Haşdi Şabi: Bölünme Süreci, Sonrası ve Olasılıklar

Türbe Milislerinin bugüne kadar almış olduğu askerî-siyasi konumlanmanın ve ayrılış sürecinin Ayetullah Ali Sistani’nin vizyonunu yansıtmış olduğu görülmektedir.

Durum Özeti

  • Haşdi Şabi içerisinde var olan görüş ayrılıkları, Kasım Süleymani ve Mehdi el-Mühendis’in öldüğü ABD saldırısı sonrası daha da derinleşmeye başladı.
     
  • Ayetullah Ali Sistani’ye yakın Haşdi Şabi milis grupları olan el-İmam Ali Muharabe Tümeni, el-Abbas Muharebe Tümeni, Ali el-Ekber Tugayları ve Ensar’ul-Mercaiyye 22 Şubat’ta yayımladıkları bir bildiriyle Mehdi el-Mühendis’ten boşalan göreve Ebu Fedek’in atanmasına şiddetle karşı çıktı. Bu milis organizasyonlar ayrıca Haşdi Şabi idari kademesinde yeni düzenlemeler yapılmasını da talep etti. Ancak tepkiler ve yeni talepler reddedildi.
     
  • 11 Mart'ta İran destekli Haşdi Şabi milislerinin Taci Üssü’ne yaptığı saldırı sonrasında ABD Kerbela’da bu unsurlara misilleme bir saldırı düzenledi. Sistani’ye yakın milisler her iki saldırıya da sert tepki gösterdi.
     
  • Sistani’ye yakın milislerin temsilcileri 18 Mart'ta orduya tamamen entegre olmak için Savunma Bakanı Necah eş-Şemmari ile görüştü. Bakanlık ise çeşitli nedenlerden ötürü tam entegrasyonun hâlihazırda söz konusu olmadığını belirtti.
     
  • Sistani’ye yakın dört Haşdi Şabi milis organizasyonun ısrarları sonuç verdi. 19 Nisan’da imzalanan ancak 22 Nisan’da kamuoyu ile paylaşılan kararname ile bu dört milis grup askerî ve idari olarak doğrudan Başbakan'a bağlandı.
     
  • Dört milis grup 23 Nisan’da yaptıkları ortak açıklamayla resmen Başbakanlık Ofisine bağlandıklarını ilan etti ve diğer Haşdi Şabi unsurlarının da aynı yolu takip etmelerini umduklarını vurguladı.
     
  • İran destekli bazı gruplar Sistani’ye bağlı dört milis grubu ihanetle suçlarken yine bu grupların Haşdi Şabi’den ayrılmaması için tehdit edildikleri iddia edildi.
     
  • Nisan sonu ve mayıs başında, en büyük Haşdi Şabi milis grubunu temsil eden Bedir Tugayları Lideri Hadi el-Amiri, Haşdi Şabi’den ayrılan milis grupları, “ortak yönetim” adı altında bir organizasyona döndürmek için turlara başladı. Sonrasında el-Amiri’nin ikna turlarında başarısız olduğu gündeme yansıdı.


Bağlam

  • Monolitik bir askerî yapı olmayan Haşdi Şabi’nin Sünni ve azınlık gruplar dışında temelde üç ayrı damardan oluştuğu bilinmektedir: İran, Mukteda es-Sadr ve Ayetullah Sistani’ye yakın milis gruplar.
     
  • Bilindiği üzere Haşdi Şabi, Sistani’nin bütün Iraklılara yönelik yaptığı “DEAŞ işgaline karşı gönüllü birlikler kurulsun fetvası” sonrası kurulmuştur. Bu fetva Haşdi Şabi’nin arkasındaki en önemli dinî ve ulusal dayanak olmuştur.
     
  • Sistani’ye yakın gruplar Musul’un Kurtarılması Operasyonu gibi DEAŞ ile muharebe alanlarında savaşsa da temel olarak Irak’ta bulunan Şii türbeleri korumak amacıyla kurulmuştur. Bu bakımdan “Türbe Milisleri” olarak da anılmaktadır. Türbe Milisleri Sistani’nin dinî ve siyasi çizgisinde hareket etmektedir.
     
  • Sistani’ye yakın bu milis grupların İran’a yakın milis gruplar ile alakalı anlaşmazlık süreci ise birkaç yıl öncesine kadar dayanmaktadır. Türbe Milisleri İran destekli gruplarla alakalı idari, siyasi, askerî ve ekonomik şikâyetlerini birçok platformda devlete iletmiştir.
     
  • Kurulduğundan beri Haşdi Şabi Komisyonunda karar alma kademesinde İran destekli milisler baskındır. Dolayısıyla Sistani’ye bağlı milisler, idari heyette adil bir şekilde yer almalarına izin verilmediğini defalarca dile getirmişlerdir.
     
  • Sistani’ye yakın milis gruplar İran’a yakın milis grupların ulus ötesi siyasi-askerî ajandalarından rahatsızdır. Başka bir deyişle İran destekli grupların Suriye iç savaşı ve ABD-İran gerilimine taraf olmalarına karşıdır. Bu bakımdan onların Irak’ın ulusal güvenliğini öncelemediklerini savunmaktadır.
     
  • Dolayısıyla İran yanlısı silahlı milis grupların hükûmet karşıtı gösteriler sırasında protestocuları hedef almasını da ulusal güvenlik ihlali olarak görmüş ve bu durumu sert bir şekilde eleştirmişlerdir.
     
  • Sistani’ye bağlı bu gruplar, milis gruplara mensup ve bu silahlı gruplarla organik bağı olan kişilerin siyasete girmelerine karşı durmuştur. Nitekim Haşdi Şabi’nin Irak Ulusal Ordusuna “tam entegrasyonu“nu 2018 Genel Seçimlerinden önce de dile getirmiştir. Sistani yanlısı gruplar, Haşdi Şabi içerisindeki diğer grupların, Haşdi Şabi’nin adını siyasi kaldıraç olarak kullandıklarını düşünmektedir.
     
  • Sistani’ye yakın milis gruplar devletin Haşdi Şabi İdari Heyetine teslim ettiği tahsisten az pay aldıklarını savunmuş ve birçok milis grubuna maaş ödemelerini türbe fonlarından yapmak zorunda kaldıklarını ilan etmişlerdir.
     
  • Sistani’ye yakın milis gruplar, İran’a yakın Haşdi Şabi gruplarının organizasyonun adı altında yeniden yapılanma ve ulaştırma işleri ve bir bölümü illegal olduğu iddia edilen sınır ötesi ticaret gibi ekonomik faaliyetler yürütmesini eleştirmiştir.


Analiz

  • Türbe Milislerinin bugüne kadar almış olduğu askerî-siyasi konumlanmanın ve ayrılış sürecinin Ayetullah Sistani’nin vizyonunu yansıtmış olduğu görülmektedir. “Irak ulusal çıkarları” vurgusu yapan bu sürecin Sistani’den yeşil ışık alınarak oluştuğu açıktır. Başka bir deyişle Sistani, İran yanlısı Haşdi Şabi unsurlarının askerî, siyasi ve ekonomik stratejilerini reddettiğini bir kez daha göstermiştir.
     
  • Bu milis grupların ayrılma süreci, Sistani’nin İran destekli grupların “ruhani meşruiyetini” alma süreci olarak okunabilir. Bu bakımdan önümüzdeki günlerde İran destekli milislerin yeni bir meşruiyet krizine girmeleri muhtemeldir ki bu krizin önümüzdeki seçimlerde onlar için olumsuz yansımaları olabilir.
     
  • Nitekim, Hadi el-Amiri’nin Sistani’nin temsilcileri ile görüşerek Haşdi Şabi Heyetini ortak yönetelim teklifi götürmesi bu meşruiyet krizini önemsediğini göstermektedir.
     
  • Ayrıca DEAŞ’ın artan saldırılarını ABD’nin organize ettiğini iddia etmeleri, ordunun güçsüzlüğüne vurgu yapmaları ve “yalnız halk isterse kalırız” şeklindeki diskurları; yeni ulusal meşruiyet kaynakları aradıkları yönündeki iddiaları güçlendirmektedir.
     
  • Bölünme aşaması ve sonrasında yeni meşruiyet kaynaklarına vurgu yapan İran yanlısı milis grupların siyasi süreçlere yönelik tehditlerini artırması ve siyasi süreçleri ABD karşıtlığına kanalize etmek istemesi kritiktir. Bu bakımdan, bu gruplar kaybettikleri güce karşın ABD-İran geriliminde hâlâ önemli bir aktör olduklarını göstermektedir.
     
  • El-Mühendis sonrası Haşdi Şabi’nin İran destekli cenahı idari anlamda eşgüdüm krizine girmiştir. Bu durumu değerlendirip Haşdi Şabi’yi Sistani çizgisine çekmeye çalışan Türbe Milisleri, sonrasında orduya tam entegrasyon seçeneğine yönelmişlerdir. Ayrıca yeni bir meydan okumayla diğer milisleri de aynı seçeneği uygulamaya çağırmışlardır. Bu çağrı ise daha fazla milis grubun Haşdi Şabi’yi terk edebileceği ihtimallerini artırmıştır. Dolayısıyla, Haşdi Şabi’nin bölgesel gerilimlerde asimetrik araç olmasını istemeyen Türbe Milisleri için el-Mühendis sonrası, manevra kabiliyeti kazanma süreci olarak okunmuştur.

Haşdi Şabi, Türbe Milisleri, Sistani, Irak, İran, ABD

Irak’ta Elçilik Saldırısı Sonrası Gelişmeler Ne İfade Ediyor?

Taylan Çökenoğlu

Irak’ın 20 Ocak’tan önce ABD-İran çatışmasının sahnesi olacağına dair iddialar artarken sürece Kudüs Güçleri Komutanı Kaani ve Irak Başbakanı Kazımi son hamleleriyle dâhil oldu.

Kazımi’nin Ketaib Hizbullah Operasyonu ve Sonrası

Taylan Çökenoğlu

Mustafa Kazımi başkumandan olarak düzenlediği uyarı niteliğindeki son operasyonla kendisine meydan okuyan grupları saha içinde ilk kez hedef alabileceğini gösterdi.