Hasan Ruhani’nin Türkmenistan ve Azerbaycan Ziyareti

Hazar Denizi’nde bölgesel iş birliğini aksatan sorunların çözüme kavuşmaya çok yakın olduğu bu dönemde, İran’ın Hazar'a kıyısı olan diğer ülkelerle iş birliğini geliştirmesi beklenmektedir.

Hazar Denizi’nde bölgesel iş birliğini aksatan hukuki statü sorununun çözüme kavuşmaya çok yakın olduğu bu dönemde, İran’ın Hazar Denizi’ne kıyısı olan diğer ülkelerle iş birliğini çok farklı boyutta ve düzeyde geliştirmesi beklenmektedir. Eşzamanlı olarak artan yeni uluslararası yaptırım tehditleri de İran’ı, kendi bölgesinde daha aktif iş birliği arayışına itmektedir. Ayrıca İran ekonomik darboğazda bulunduğu bu süreçte Avrasya’ya ve Avrasya üzerinden Avrupa’ya ihracatını artırmak ve transit yük taşımacılığındaki konumunu kuvvetlendirmek istemektedir.

Böyle bir ortamda İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Nevruz Bayramı’nın hemen akabinde 27-29 Mart 2018 tarihlerinde, Türkmenistan ve Azerbaycan’ı kapsayan ziyaretler gerçekleştirmiştir. Ziyaretler kapsamında İran-Azerbaycan arasında 8, İran-Türkmenistan arasında ise 12 kadar iş birliği anlaşması ve mutabakat zaptı imzalanmıştır. Her iki ziyarette de ekonomi ve enerji ana gündemi oluşturmuştur.

Azerbaycan’da yapılan görüşmeler ve imzalanan anlaşmalara baktığımız zaman ikili ilişkiler tarihinde bazı ilklerin yaşandığı görülmektedir. Görüşmelerde 4 konu öne çıkmıştır: Enerji, ortak üretim, ulaştırma ve ticaret hacmi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani (Bakü, 29 Mart 2018). Kaynak: http://president.az/articles/27614/images (Erişim: 29.03.2018)

Azerbaycan’la imzalanan anlaşmalar arasında Hazar Denizi’nde bazı petrol ve doğal gaz alanlarının beraber işletilmesine ilişkin önemli bir anlaşma bulunmaktadır. Bu, İran’a karşı yeni yaptırımların devreye sokulmasının gündemde olduğu bir dönemde oldukça dikkat çekici bir gelişmedir. Çünkü söz konusu anlaşma yalnızca İran ve Azerbaycan arasında imzalanan ve diğer ortakların yer almadığı ilk enerji anlaşması özelliğini taşımaktadır. İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC), Azerbaycan’ın “Şahdeniz” doğal gaz sahasının ortak işletilmesi ve üretimin paylaşılması anlaşmasında (Production Sharing Agreement- PSA) ve bu doğal gazı, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa piyasalarına çıkaran “Güney Kafkasya Boru Hattı” (South Caucasus Pipeline - SCP) projesinde yüzde 10 paya sahiptir. Ancak tüm bu projelerde diğer ortaklar ve uluslararası petrol ve doğal gaz şirketleri de yer almaktadır. Beraber işletilecek sahanın ismi henüz kamuoyuyla paylaşılmasa da bunun 2001 yılında, ülkeler arasında ciddi anlaşmazlığa neden olan “Araz-Alov-Şerg” veya “Alborz” adıyla zikredilen petrol sahasının bir kısmı olabileceği tahmin edilmektedir. Ne var ki açık denizdeki bu sahanın hidrokarbon kaynakları oldukça derindedir ve üçüncü tarafların ortaklığıyla dışarıdan teknoloji desteği almadan söz konusu kaynakları çıkarabilmek zor görünmektedir.

İki ülke 2016 yılında müşterek yatırımla otomobil ve ilaç üretim tesisleri kurma noktasında anlaşmaya varmış ve tesislerin inşası başlamıştı. Bu ziyaret çerçevesinde 29 Mart’ta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Neftcala Sanayi Bölgesi’nde “Azermash” ve “Iran Khodro” şirketlerinin ortak girişimi olarak inşa edilen “Hazar” otomobil fabrikasında üretimi resmen başlatan düğmeye basmış bulunmaktadır. Yıllık 10.000 otomobil üretim kapasitesine sahip olan fabrika iç piyasanın yanında Rusya, Ukrayna ve Orta Asya piyasalarına yönelik araçlar üretecektir.

Görüşmelerde diğer bir önemli gündem maddesi ulaşım ve transit taşımacılık olmuştur. İran’ı Rusya’ya bağlayacak “Kuzey-Güney” ulaşım koridorunu aktif hâle getirmek her iki ülkenin de çıkarına olacaktır. İşin ekonomik faydasının yanında Azerbaycan, İran’dan gelecek mallar için Ermenistan’ın transit ülke olmasını engellemeye çalışmaktadır. İran ise hem kendi malları hem de Hindistan’dan gelecek malların transit güzergâhının bir an önce hazır olmasından yanadır. Bu kapsamda İran'da, “Astara-Reşt” demiryolu inşaatının (180 km) finansmanı için Azerbaycan tarafından verilecek 500 milyon dolarlık kredi ziyaret sırasında imzalanan anlaşmayla resmiyet kazanmıştır.

1990’lı yılların başında İran’dan kredi alan Azerbaycan, ilk kez İran’a yüksek miktarda kredi vermektedir. “Kuzey-Güney” ulaşım koridorunun canlandırılması için Azerbaycan, İran tarafında yük trenleri için istasyon ve terminal yapımına ve sınıra kadar uzanan demiryolu hattının ve sınırda yapılması gereken köprünün inşasına destek vermiş ve tüm bu önemli altyapıları 15-25 yıllığına kiralamıştır. İran’dan gelen demiryolu hattının Bakü-Tiflis-Kars demiryoluna entegre edilmesi de iki ülke arasında görüşülen konulardan arasında yer almıştır.

Görüşmelerde özellikle Cumhurbaşkanı Ruhani tarafından gündeme getirilen önemli bir husus da İran ve Azerbaycan arasında serbest ticaretin kurulması ve ilk aşamada bazı ürünlerde tercihli tarifelerle ticaretin yapılması meselesi olmuştur. Böyle bir uygulamanın başlatılması her iki ülkenin de çıkarına olacaktır. Özellikle 2017 yılında İran’dan yapılan 240 milyon dolarlık ithalat karşısında Azerbaycan’ın bu ülkeye ihracatı 17 milyon dolar gibi çok düşük ve ekonomik potansiyeli yansıtmayan bir oranda kalmıştır. Bu rakam Azerbaycan’ın petrol dışı ihracatın yalnızca %1’ine tekabül etmektedir. Oysa diğer Güney Kafkasya ülkelerinden Ermenistan, 2017 yılında İran'a 84 milyon, Gürcistan ise 76 milyon dolarlık mal ihraç etmiştir. İran ve Azerbaycan’ın ihraç sepetleri birbirine yakın içerikte olsa da pek çok kalemde karşılıklı ticaret için uygun ürünler vardır ve serbest ticarete doğru atılan adımların Hazar bölgesinde pozitif yansımaları olabilir. İkili görüşmelerde ve İran-Azerbaycan İş Forumunda tarım, sanayi, maliye, bankacılık, sağlık ve turizm alanlarında iş birliğine de değinilmiştir.

Ruhani’nin Türkmenistan ziyaretinin de ana gündem maddeleri hemen hemen aynı olmuştur ve görüşmelerde enerji, ulaşım ve ticaret konularına ağırlık verilmiştir. Genel olarak Türkmenistan ziyareti, her iki ülkeyi Uluslararası Tahkim Mahkemesine götüren doğal gaz ihtilafının gölgesinde geçmiştir. İran, ülkesinin kuzeyinin doğal gaz ihtiyaçlarını karşılamak için 1997 yılından 2017 yılına kadar iki boru hattıyla Türkmenistan’dan düzenli olarak doğal gaz ithal etmiştir. 2017 yılında Türkmenistan’ın İran’ın ödemeleri geciktirmesini ve 1.8 milyar dolarlık borcunu ödememesini gerekçe göstererek gaz akışını durdurmasıyla 20 yıllık anlaşma zora girmiştir. İran ise Türkmenistan’ın haber vermeksizin gazı kesmesinden ve sattığı gazın düşük kalitede ve yüksek fiyatta olmasından şikâyet etmiştir.

Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurbankulu Berdimuhammedov ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani (Aşkabat, 27 Mart 2018). Kaynak: http://tdh.gov.tm/news/articles.aspx&article12064&cat11 (Erişim: 29.03.2018).

Hasan Ruhani’in son ziyaretinde doğal gaz konusu gündeme gelmemişse de diğer bir tartışmalı mesele olan Türkmenistan’dan gelen mevcut 2 elektrik iletim hattındaki sorunların çözülmesi ve üçüncü hattın (Marı-Serahs-Meşhed) çekilmesi ile elektrik takasının artırılması karara bağlanmıştır. İki ülke arasında demiryolu ve Hazar Denizi’ndeki limanlar üzerinden (Türkmenbaşı-Bender Enzeli) yük taşımacılığı, Hazar Denizi’nde enerji alanında iş birliği ve Türkmenistan’daki 150’den fazla İran şirketlerinin de katkısıyla 2017 yılında 1 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacminin yükseltilmesi görüşülen konular arasındadır.

Hasan Ruhani, 2014 yılında Azerbaycan’ı ziyareti esnasında bölgesel sorunları çözmek için İran-Azerbaycan-Türkmenistan üçlü iş birliği formatını önermiştir. Her iki ülkeye yapılan son ziyaretler önümüzdeki dönem için üçlü formatın habercisi ve hukuki statü sorunu çözüldükten sonra Hazar Denizi’nde yeni iş birliklerinin işareti olarak görülebilir. Aynı zamanda gündemdeki bütün bölgesel ulaşım ve enerji bağlantıları, İran’ın kendisine uygulanması olası izolasyon hamlelerini önleme çabası olarak yorumlanabilir. Uluslararası izolasyon riskinin arttığı dönemde İran, Hazar bölgesinde kendi manevra alanını genişletme uğraşındadır.

Bu makaledeki görüşler İRAM'ın editoryal politikasını yansıtmayabilir.

İran’da Etnik ve Dini Çatışmalar

Nazife Selcen Pınar Akgül

İran toplumunun çok etnisiteli yapısı hem reformist hem de muhafazakâr yönetimler tarafından göz ardı edilmiştir.