İran Atom Enerjisi Kurumuna Siber Saldırı

Kendilerini Black Reward olarak tanıtan bir grup İranlı bilgisayar korsanı; siber saldırıyı, İran'daki protestoculara destek amaçlı yaptıklarını belirtmiştir.

İran Atom Enerjisi Kurumu (İAEK), 23 Ekim Pazar günü alt kuruluşlarından biri olan İran Nükleer Güç Üretim ve Geliştirme (NPPD) Şirketine ait bir e-posta sunucusunun yabancı bir ülkeden saldırıya uğradığını ve elde edilen bilgilerin yayımlandığını doğruladı. Kendilerini Black Reward olarak tanıtan bir grup İranlı bilgisayar korsanı, gerçekleştirdiği siber saldırıyı Twitter hesaplarından açıklamıştı. Buna göre grup, NPPD’ye ait bir e-posta sunucusuna eriştiğini ve 100 binden fazla e-posta içeren (50 GB üzerinde) dosyaları sızdırdığını belirtti. Black Reward, sızdırılan dosyaların "Buşehr Nükleer Santralinin farklı bölümlerinin yönetim ve işletim programları, söz konusu tesiste çalışan İranlı ve Rus uzmanların pasaportları ve vizeleri ile yerli ve yabancı ortaklarla atom geliştirme sözleşmeleri ve anlaşmaları"nı içerdiğini aktardı. Söz konusu grup; eylemi, İran'daki protestoculara destek amaçlı yaptığını da eklemiştir. Black Reward; 21 Ekim günü, protestolar sırasında tutuklanan kişiler serbest bırakılmazsa 24 saat içinde elde edilen bilgileri yayımlamakla tehdit etmişti

İAEK, "Bu hareket kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla yapıldı." açıklamasında bulundu. İAEK ayrıca saldırı sonrası elde edilen ve kamuoyu ile paylaşılan bilgilerin “teknik, rutin ve günlük alışveriş niteliğindeki mesajlaşmalar” olduğunun altını çizerek bu bilgilerin önemsiz olduğu mesajını verdi. Black Reward ise belgelerin, İran’ın Nisan 2021 tarihinden bu yana P4+1 ve ABD ile yürüttüğü nükleer müzakereleri olumsuz etkileyecek kadar önemli belgeler olduğunu iddia etti. Black Reward'ın Twitter'da da detaylandırdığı çekimler arasında teknik detaylar ve raporların da olduğu iddia ediliyor. Sızdırılan bilgilerin nicelik olarak çokluğu göz önünde bulundurulursa belgelere dair kapsamlı bir değerlendirme sunmak için henüz çok erken gözükmektedir.

Black Reward grubunun hedefi olan NPPD Şirketi, 2004 yılında İAEK’nin nükleer elektrik santralleri bölümünden (Nuclear Power Plants-NPP) sorumlu şirket olarak resmen onaylanmıştır. İAEK’ye bağlı olan NPPD Şirketi, nükleer enerjinin güvenli üretimi ve geliştirilmesi alanındaki faaliyetlerinin organizasyonu ile uygulanmasından ve ayrıca İAEK’yi denetleme ve gözetim dâhil bu alandaki bazı faaliyetlerine rehberlik etmekten ve yürütmekten sorumludur. NPPD, İran’ın ilk ticari ve hâlihazırdaki tek operasyonel nükleer reaktörü olan Buşehr-1 tesisinin operatörüdür. Buşehr Nükleer Elektrik Santrali, 2002 yılında İran’ın gizli nükleer faaliyetlerinin açığa çıkmasından bu yana “İran’ın gizli nükleer projesinin halka açık yüzü” olarak bilinmektedir. Diğer bir ifadeyle Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) İran’da denetim ve gözetim faaliyetlerini diğer nükleer tesislere göre görece daha kolay yürütebildiği yegâne nükleer tesislerden biri denilebilir. Örneğin 2013 yılında, UAEA’nın Buşehr Nükleer Elektrik Santraline 24 saat erişimini sağlayan Ortak Eylem Planı’nın ( Joint Plan of Action- geçici nükleer anlaşma) imzalanmasıyla Ajansın tesis üzerindeki nüfuzu zirve yapmıştır. Bundan dolayı sızdırılan bilgi ve belgelerin, İran’ın P4+1 ve ABD ile yürütülen müzakerelerin gidişatını engelleyecek nitelikte olduğu iddiası tartışmaya açıktır.

Nükleer Müzakerelerde Yeni Değişkenler ve Muhtemel Etkileri

Gözde Toprak Ergün

Tarihten örneklere bakıldığında Batılı devletlerin kriz zamanı geçtikten sonra İran ile diplomasi yolunu seçtikleri görülmektedir.

ABD-Katar Stratejik Diyaloğu’nun Beşincisi Gerçekleşti

Gözde Toprak Ergün

ABD, Katar’ın geçmişte olduğu gibi İran ile aralarındaki ara buluculuk rolünü tekrar üstlenmesi konusunda beşincisi gerçekleşen stratejik diyalog platformunu fırsat olarak kullanmış olabilir.