İran Basınında Öne Çıkanlar (21-29 Ekim)

HABER ANALİZ 31.10.2022
Dilara Eştürk Araştırmacı

Geçtiğimiz hafta; İran’ın Zengezur Koridoru yakınlarında başkonsolosluk açması, Şah Çerağ Türbesindeki terör saldırısı ve DMO ile İstihbarat Bakanlığının protestolara ilişkin ortak bildirisi mercek altına alınmıştır.

İran’ın Zengezur Koridoru Yakınlarında Başkonsolosluk Açması

İran’ın, Aras Nehri’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikatın ardından İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın katılımıyla Zengezur Koridoru’nun yakınlarında yer alan Ermenistan’ın Kapan kentinde İran Başkonsolosluğu açılması, İran basını tarafından yakından takip edilmiştir. Ülkenin en eski yerel gazetelerinden biri olan ve İran İslami Şûra Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a yakınlığıyla öne çıkan Horasan gazetesi, “Tahran’ın Sünik’ten Bakü’ye Manidar Mesajı” manşetine yer vermiş ve Zengezur Koridoru’na ilişkin “Gerginlik, 40 km’lik bir güzergâha dayalı. Farklı isimlerle adlandırılsalar da İran ile Ermenistan arasındaki sınır çizgisinden başka bir şey olmayan bir güzergâha...” ifadeleri kullanılmıştır.

Devrim Muhafızları Ordusuna (DMO) yakınlığıyla bilinen Cevan gazetesi; Kapan-Goris stratejik güzergâhının, İran’ın Avrupa’ya açılan önemli ticaret yollarından birini oluşturduğunu belirtmiş ve Azerbaycan sınırındaki askerî tatbikat ile Kapan Başkonsolosluğunun açılmasının eş zamanlı olarak gerçekleşmesine dikkat çekmiştir: “Savunma ve politika alanlarındaki bu eylemlerin eş zamanlı olarak gerçekleşmesi, 13. hükûmetteki koordineli saha ve diplomasi politikasının göstergesidir. Eğer devamı gelirse ulusal çıkarları ve güvenliği, eskisinden daha fazla koruyabilecek iyi bir politika.” Ayrıca aynı gazetenin başka bir sayısında “Komşular Güç Tatbikatının Mesajını Aldı” başlığı kullanılmıştır. Tahran Belediyesinin uhdesinde yayımlanan Hemşehri gazetesi ise mezkûr gelişmeyi “Güç Tatbikatının Dost ve Düşmana Mesajı” manşetiyle servis etmiştir.

Reformcu çizgide hareket eden İbtikar gazetesi, “İran’ın Güney Kafkasya’daki Stratejik Kırmızı Çizgisi” manşetli yazısında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Abdullahiyan’ın ziyaretiyle eş zamanlı olarak Azerbaycan’a gittiğine dikkat çekmiştir. Bunun yanında “Bakü’nün, 44 gün süren 2020 Karabağ Savaşı’nda elde ettiği ilerleme nedeniyle yakın bir zamanda gerilimin tırmanacağı öngörülmüyordu ancak beklenenin aksine İlham Aliyev; Türkiye’nin, İsrail’in ve belki de NATO’nun desteğiyle havada uçuşan bir oyuna başlamış görünüyor.” ifadelerine yer verilmiş ve Zengezur Koridoru, “Turan Koridoru” olarak telakki edilerek “tehlikeli bir bölgesel proje” olarak nitelendirilmiştir. Ayrıca “Zengezur Koridoru, ister bölgedeki Türk cumhurbaşkanlarının emelleri ister ABD ve siyonist rejimin İran’a baskı yapma planı isterse de İpek Yolu’nu yeniden canlandırma kapsamında olsun; İran, bu sınır değişikliğine izin vermeyecektir.” ifadelerine yer verilmiştir. 

Eski Cumhurbaşkanı Ekber Haşimi Rafsancani’ye yakınlığıyla bilinen Arman-ı İmruz gazetesi, farklı bir sayısında “Bakü, İran Karşıtı Komplonun Merkezi” manşetli bir yazı sunarak Azerbaycan’ı hedef almıştır. Ticaret gazetesi ise “Abdullahiyan Kafkasya Bölgesindeki Kışkırtıcı Eylemlere Karşı Uyardı: Sınırlardaki Değişiklik İran’ın Kırmızı Çizgisidir” manşetine yer vermiştir. Yeşil Hareket’in lideri Mehdi Kerrubi’nin partisi olan İtimad-ı Millî Partisine yakınlığıyla bilinen İtimad gazetesi, söz konusu gelişmeyi “İran’ın Kafkasya’daki Net Mesajı” başlığıyla okuyucuya aktarmıştır. 

Zengezur Koridoru’nun açılmasına ilişkin tartışmaların yeniden ivme kazanmasıyla birlikte İran-Azerbaycan arasında tırmanan gerginliğin, İran basınına da yansıdığını söylemek mümkündür. Geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi gazeteler, söz konusu gerginlik kapsamında yaşanan gelişmeleri çok yönlü bir zeminde derinlemesine irdelemekte ve Tahran yönetiminin bu konudaki yaklaşımıyla paralel bir çerçeve sunmaktadır. Genel itibarıyla İran’ın, Azerbaycan sınırındaki askerî tatbikatı ile Zengezur Koridoru yakınlarında açılan başkonsolosluğunun, Azerbaycan’ın yanında Türkiye’ye de gereken cevabı verdiği değerlendirmesinde bulunulmaktadır. Zengezur Koridoru’nun İran için ulusal güvenlik meselesi olduğu, tehditkâr ve manipülatif bir yaklaşımla net bir şekilde vurgulanmıştır. Bazı yayınlarda İran’ın, bu konuda hem sahada hem diplomaside başarılı bir politika izlediği değerlendirilmektedir. Öte yandan Erdoğan’ın, Abdullahiyan’ın Ermenistan ziyaretiyle eş zamanlı olarak gerçekleşen Azerbaycan ziyareti ve Aliyev ile birlikte Zengilan Havalimanının açılışına katılmasının ise bilinçli olarak göz ardı edildiğini belirtmek mümkündür. 

Şiraz’daki Şah Çerağ Türbesine Terör Saldırısı

İran’ın Fars iline bağlı Şiraz kentinde bulunan Şah Çerağ Türbesine DEAŞ tarafından düzenlenen terör saldırısı, İran basınında öne çıkan en dikkat çekici gelişmeler arasında olmuştur. İran Radyo ve Televizyon Kurumunun çatısı altında faaliyet gösteren Cam-ı Cem gazetesi, söz konusu gelişmeyi son protesto gösterilerine bağlamış ve daha önce protestolar kapsamında İran’ın Suriyeleştirildiği uyarısında bulunduğunu hatırlatmıştır. Devrim Rehberi’nin uhdesinde yayımlanan Keyhan gazetesi de benzer bir çerçeve sunarak saldırının faillerinin kimler tarafından teşvik edildiği sorusuna cevap aramış ve “İsyancılarla gerektiği gibi ilgilenilse ve harekete geçilseydi belki dünkü olaya tanık olmayacaktık. Teröristler de bu suçu işlemeye münasip bir ortam bulamayacaktı. Ne yazık ki isyancılar ve destekçilerinin hoşgörüsü, meseleyi bu noktaya getirdi.” ifadelerine yer vermiştir. 

Muhafazakâr çizgideki Direniş Cephesine yakınlığıyla bilinen Vatan-ı İmruz gazetesinin “Mazlum İran” manşetli yazısında; yabancı medyanın, saldırıyı protestolarla ilişkilendirerek Tahran yönetiminin protestocuları daha sert davranmak için gerçekleştirdiği iddiaları kınanmış ve bu durum, “küstahça bir hareket” olarak nitelenmiştir. Meclis Başkanı Kalibaf’a yakın Horasan gazetesi; olayı, “Şah Çerağ’da Tekfirci Cinayet” manşetiyle okura sunarak yetkililerin açıklamalarını aktarmıştır. Şark, Arman-ı İmruz, Aftab-ı Yezd, İran, İttilaat ve Cumhuri-yi İslami gazeteleri gibi yayınlar da ilk sayfada veya manşette yer vermiştir. 

İran’da neşredilen hemen hemen bütün önemli matbu basın kuruluşları söz konusu terör saldırısını manşete taşımış ve “terör” vurgusunda bulunmuştur. Gazetelerin genelinde, saldırıya içeriden ve dışarıdan gelen tepkileri detaylı olarak irdeleyen analizlere yer verilmiştir. Bazı gazetelerin ilk sayfasında, Devrim Rehberi Ali Hamenei’nin saldırı sonrası “düşmana karşı birlik” çağrısına vurgu yapılmaktadır. Öte yandan farklı siyasi yaklaşımları benimseyen gazeteler, konuyu hemen hemen benzer perspektiflerle yorumlasa da muhafazakâr ve Tahran yönetimiyle iltisaklı gazetelerin daha radikal ve sert bir zemin sunduğu; buna karşılık muhalefet pozisyonundaki reformcu veya ılımlı çizgideki gazetelerin ise daha ihtiyatlı bir dil kullanmaya çalıştığı görülmektedir. Bazı muhafazakâr ve Tahran yönetimiyle iltisaklı gazeteler, saldırıyı “isyan” olarak telakki edip son yaşanan protesto gösterileriyle ilişkilendirerek “düşman”, “komplo”, “tekfirci” vb. anahtar kavramlarla siyasal düzenin yıkılmaya çalışıldığını ancak başarısız olunacağını ifade etmişlerdir.

Terör Saldırısına Karşı Düzenlenen Halk Yürüyüşleri

Şiraz’daki Şah Çerağ Türbesinde yaşanan terör saldırısına karşı tepki olarak birçok ilde düzenlenen halk yürüyüşleri, geçtiğimiz hafta İran basını tarafından öne çıkartılan diğer bir gelişme olmuştur. Eski Cumhurbaşkanı Rafsancani’ye yakın Arman-ı İmruz gazetesinde “‍İran’ın terörle mücadelede sesini dünyaya duyurmak için ülkenin çoğu ilinde büyük bir ihtişamla yürüyüşler düzenlendiği” belirtilmiştir. Tahran Belediyesinin uhdesi altında neşredilen Hemşehri gazetesinde, “Sokak isyanları projesinin başarısızlığa uğraması, isyancıların ikinci planını yani profesyonel teröristlerin iş birliğiyle terör komplosu planını devreye soktu. Öyle ki bu plana göre sivil halk ile güvenlik görevlilerinin canına kastederek İran’ın siyasi ve sosyal denklemleri ve belki de sistemin zeminini sarsmayı hedeflediler.” ifadeleriyle bu eylemin, İran milletini her zamankinden daha fazla birbirine bağladığı ileri sürülmüştür. İran’ın en eski yerel gazetelerinden biri olarak kabul edilen ve Meclis Başkanı Kalibaf’a yakınlığıyla öne çıkan Horasan gazetesi ile İran Radyo ve Televizyon Kurumunun çatısı altında faaliyet gösteren Cam-ı Cem gazetesi ise birlik ve beraberliğe vurgu yapan manşetlere yer vermiştir. İttilaat, İran ve Şark gazetesi gibi diğer yayınların da söz konusu gelişmeyi ana sayfaya taşıdığı görülmektedir.

İran basını, söz konusu yürüyüşleri terör saldırısıyla parelel bir şekilde işlemiştir. Genel itibarıyla teröre karşı birlik ve beraberlik vurgusunun ön plana çıkarıldığı gözlemlenmiştir. Bazı gazetelerde; saldırı, son yaşanan protesto gösterileri kapsamında değerlendirilerek sistemin yıkılmaya çalışıldığı vurgusu yapılmış ancak İran halkının bu tuzağa düşmediği aksine birlik duygusunun daha da güçlendiği öne sürülmüştür.

İstihbarat Bakanlığı ile DMO İstihbarat Teşkilatının Ortak Bildirisi

İran İstihbarat Bakanlığı ile DMO İstihbarat Teşkilatının son protesto gösterilerine ilişkin ortak bir bildiri yayımlayıp Türkiye de dâhil olmak üzere birçok ülkeyi sorumlu ilan etmesi, İran gazetelerinin gündemini meşgul eden gelişmeler arasında yer almıştır. İran’ın resmî haber ajansı IRNA’ya bağlı İran gazetesi, söz konusu bildiriyi “Yıkım Projesinin Başarısızlığı” manşetiyle okura sunmuştur. Meclis Başkanı Kalibaf’a yakınlığıyla bilinen Horasan gazetesi, “DMO İstihbarat Teşkilatı ile İstihbarat Bakanlığının CIA’in Son İsyanlardaki Rolüne İlişkin Bildirisi” başlığını kullanırken İran Radyo ve Televizyon Kurumunun denetiminde yayımlanan Cam-ı Cem gazetesi ise “İran’ı Yok Etme Projesi Ortaya Döküldü” manşetine yer vermiştir. Devrim Rehberi’ne bağlı İttilaat gazetesi, “Yabancı İstihbarat Servisleri ve Düşünce Kuruluşlarının Son Karışıklıklardaki Rolü İfşa Oldu” başlığını kullanmayı tercih etmiştir. 

Reformcu veya ılımlı bir siyasi duruşa sahip gazeteler de söz konusu gelişmeyi benzer ifadelerle okura sunmuştur. Aftab-ı Yezd gazetesi “İstihbarat Bakanlığı ile DMO İstihbarat Teşkilatının Ortak ve Önemli Açıklaması”; eski Cumhurbaşkanı Rafsancani’ye yakın Arman-ı Millî gazetesi ise “Perdenin Arkasındaki Eller” manşetlerini kullanmıştır. Yeşil Hareket’in lideri Kerrubi’nin partisi olan İtimad-ı Millî Partisine yakınlığıyla bilinen İtimad ve Merdumsalari Partisine yakın Merdumsalari gazetesinin yanında İbtikar Gazetesi de mezkûr bildiriyi ilk sayfaya taşıyan diğer reformcu ve ılımlı yayınlar arasında yer almıştır. 

Sonuç olarak İran basınının İstihbarat Bakanlığı ile DMO İstihbarat Teşkilatının son protesto gösterilerine ilişkin ortak bildirisine yönelik analizlere yer vermeyip daha çok bildiriyi doğrudan veya dolaylı olarak okura sunduğu görülmektedir. Muhafazakâr ve Tahran yönetiminin uhdesinde neşredilen gazetelerin, mezkûr bildiri kapsamında “dış mihrakların İran’ı yok etme projesinin ifşa olduğunu” vurguladığı görülmektedir. Buna karşılık reformcu veya ılımlı bir yayın politikası izleyen gazetelerin de daha tarafsız ve sade bir yaklaşımla konuyu yorumladığı gözlemlenmiştir.

Aliyev’in Tahran’a Uyarılarının İran’daki Yansımaları

Dilara Eştürk

İran’dan gelen tepkilerde, Azerbaycan ve Türkiye yönetimlerine yönelik tehditkâr ve manipülatif bir yaklaşım göze çarparken İran Türkleri ve Azerbaycan halkına karşı bütünleştirici bir perspektif gözlemlenmiştir.

İran Basınında Öne Çıkanlar (13-19 Ekim)

Dilara Eştürk

İran gazeteleri, geçtiğimiz hafta Azerbaycan sınırındaki askerî tatbikatın yanı sıra protestolar kapsamında Evin Hapishanesindeki isyan ve Erdebil’de lise öğrencilerine ölümcül şiddet iddiası gibi gelişmeleri irdelemiştir.