Hamenei’nin Nevruz Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Esin Erginbaş Asistan, İç Politika

Hamenei, Nevruz Bayramı münasebetiyle yaptığı konuşmada, halkın iradesine verilen önemi vurgularken aynı zamanda bir devlet başkanı figürü de ortaya koydu.

İran, 21 Mart’ta hicri şemsi takvime göre 1399 yılını geride bırakarak 1400 yılına girdi. Devrim Rehberi Hamenei, 1400 yılının başlangıcı vesilesiyle yaptığı konuşmada yeni yılı “üretim, destek ve engellerin kaldırılması” sloganıyla tanımlayarak İran siyasetinin bir yıllık izleğini ortaya koymayı hedefledi. Konuşmasında; yaptırımlardan Nükleer Anlaşma’ya, yerli üretimden ekonomide iyileşmeye yönelik bir dizi hususa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hamenei, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik mesajlar da verdi.

Bilindiği üzere 18 Haziran 2021 tarihinde İran halkı, 13. cumhurbaşkanını seçecek. Seçimlere üç aydan az bir süre kaldığı ve siyaset arenasında adaylara yönelik tartışmaların ivme kazandığı göz önüne alındığında Hamenei’nin konuşmasında seçimlere ilişkin yaptığı vurgular önem kazanmaktadır. Hamenei, 1400 yılını seçim yılı olarak nitelendirerek İran’ın 1300 yılına İngilizlerin desteğiyle Rıza Han diktatörlüğünde bir darbe ile girdiğini; 1400 yılına ise milletin bağımsızlığını ve iradesini temsil eden İslam Cumhuriyeti ile girildiğini belirtti. Devlet modelinde monarşiden İslam Cumhuriyeti’ne geçişe atıfla yeni bir yüzyıl söylemi, temelde İslam Cumhuriyeti’nin cumhuriyetçi ayağını ön plana çıkararak halkın bir siyasal katılım aracı olan seçimlerle yönetime katılabildiği mesajı verildi.

Seçimlere ilişkin bir diğer husus, siyasal uzlaşıyı hedefleyen ulusal birlik vurgusu oldu. Hamenei, halkın etnik ve mezhepsel farklılıklarının bölünmüşlüğün değil “ulusal birliğin” sembolü olması gerektiğinin altını çizdi. Zira farklılıkların yol açacağı gerginliklerin seçim atmosferine zarar verme potansiyeli düşünüldüğünde farklı kimliklerin ulusal birliğe kanalize olması, bir temsiliyet krizinin de önüne geçecektir.

Bunların yanında Hamenei, Nevruz konuşmasında cumhurbaşkanının sahip olması gereken özelliklere de değinerek bir lider figürü ortaya koydu. Cumhurbaşkanı; dine bağlı, yetkin, sadık, devrimci ve cihatçı olmalı; adaletli olmalı ve yolsuzluğa karşı mücadele etmeli; İran’ın ulusal potansiyeline ve gençliğe inanarak geleceğe umutla bakmalıdır. Hamenei’nin belirttiği ilk dört özellik, İslam Cumhuriyeti’ne ve Devrim’e inanan bir başkan modeli ortaya koyarken diğer özellikler, İran siyasetinin mevcut sorunlarına göndermede bulunmaktadır. İran siyasetinin kronikleşen sorunlarından olan siyasal ve yönetsel yolsuzluk; yoksulluğu genişleten, ülkenin gelişmesine engel olan ve halkın politik güvensizliğini tetikleyen bir olgudur. Yolsuzlukla mücadele programlarıyla bu sorunun önüne geçilmeye çalışılan İran’da, bu alanda özellikle Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi’nin yürüttüğü yolsuzlukla mücadele politikaları öne çıkmaktadır. Bu politikalarla Hamenei’nin takdirini kazanan Reisi’nin ismi hem cumhurbaşkanı hem de Hamenei’nin halefi olarak geçmektedir. Devrim Rehberi’nin konuşmasında öne çıkan diğer bir husus, Devrim’in 40. yılı münasebetiyle de vurguladığı gençlerin yönetim kademelerinde ve siyasette yer alması gerektiğine yönelik “gençliğe ve geleceğe inanma” söylemidir. Hamenei, bu söylemiyle hem genç bir devlet başkanına yönelik yaptığı çağrıları yinelemiş hem de siyasal sistemin istikrarını ve geleceğini güvence altına alacak olan gençliğe güvenini bir kez daha ifade etmiş oldu.

Hamenei’nin yinelenen bu mesajları bir yandan değişim ve dönüşümün itici gücü olarak gençleri siyasal aktör konumunda görmesi anlamına gelirken öte yandan genç bir devlet başkanının gençleri siyasal sisteme bağlayan siyasal katılım araçlarıyla — özellikle oy verme— siyasal sisteme entegre etme hedefinden ileri gelmektedir. Haziran seçimlerine katılım oranı, siyasi arenada hâlihazırda bir tartışma konusu olurken halkın İslam Cumhuriyeti’nde siyasete ve yönetime dâhil olması, seçimler aracılığıyla yani konvansiyonel siyasal katılım ile mümkündür. Katılım üzerinde durulmasının önemli nedenlerinden biri, halkın kullandığı oyu değersiz hissederek sandığa gitmemesinin katılım biçimlerini etkilemesidir. Bu durum, halkın taleplerini konvansiyonel olmayan siyasal katılım biçimleriyle (boykot, toplu yürüyüşler) ya da medya aracılığıyla postmodern katılım yollarıyla ileterek yönetim ile arasında toplumsal gerginliğin çıkmasına neden olabilir.

Sonuç itibarıyla Hamenei’nin Nevruz Bayramı münasebetiyle seçimlere yönelik mesajlarında, halkın iradesine verilen önem ve devrimci, cihatçı, gençliğe inanan bir başkan figürünün yanı sıra İslam Cumhuriyeti’nde yeni hükûmetin hâlihazırda İran’daki ekonomik, yönetsel ve siyasal kriz sarmalından çıkarak halka umut vadetmesi ön plana çıkmaktadır.

Nevruz, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri, Hamenei, İran