İran Basınında Öne Çıkanlar (29 Ağustos-2 Eylül)

HABER ANALİZ 05.09.2022
Dilara Eştürk Asistan

Irak’taki son gelişmeleri irdeleyen İran basını, tırmandırma stratejisiyle hareket eden Sadr’ın “başarısızlığını” vurgularken Ayetullah Hairi’nin, Irak-İran Şiiliği mücadelesini başka bir boyuta eviren hamlesini öne çıkarmıştır.

Şii Lider Mukteda es-Sadr’ın Siyasetten Çekilmesi

Irak’ta siyasi çıkmaza giren hükûmet krizinin ardından Sadr Hareketi’nin tabanındaki fetva makamı olan Şii Taklit Mercisi Ayetullah Kazım el-Hairi, mercilikten çekileceğini açıklayarak takipçilerinden Ayetullah Ali Hamenei’yi takip etmelerini istemiştir. Bunun üzerine hareketin lideri Mukteda es-Sadr da siyasetten tamamen çekildiğini duyurmuş ve kitleleri mobilize etme gücüne müracaat etmiştir. Nihayetinde Sadr destekçilerinin başlattığı eylemler silahlı çatışmalara dönüşerek ülkeyi savaş alanına çevirmiştir. “Irak Çöküşün Eşiğinde” tartışmalarına ivme kazandıran bu gelişmeler, İran basını tarafından yakından takip edilmiştir.

İran Radyo ve Televizyon Kurumuna bağlı Cam-ı Cem gazetesinde, Sadr’ın her zamanki gibi “öfkeli ve alaycı” bir tutumla siyasetten çekildiği belirtilmiş ve söz konusu gelişmeler 2019 olaylarına benzetilmiştir. Bunun yanında yaşanan gelişmelerde ABD ve İsrail’in rolüne dikkat çekilmiştir. Tahran Belediyesine bağlı Hemşehri gazetesinde, Sadr’ın çekilme hamlesinin Iraklı politikacıların önüne net bir yol koymak yerine, onları Sadr’ın bir sonraki hamlesini endişeyle beklemeye mecbur bıraktığı ifade edilmiştir. Devrim Muhafızları Ordusuna (DMO) yakınlığıyla bilinen Cevan gazetesi ve Devrim Rehberi’nin uhdesinde yayımlanan İttilaat gazetesinin yanında İran’ın resmî haber ajansı IRNA’ya bağlı İran gazetesi ve muhafazakâr bir yayın politikası izleyen Vatan-ı İmruz gazetesi; Hairi’nin mercilikten ayrıldığını açıklayarak takipçilerinden Hamenei’yi takip etmelerini istemesini ön plana çıkarmış ve onun Irak’ın bölünmesine karşı çıktığını vurgulamıştır.

Reformcu çizgide hareket eden matbu basın kuruluşlarında da söz konusu gelişmenin benzer bir zeminde irdelendiğini belirtmek mümkündür. Eski Cumhurbaşkanı Ekber Haşimi Rafsancani’ye yakınlığıyla bilinen Arman-ı İmruz gazetesinde yayımlanan “Mukteda es-Sadr’ın Perde Arkası” başlıklı yazıda, Sadr’ın birçok kez siyasi sahneden çekildiği vurgulanarak istifasının ciddiye alınmaması gerektiği ifade edilmiştir.  Aynı gazetenin çatısı altında faaliyet gösteren Arman-ı Millî gazetesi ise bahsi geçen gelişmeyi, “Irak’ta Siyasi Çıkmazda Mukteda es-Sadr Kilidi” manşetiyle okura sunmuştur. İtimad-ı Millî Partisinin yayın organı İtimad gazetesi, “Sadr’ın Batışı” manşetini kullanırken Merdumsalari Partisinin yayın organı Merdumsalari gazetesi, “Mukteda es-Sadr’ın Siyasetten Beklenmedik İstifası” başlığına yer vermiş; İbtikar gazetesi ise “Macera Dolu Bir Veda” başlığını tercih etmiştir. 

Bunlara ek olarak gazetelerin, Sadr’ın çağrısı üzerine başkent Bağdat’taki silahlı destekçilerinin alandan çekilmeye başlamasını da manşetlere taşıdığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda konu; Hemdili gazetesi “30 Ölü ve 700 Yaralıdan Sonra Gelen Özür”, İran gazetesi “Özür ve Geri Çekilme” ve Cevan gazetesi ise “Bağdat’taki Kardeş Katlinden Sonra Sadr: Utanıyorum” manşetiyle okuyucuya sunulmuştur. Bunun dışında Cam-ı Cem gazetesi, “Irak’ta Komplo Başarısız Oldu; Merciyet, ABD’nin Rüyasına Son Verdi” başlığını kullanırken Sazendegi gazetesi, Sadr’ın geri çekilse bile Irak’ta siyasi çıkmazın devam edeceğini vurgulamıştır. Ayrıca İtimad ve İttilaat gibi bazı yayınlar da Sadr’ın, yaşanan çatışmalar sonrası Irak halkından özür dilemesini ön plana çıkarmıştır. 

İran’da muhafazakâr ve reformcu çizgideki matbu basın kuruluşları, Sadr’ın siyasetten çekilme kararı ve sonrasında yaşanan gelişmeleri hemen hemen benzer bir çerçeve ve çok yönlü bir zeminde irdelemektedir. Genel itibarıyla Sadr’a yönelik muhalif bir tutumla servis edilmekte ve Sadr’ın geçmişteki istifa hamlelerine detaylı olarak yer verilerek çekilme kararının ciddiye alınmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Bunun yanında tırmandırma stratejisiyle hareket eden Sadr’ın sokak siyaseti üzerinden politikayı kanalize etmeye çalıştığı ancak başarısız olduğu ve Irak’taki siyasi krizin devam edeceği değerlendirilmektedir. Öte yandan özellikle sistemle iltisaklı ve muhafazakâr çizgideki yayınlarda; Ayetullah Hairi’nin, Irak ve İran Şiiliği arasındaki mücadeleyi de başka bir boyuta eviren hamlesinin manşete taşındığı; reformcu yayınlarda ise bu hususun manşetlerden ziyade yazıların içerisinde vurgulandığı görülmektedir. 

Dışişleri Bakanı Abdullahiyan’ın Moskova Ziyareti

Geçtiğimiz hafta İran basınının gündemini meşgul eden önemli diğer bir gelişme, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın 30 Ağustos Salı günü Moskova’ya gerçekleştirdiği resmî ziyarettir. Abdullahiyan, Moskova’ya gitmeden önce ziyaretin amacıyla ilgili basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Avrupa liderlerinden birinin İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’den Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ara buluculuk yapmasını rica ettiğini belirtmiştir. İran kamuoyu ve basını tarafından bu liderin de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron olduğu öne sürülmektedir. 

Devrim Rehberi’nin uhdesi altında yayımlanan aşırı radikal Keyhan gazetesi, bahsi geçen ziyareti “Onurlu Dış Politika; Avrupa, İran’ın Kollarına Düştü” başlığıyla okura sunarken muhafazakâr bir yayın politikası izleyen Vatan-ı İmruz gazetesi, “Macron, İran’ın Kollarına Düştü” manşetini kullanmıştır. Ülkenin en eski yerel matbu yayımlarından ve hâlihazırda ülke genelinde yayımlanan Horasan gazetesinin “Macron’un Reisi’den İsteği” manşetli yazısında, Abdullahiyan’ın ikili ilişkiler için değil, İran’ın Avrupa’daki savaşta ara buluculuk rolü üstlenmek amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdiğine yer verilmiştir. Konuyla ilgili olarak DMO’ya yakın Cevan gazetesi, “Ukrayna Savaşı’nda İran’ın Ara Buluculuğu”; İran Kızılay Cemiyetine bağlı Şehrvend gazetesi, “İran, Barışın Ara Bulucusu”; Tahran Belediyesinin uhdesinde faaliyet gösteren Hemşehri gazetesi ise “İran, Ukrayna’da Barışın Ara Bulucusu” başlığına yer vermiştir. 

İran’ın resmî haber ajansı IRNA’ya bağlı İran gazetesinin “İran, Barış Köprüsü” manşetli yazısında, İran’ın Rusya-Ukrayna Savaşı’nda “tarafsız ve barışçı” bir çizgide hareket ettiği öne sürülmüş ve son bir yılda izlenilen dış politikanın İran için başarılı kazanımlar getirdiği belirtilmiştir. Rusya’nın doğal gaz kesme kararı sonrası Avrupa’nın enerji kriziyle karşı karşıya kalmasına atıfta bulunarak “Tahran’ın Moskova ve Kiev ile iyi ilişkilere sahip olması” nedeniyle İran’dan, Avrupa’daki savaşta ara buluculuk üstlenmesini talep edildiği iddia edilmiştir. Reformcu bir yayın politikası izleyen İbtikar gazetesinin “Tahran, Ara Buluculuk Rolünde” makalesinde de benzer ifadelere yer verilmiştir. Konuya dair Dünya-yi İktisad gazetesi, “Ukrayna Savaşı’na İran’ın Ara Buluculuğu” başlığını kullanırken Şark gazetesi, “İran ve Ukrayna Savaşı’nda Ara Buluculuk” manşetine yer vermiştir. Ayrıca Arman-ı Millî gazetesi, “Nükleer Anlaşma Ara Buluculuktan Daha Önemli” ve İtimad gazetesi de “İran’ın Nükleer Anlaşma’yı Yeniden Canlandırma Taleplerini Güçlendirme” ifadelerini kullanmıştır.

İran basınında; söz konusu ziyaret, öncesi ve sonrasında olumlu bir tutumla kamuoyuna servis edilerek İran’ın; gerçeklikle özdeşleşmeyecek bir şekilde Avrupa’daki savaşta ara buluculuk üstlenerek barış ve istikrarın sağlanması noktasında önemli bir rol oynayabileceği algısı yaratılmaya çalışılmıştır. Genel itibarıyla gazetelerde, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Avrupa’da yaşanan enerji krizi, Batı ile ilişkilerin geliştirmesi kapsamında önemli bir fırsat olarak telakki edilmektedir. Bazı yayınlarda, söz konusu ziyaretin nükleer müzakerelerde de yapıcı bir rol oynayabileceği değerlendirilmesinde bulunulmaktadır. 

Sovyetler Birliği’nin Son Lideri Gorbaçov’un Ölümü

Sovyetler Birliği’nin son lideri Mihail Gorbaçov’un hayatını kaybetmesi dünya basınında olduğu kadar İran medyasında da geniş yer bulmuştur. Merdumsalari gazetesi, Gorbaçov’un ölümünü “Doğu’da Tiksinilen, Batı’da Sevilen” manşetiyle okuyucuya sunmuştur. Arman-ı İmruz gazetesi “Uluslararası Reformların Öncüsü Gorbaçov” manşetine yer verirken Dünya-yi İktisad gazetesi “Komünizm Dönemi’nin Son Reformcu İsmi Vefat Etti” başlığını kullanmıştır. Aftab-ı Yezd gazetesinde; Gorbaçov, övgü dolu sözlerle yad edilmiştir ve Sovyetler Birliği’nin ekonomik sistemi ile yönetimini daha şeffaf hâle getirdiğinden bahsedilerek halka daha fazla özgürlük ve medeni hak tanıdığı belirtilmiştir. Vatan-ı İmruz gazetesinde, “Kaybeden Bir Adamın Ölümü” ifadesine yer verilmiş; Sazendegi gazetesi ise “Hayatta Kalanın Sonu” başlığını kullanmıştır. Şark gazetesi, “Savaşmayan Adam” manşetiyle okura sunmuştur. 

İran’da yayımlanan gazetelerin hemen hemen hepsinde Gorbaçov’un ölümünün ilk sayfaya taşındığı görülmektedir. Genel itibarıyla hayatından, siyasi kariyerinden ve ideolojik görüşlerinden kısaca bahsedilerek Soğuk Savaş’ın sona ermesindeki üstlendiği role dikkat çekilmiştir. Bazı yayınlarda ise Gorbaçov’un, Sovyetler’in dağılmasına zemin hazırlayan perestroika (yeniden yapılanma) ve glasnost (açıklık) reformlarına dikkat çekmiştir.   


 

İran Basınında Öne Çıkanlar (21-30 Eylül)

Dilara Eştürk

Emini protestoları ve protestolara karşı yönetime destek yürüyüşlerinin yanında İran’ın Kuzey Irak operasyonu, Rıdvan adlı yeni balistik füzenin sergilenmesi ve DYTK’ye yeni üyelerin atanması irdelenmiştir.

Mehsa Emini Olayının İran Basınındaki Yankıları

Dilara Eştürk

Muhalefet pozisyonundaki reformcu medya, İrşat Devriyelerine ilişkin politikaların reformu için çağrıda bulunurken sistemle iltisaklı ve muhafazakâr medya, reel politik denklemlerle örtüşmeyen ideolojik bir perspektif sunmaktadır.