı ittifakları takdir eden Iraklı bir vatansever haline getirmek uğraşı ile geçirmişti. Ancak protestoculara karşı aldığı son karar Sadr’ın, İran'a yaptığı son yolculuktan sonra İran'dan, kendisine karşı çalışmaktan kazanabileceğinden daha fazla kazanç elde edeceğine karar verdiği şeklinde yorumlandı.

İmaduddin el-Cuburi’den Haşdi Şabi’ye “Korkak” İthamı

Iraklı siyasi analist İmaduddin el-Cuburi, Bağdat’taki Amerikan Büyükelçiliğine yapılan füze saldırısı sonrası Haşdi Şabi liderleri için Hizbullah lideri Hasan Nasrallah gibi mağara ve oyuklarda gizlendiği ithamında bulundu. Bağdat yönetimi füze saldırılarını kınarken Amerikan yönetiminin misilleme yapabileceği ihtimalini vurgulamıştı. Buna atıf yapan el-Cuburi, 28 Ocak Salı günü attığı Tweet’te “Haşdi Şabi liderleri ellerinde liderlerinin parçalanmış cesedinin olduğu fotoğrafla, aynı durumun olası tekrarının yarattığı dehşet ve korku ile Hasan Nasrallah gibi mağaralarda saklanıyorlar” ifadelerini kullandı.

Barzani’den Büyükelçilik Saldırılarına Tepki

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Cumhurbaşkanı Neçirvan Barzani 28 Ocak Salı günü yaptığı konuşmada “Büyükelçiliği hedefleyen eylemler, Irak’ın istikrarı ve çıkarları için gerçek bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tür eylemlerin tekrarlanması ve devam etmesinin ülke üzerinde yıkıcı etkileri olacaktır.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Barzani, “Büyükelçiliklerin ve diplomatik misyonların korunmasının ilgili tüm tarafların sorumluluğunda olduğunu ve diplomat ve misyonların hedef alınarak uluslararası yasa ve normların ihlaline izin verilmesine kesinlikle izin verilmediğini” belirtti. Barzani ayrıca Irak'ın bölgesel ve uluslararası güçlerin arasındaki hesapların görüldüğü bir arenaya dönüşmesine karşı olduğunu vurguladı.

Nijerya'da Şii Lider Zakzaki İçin Gösteri Düzenlendi

Nijerya'nın Abuja şehrinde, zor sağlık koşullarına rağmen devlet hapishanelerinde eşi ve çocuklarıyla birlikte gözaltında tutulan Nijerya İslami Hareket lideri Şeyh İbrahim Zakzaki'nin serbest bırakılması çağrısı için büyük bir gösteri organize edildi. Gösterilerde, Zaria katliamı sonrası vücuduna isabet eden mermilerle yaşayan Şeyh Zakzaki'nin tutukluluk süresini devam edilmesini kınayan sloganlar atıldı. Ayrıca ülke içerisindeki Amerikan yönetimini ve Siyonist varlığını kınayan pankartlar hazırlandı. Protestocular, Şeyh Zakzaki ve karısı serbest bırakılana kadar gösterilerin devam edeceğini açıkladı.

Dünya Ehlibeyt Kurultayı'nın Yeni Kültür İşleri Yardımcısı’ndan Açıklamalar

Dünya Ehlibeyt Kurultayı Kültür İşleri Yardımcısı Ahmedi Tebâr, yaptıkları çalışmaların sadece Kum ve İran için olmadığını vurgulayarak Kurultayın çalışmalarının ülke dışında da etkili olması gerektiğini ifade etti. Faaliyetlerin uluslararası bir boyut kazanması gerektiğine dikkat çeken Ahmedi Tebâr bunun için konuya ilişkin tüm alanların ve yeteneklerin kullanılması gerektiğini söyledi. Açıklamaların devamında, modern teknoloji araçlarının Kurultayın misyonunu genişletmede yardımcı olabileceğini ve hâlihazırdaki durumun geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Sanal dünyayla ilgili de medyanın, Ehlibeyt kültürünü ve bilgisini tanıtmak için iyi bir platform sağlayabileceğini vurguladı.

Lübnanlı Rahipten Hz. Fatima’yla İlgili Açıklama

İslam bilimcisi Hıristiyan Rahip Michael Kaabi 29 Ocak Çarşamba günü Şafakna’ya verdiği röportajda, Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatıma’yla ilgili açıklamalarda bulundu. Hz. Fatıma’yı bir öğretmen olarak değerlendirip bütün dünya kadınlarının onu örnek alması gerektiğini söyledi. Kaabi aynı şekilde Hz. Fatıma ve Hz. Meryem arasındaki benzerliğe değinerek ikisinin farklı zamanlarda yaşayıp aynı özellikleri taşıyan öncü kadınlar olduğunu ifade etti. Kaabi Hz. Fatıma’yı ilk edip kadınlardan biri olduğunu vurgulayarak onun üstün bir konuşma becerisi ve belagata sahip olduğunu belirtti.

Hamenei’den Yüzyılın Anlaşmasıyla İlgili Açıklama

İran İslam Devrimi Rehberi Hamenei, yaptığı açıklamada "Yüzyılın Anlaşması"nın asla gerçekleşmeyeceğini ve Müslüman halkların anlaşmanın uygulanmasına asla izin vermeyeceğini vurguladı. Filistin sorununun asla zihinlerden silinmeyeceğini, Filistin halkı ve tüm Müslüman halkların yüzyılın anlaşmasının uygulanmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

Haşdi Şabi Suriye Sınırındaki Kuvvetlerini Artırıyor

Haşdi Şabi’nin resmî internet sitesinde 30 Ocak Perşembe günü yapılan açıklamaya göre Haşdi Şabi güçleri Irak-Suriye sınırındaki önemli yollarda varlıklarını yoğunlaştırdı. Yapılan açıklamada Haşdi Şabi’nin DEAŞ üyelerinin herhangi olası sızma girişimlerini önlemek amacıyla böyle bir girişime başvurduğu belirtildi. Irak Başbakanı’nın ise Haşdi Şabi’nin bu girişimini kararlı ve istikrarlı olarak nitelemesi dikkat çekti.

DEAŞ’a Karşı Operasyonlar Yeniden Başlıyor

Irak, Amerikan liderliğindeki koalisyon ile iş birliği içinde DEAŞ’a karşı operasyonların yeniden başlatacağını duyurdu. Irak ordusu 30 Ocak Perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD liderliğindeki koalisyonla beraber DAEŞ ile mücadele iş birliği içinde operasyonlara devam edildiğini bildirdi. Bu operasyonlar, İran’ın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesi ve Irak'taki Amerikan güçlerine ev sahipliği yapan iki üs üzerine yapılan saldırıların ardından durdurulmuştu. Yapılan açıklamada “Terörist DEAŞ gruplarının aktivitelerinin Irak sınırları içinde devam etmesi hasebiyle Ulusararası Koalisyon Güçleri ile yapılacak olan ilişkiyi düzenlemeden önceki zamandan faydalanmak amacıyla hava desteği alanında kuvvetlerimiz için imkânlar sağlayan birimlerle birlikte ilgili operasyon liderlerinin tanımladıkları ihtiyaca göre ortak eylemler yapılmasına karar verildi” ifadelerine yer verildi.

Irak’taki Protestolarda Tutuklamalar

Haşdi Şabi milisleri ve Irak güvenlik güçleri unsurları, gösteri meydanlarında bilinen lider ve aktivistlere yönelik tutuklamalar için harekete geçti. Başlatılan bu operasyon oldukça rastgele ve delice yürütüldüğü yönünde eleştirildi. Eylemcileri tutuklayan kişilerin askerî üniforma giymedikleri ve maskeli oldukları için kimliği belirlenemeyen kimi güçlerin ise göstericileri tutuklamak için meydanların dışına hatta göstericilerin ikamet yerlerine kadar takip ettikleri ileri sürüldü. Gösterilerde yer alan aktivistlerden Selam el-Hüseyni 30 Ocak Perşembe günü yaptığı açıklamada, tutuklamaların ölçeğinin bahsi geçen kimliği belirsiz güçler sebebi ile arttığını, kişilerin hükûmet destekli gruplar tarafından mı yoksa İran destekli gruplarca mı göz altına alındığının bilinmediğini belirtti. El-Hüseyni göstericilerin “yozlaşmış ve dogmatik partiler tarafından kontrol edilen Irak yönetiminin, mezhepçiliği teşvik eden politikalarının gayri meşruluğunu” protesto ettiğini vurguladı.

Kum Havzası “Yüzyılın Anlaşması”yla İlgili Bildiri Yayımladı

Kum İlim Havzası Müderrisler Topluluğu 31 Ocak Cuma günü yayımladığı ortak bir bildiriyle Trump ve İsrail arasında imzalanan yüzyılın anlaşması olarak medyaya sunulan anlaşmaya tepki gösterdi. Bildiride anlaşmanın baştan aşağıya zulüm içerdiği, temel amacının Filistin topraklarının tamamen yok edilmesi olduğu ifadeleri yer aldı. Aynı şekilde ABD’nin hiçbir zaman bir arabulucu olmadığı aksine İsrail’in en büyük hamisi olduğu ifadeleri de bildiride yer aldı. Bildiride Filistinli direnişçilerinin silahsızlandırılmasını ön gören madde ise Filistin millî kimliğinin ortadan kaldırılması amacıyla sinsi ve tehlikeli bir plan olarak değerlendirildi. Müderrisler Topluluğu bildirinin sonunda, bütün İslam âleminin tek sesle bu anlaşamaya karşı çıkması gerektiği çağrısında bulundu.