İRAM 18. Tez Sunumu Etkinliği Gerçekleştirildi

“İran’ın Suriye Savaşında Bir Propaganda Aracı Olarak Kullandığı Meddahlar” başlıklı yüksek lisans tezinin sunumu yapıldı.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) İstanbul tarafından yapılan tez sunumlarının on sekizincisinde, Adem Yılmaz tarafından Paris Sosyal Bilimler İleri Araştırmalar Okulu hazırlanan “İran’ın Suriye Savaşında Bir Propaganda Aracı Olarak Kullandığı Meddahlar/ Les Maddahs (les chantres religieux) un outil de propagande utilisé par l’Iran dans la guerre en Syrie” başlıklı yüksek lisans tezinin sunumu yapıldı. Sunum, İRAM YouTube kanalından canlı olarak yayımlandı.

Yılmaz, sunumuna konuya ilgisinin nasıl oluştuğunu anlatarak başladı. İran’da bulunduğu yıllarda İran’ın Orta Doğu politikasını merak etmeye başladığını belirtti. Ayrıca Muharrem ayındaki matem merasimlerini görmesiyle Şii taziye kültürüne ve meddahlığa ilgisinin derinleştiğini ifade etti. Konuyla ilgili yaptığı ön araştırmalar sonucu Şii sosyal-dinî hayatında önemli yerleri olan meddahların, Suriye Savaşı’nda İran İslam Cumhuriyeti tarafından propaganda unsuru olarak kullanıldığını tespit ettiğini söyleyen Yılmaz, sunumunda şu sözlere yer verdi: 

Arapça kökenli bir kelime olan meddah, Türk halk kültüründe güldürme odaklıyken Şii İran kültüründe ağlatmaya yönelik bir terimdir. Meddahlığın tarihi, Şiiliğin ilk dönemlerine kadar uzanmaktadır. Erken dönemde birtakım hadiselerin meddahlık kültürünün oluşumuna zemin hazırladığı rivayet edilir. Bu rivayetler içinde özellikle Kerbela şehitlerinin arkasından yakılan ağıtların ve söylenen şiirlerin Şiiler arasında meddahlık kültürünün oluşumunda etkili olduğu savunulur. Meddahların önemli rol oynadıkları matem merasimleri Emevi ve Abbasi dönemlerinde kısıtlamaya maruz kalmıştır. Şii Büveyhiler Dönemi’nde ise matem törenlerinin devlet desteği ile gerçekleştiği tarihî kaynaklardan anlaşılmaktadır. Selçukluların İran’a hâkim olmasıyla meddahlık devlet desteğini yitirmiş ancak Safevilerin iktidara gelişi ile tekrar önem kazanmıştır. Bu dönemden Pehlevi iktidarına kadar meddahlığın Şii İran toplumunda kökleştiği anlaşılmaktadır. Pehlevi Dönemi’nde ise matem merasimlerine ve dolayısıyla meddahlığa kısıtlama getirilmiştir. Bu kısıtlamaya rağmen 1979 İslam Devrimi öncesi meddahlığın siyasallaştığı görülmektedir. İran İslam Cumhuriyeti’nin tesisi ile birlikte meddahlığın toplumsal hayatta etkin rol oynadığı söylenebilir. İran-Irak Savaşı’ndan itibaren meddahlar, iç ve dış meselelerde bilhassa rehberlik makamının güdümünde faaliyet göstermişlerdir.

Meddahların Şii İranlılar üzerinde etkili olmaları İran’da devrim rehberi başta olmak üzere müesses nizamın birçok birimi açısından halkın istenilen hedefe yönlendirilmesinde araç olarak kullanılmalarına alan açmıştır. Meddahların propaganda aracı olarak kullanılmalarının yakın dönemdeki en çarpıcı örneklerinden birini Suriye Savaşı teşkil eder. Meddahlar, çeşitli törenlerde şehitliği övücü dokunaklı şiirler okuyarak halkı Suriye Savaşı’na katılmaya teşvik etmektedir. Bu törenler içinde bilhassa şehit cenazeleri önem arz etmektedir. Ayrıca meddahlar, Suriye’de cepheye giderek savaşçıları yüreklendirmektedir. Kimileri meddahlık vazifesinin yanında savaşçı olarak da cephede bulunmuştur. Tez çalışması kapsamında 24 meddahla yapılan görüşmeler bu meddahların Suriye Savaşı’ndaki rollerini aydınlatmakla kalmamış; söz konusu meddahların bu savaşı nasıl gördüklerini de açığa çıkarmıştır. Meddahlar, Suriye Savaşı’nı Şam’daki Seyyide Zeynep Türbesi’nin korunması, din savaşı ve vatan savaşı gibi başlıklar üzerinden değerlendirmektedir. Hz. Hüseyin’in kardeşi Seyyide Zeynep’in türbesinin Şam’da bulunması, İran’ın savaşa katılımını meşrulaştırıcı bir unsurdur. Ayrıca Suriye Savaşı, kafirlere karşı verilen bir mücadele olarak görüldüğü için din savaşı niteliği taşır. İlk iki başlığa ek olarak meddahlar, Suriye Savaşı’nı vatan savunması olarak da görmektedir. Meddahların İran’ın Suriye’deki varlığını kendi sınırlarının savunması olarak görmesi konu hakkında Devrim Rehberi Hamenei’nin görüşleriyle benzer niteliktedir. Ayrıca vatan savunusu söyleminin seküler İranlıları da ikna ettiği söylenebilir. 

Program, Yılmaz’ın sunumunun ardından izleyicelerden gelen meddahlığın İran toplumundaki yeri ve sokak meddahlarına dair soruları yanıtlamasıyla sona erdi.


Programın tamamını izlemek için tıklayınız
 

İran’da Gündemden Düşmeyen Çocuk Evlilikleri Sorunu

Sertaç Sarıçiçek

Kadın ve erkekler için yasal kabul edilen evlenme yaşlarına dikkat edildiğinde İran’da çocuk evliliklerinin yaşanmasında asıl etkenin medeni kanunun kendisi olduğu görülecektir.

Bir Hesaplaşma Arenası Olarak Televizyon Dizisi: Gandu

Turgay Şafak

İran Devleti’ne ait bir televizyon kanalında yayımlanan dizide, mevcut hükûmete açıkça ülkeyi casusların cirit attığı bir yere çevirdikleri suçlamasının yöneltilmesi dikkatleri çekmektedir.