İRAM 9. Tez Sunumu Etkinliği Gerçekleştirildi

“İran’ın Modernleşme ve Meşrutiyete Geçiş Sürecinde Önemli Bir Aktör: Mirza Malkum Han (1833-1908)” başlıklı tez sunumu çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) İstanbul tarafından yapılan tez sunumlarının dokuzuncusunda, Mikail Devebakan tarafından kaleme alınan “İran’ın Modernleşme ve Meşrutiyete Geçiş Sürecinde Önemli Bir Aktör: Mirza Malkum” adlı yüksek lisans tezinin sunumu yapıldı. Sunum İRAM YouTube kanalından canlı olarak gerçekleşti.

Mikail Devebakan, sunuma tez konusuna nasıl ilgi duyduğunu ve tez çalışması için İran’da yaptığı araştırmaları anlatarak başladı. Tezinin bölümleri hakkında özet bilgiler verdikten sonra Mirza Malkum Han’ın çocukluğu, ailesi ve erken dönemde aldığı eğitimden bahsetti. Özellikle Fransa’da aldığı eğitimin, Malkum Han’ın zihniyetinin şekillenmesinde son derece etkili olduğunu belirten Devebakan, Malkum Han’ın entelektüel ve siyasi faaliyetlerinden ayrıntılı olarak bahsetti.

Malkum Han Fransa’dan döndükten sonra yeni açılan Darülfünun’da tercümanlık yapmıştır. Bununla birlikte, halka ve devlet adamlarına açık ortamlarda birtakım deneyler yaparak onları cezbeden Malkum Han, kısa süre içinde Nasırüddin Şah’ın ilgisini de kazanabilmiştir. Bilhassa Darülfünun ile saray arasında İran’da ilk kez olmak üzere telgraf hattını kurmasının Şah’ı memnun ettiği anlaşılmaktadır. Malkum Han hayal ettiği değişimleri Şah ve dönemin devlet ricali ile arasındaki iyi ilişkileri kullanarak gerçekleştirmek istemiştir. İran toplumunu dönüştürmek için önce İranlıları dönüştürmek gerektiğini bilen Malkum, Fransa’da gördüğü Mason Locası’na benzer tarzda bir oluşum olan “Feramuşhane”yi kurar. Bazı şehzadeler ve devlet adamlarının devam ettiği bu yarı gizli oluşumda meşruti ve hatta cumhuriyetçi fikirlerin tartışıldığı dedikodusu üzerine Nasırüddin Şah, bu örgütü kapatır ve Malkum Han’ı Bağdat’a sürgüne yollar. Daha sonra İstanbul’a giden Malkum Han burada bazı Osmanlı devlet adamlarıyla yakınlık kurar. Nasırüddin Şah’ın kendisini affetmesinden sonra Londra Elçiliğine atanır. Şah’ın Avrupa ziyaretinde gösterdiği yararlılıklardan dolayı Şah tarafından övülerek taltif edilir. Buna rağmen bir süre sonra adının karışacağı Reuter ve Piyango imtiyazı yolsuzluklarından dolayı Nasırüddin Şah’ın gözünden tamamen düşerek elçilik görevinden azledilir. Malkum Han bu tarihten sonra Kanun gazetesini kurarak İran’da meşruti fikirlerin yayılması için çalışmaya devam eder. 1890-1898 yılları arasında çıkan gazetenin İran’a kaçak olarak getirilerek meraklılarınca gizli gizli okunduğu bilinmektedir. Muzafferüddin Şah’ın tahta çıkmasıyla Malkum Han’ın İran Devleti ile arası tekrar düzelir. Bu dönemde Roma’ya elçi olarak atanan Malkum Han, Meşrutiyet Devrimi’ne kadar bir daha yenilikçi fikirlerinden bahsetmez.

Malkum Han’ın entelektüel faaliyetleri de en az siyasi ve diplomatik kariyeri kadar önemlidir. Kitabçe-i Gaybî veya Defter-i Tanzimat adlı risalesinde İran’da yapılması gereken idari ıslahatları anlatır. Bu risalede Osmanlı Devleti’nde yapılan Tanzimat reformlarının etkisi barizdir. Refik ve Vezir adlı risalede ise dönemin liyakatsiz vezirlerini eleştirir. Sırat-ı Müstakim adlı risalede dinin modernleşme karşısında bir engel olmadığını anlatır. Malkum Han’ın toplumda değişimi sağlamak istediği bir başka alan alfabe değişikliğidir. Mirza Fethali Ahundzade ile bu konuda iş birliği yapan Malkum Han, Şeyh ve Vezir adlı eserinde Latin harflerinin gerekliliği üzerinde durur. Malkum Han siyasi ve sosyal konuların dışında ekonomi ile ilgili de görüşler ileri sürmüştür. Örneğin, Usul-i Terakkî adlı risalesinde İran’ın ekonomik çöküşten nasıl kurtulacağına dair çareler arar. Ayrıca yabancı sermayenin İran’a nasıl çekilebileceğine dair tavsiyelerde bulunur.

Sunumunun sonunda Malkum Han’ın entelektüel ve siyasi faaliyetlerinin genel bir özetini veren Devebakan; Malkum Han’ın, Batılı değerlerin İranlılar tarafından benimsenmesini arzu ettiğini belirtmiştir. Devebakan’a göre eserlerinde yer yer İranlıları küçümseyen Malkum Han, yapılacak reformların İslam dinine uygun olduğunu belirterek ulemayı ve halkı ikna etmek istemiştir.

1398 Yılında İran’da En Çok Hangi Kitaplar Okundu?

Turgay Şafak

İran’da geçtiğimiz yıl en çok okunan kitaplar arasında yerli yazarların edebi eserleri tercih edilirken çeviri eserlerde popüler edebiyat ve kişisel gelişim kitapları tercih edilmiştir.

Tahran’da Hava Kirliliği Sorunu

Sertaç Sarıçiçek

Son haftalarda onlarca kişinin ölümüne yol açan grip vakalarının, hava kirliliğinin etkisiyle daha çok artması İran halkının önümüzdeki günlerde karşılaşabileceği önemli sağlık sorunlarından biridir.