İRAM 10. Tez Sunumu Etkinliği Gerçekleştirildi

“Türkiye’de İran İmajı: Genel Türk Kamuoyunun ve Seçkinlerin İran Algısı” başlıklı tez sunumu çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) İstanbul tarafından yapılan tez sunumlarının onuncusunda, Mahdieh Aghazadeh Khoei tarafından kaleme alınan “Türkiye’de İran İmajı: Genel Türk Kamuoyunun ve Seçkinlerin İran Algısı” adlı doktora tezinin sunumu yapıldı. Sunum İRAM YouTube kanalından canlı olarak gerçekleşti.

Khoei, sunumunun başında tez konusuna, Türkiye’de İranlılara karşı olumsuz imajı fark ettiğinde ilgi duyduğunu belirtti. Yazar, bu konudaki mevcut literatüre baktığında büyük bir eksiklik olduğunu görerek bu konuyu çalışmaya başladığını ifade etti. Çalışmasını sayısal verilere dayanarak tamamlayan Khoei, Türkiye’de genel kamuoyu ve seçkinlerin İran ve İranlılar konusundaki görüşleri, bu görüşleri belirleyen etkenler gibi meseleleri aydınlatmaya çalıştığını söyledi. Ayrıca genel kamuoyu ve seçkinlerin İran’a dair algılarının benzeştiği ve ayrıştığı noktaları tespit etmeye çalıştığını da ekledi.

Çalışmada birincil ve ikincil olmak üzere iki tip veri kullanılmıştır. İkincil veri, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Pew Araştırma Merkezinin verilerinden oluşmaktadır. Bu verilere göre Türk katılımcıların %37’sinin İran’a karşı görüşü çok olumsuzdur. Bu Merkezin verileri her ne kadar Türk katılımcıların İran’a karşı olumsuz algısını ortaya koyabilmişse de bu olumsuz algının İran halkına mı, yoksa İran Devleti’ne karşı mı olduğunu göstermemektedir. Dolayısıyla daha net sonuçlara ulaşmak amacıyla birincil veri olarak adlandırılacak bir veri havuzu oluşturulmuştur. Eğitim ve gelir seviyesine göre genel kamuoyu ve seçkinler olarak iki farklı grupta incelenen katılımcıların, İran ve İranlılar hakkındaki algılarının değişkenleri analiz edilmiştir.

Veriler karşılaştırmalı bir perspektifle incelendiğinde Türkiye’de genel kamuoyunun ve seçkinlerin İran algılarının büyük oranda benzeştiği görülmektedir. Birincil ve ikincil verilerin kendi içlerindeki değişkenlerine bakıldığında ise birtakım farklılıklar göze çarpmaktadır. Örneğin katılımcılar, yaşları arttıkça İran’a karşı daha olumlu görüşlere sahip olma eğilimi taşımaktadır. Kadın katılımcıların da erkeklere oranla İran’a daha olumlu baktığı anlaşılmaktadır. Katılımcıların genelinin önceki Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’a yaklaşımı, hâlihazırdaki Cumhurbaşkanı Ruhani’den daha olumludur. Katılımcıların İran hakkındaki genel olumsuz yargısının hem İran Devleti’ne hem de İran halkına karşı olduğu anlaşılmaktadır. Yine de olumsuz yargının daha çok İran Devleti’ne yönelik olduğu görülmüştür. İran’a karşı olumlu görüşlere sahip katılımcılardan bazılarının İran müziği ve sinemasıyla ilgilendiği saptanmıştır. Ayrıca İranlı birini tanıyor olmak da İran’a karşı olumlu görüşlere sahip olmada bir etken olarak öne çıkmaktadır. Katılımcıların siyasi yorumları genellikle Türkiye’nin millî güvenlik perspektifiyle uyum içindedir. Katılımcıların çoğu, ABD’nin İran’a siyasi yaptırım uygulamasını onaylamamakta ancak İran’ın nükleer programını sürdürmesini de doğru bulmamaktadır.

Sonuç olarak Khoei’ye göre tez çalışması kapsamında elde edilen veriler, Türkiye’de genel kamuoyunun ve seçkinlerin İran’a bakışının genel olarak olumsuz olduğunu doğrulamıştır. Bununla birlikte İran müziği ve sineması gibi İran kültürüne ait unsurların Türkiye’deki İran algısını olumlu etkilediği görülmüştür. Khoei, sunumunun sonunda iki halk arasındaki ön yargıların azalması için iki toplum ve devlet arasında kültürel iş birliği tavsiyesinde bulunmuştur. Buna ek olarak da karşılıklı temasların artmasının bu ön yargıları ortadan kaldıracağını ifade etmiştir.


Sunumun tamamını izlemek için tıklayınız

İran'da Alkol Zehirlenmesi Vakaları ve Artan Ölümler

Sertaç Sarıçiçek

Alkol zehirlenmesinden kaynaklanan ölümlerin, koronavirüs salgını sonucu yaşanan ölümlerle birlikte düşünüldüğünde İran'ın son zamanlardaki can kaybı faturasını daha ağır bir hâle getirdiği ortadadır.

Ölü ve Hasta Sayıları Gerçekle Ne Kadar Örtüşüyor?

Sertaç Sarıçiçek

Hükûmetin gerçek rakamları açıklamakta düştüğü yetersizlik halkta siyasi sorumluların kifayetsizliği nedeniyle canlarından oldukları düşüncesine kapılmalarına neden olacaktır.