İran Dışişleri Bakanlığı Özel Temsilcisi'nin Afganistan Ziyareti

Rahimullah Farzam Araştırmacı, Dış Politika

Tahran, Afganistan'daki çıkarlarını geleneksel müttefikleri Şii Hazaralar ve aynı dili konuştuğu Tacikler üzerinden konsolide etmeyi hedeflemektedir.

İran Dışişleri Bakanlığı Afganistan Özel Temsilcisi Muhammed İbrahim Tahiriyan 19 Nisan Pazar günü resmî ziyaret kapsamında gittiği Kabil’de Cumhurbaşkanı Eşref Gani, İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah, Dışişleri Bakan vekili Hanif Atmer, Ulusal Güvenlik Danışmanı Hamdullah Mohib ve aralarında Afganistan eski Cumhurbaşkanı Hamid Karzai’nin de bulunduğu bir dizi önemli siyasi figür ve parti temsilcisiyle bir araya geldi. Ziyaretle ilgili her iki tarafın resmî makamlarınca yapılan açıklamalarda iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, İran-Herat Demir Yolu, mültecilerin dönüş meselesi, koronavirüs ile mücadelede iş birliği olanakları ve Afganistan’da devam eden barış sürecinin ele alındığı ifade edildi. Tüm dünyanın koronavirüs ile mücadeleye odaklandığı bir ortamda nadir olarak gerçekleşen diplomatik ziyaretlerden biri olan Tahiriyan’ın Afganistan ziyareti, Tahran’ın bu ülkedeki gelişmelerle yakından ilgilendiği ve ABD sonrası Afganistan’da daha çok etkin olmak istediğini göstermektedir.

Bilindiği gibi geçtiğimiz şubat ayında ABD ile Taliban arasında mutabakat sağlanmasının ardından Afganistan’da Taliban’ın da dâhil olduğu farklı siyasi gruplar arasında barış görüşmeleri başlamıştı. Aradan geçen yaklaşık iki aylık sürede Tahran’ın sürece etki etmek için çeşitli diplomatik manevralarına şahit olduk. Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleşen imza törenine birçok ülkenin aksine davet edilmeyen Tahran’ın Barış Anlaşması'na ilişkin ilk resmî tepkisi “Afganistan’da kalıcı barış ancak komşu ülkelerin düşüncelerini de dikkate alan Afganlar arası müzakerelerle mümkündür.” şeklinde olmuştu. Barış Anlaşması'yla ilgili bir eleştiri de İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’ten gelmişti. Konuyla ilgili sosyal medya hesabında paylaşımda bulunan Zarif, ülkedeki tüm kargaşadan ABD’yi sorumlu tutarak “Anlaşma'nın ABD’nin teslimiyeti anlamına geldiğini” savunmuştu.

Barış Anlaşması'nı eleştirmekle yetinmeyen Tahran’ın bir sonraki hamlesi ise 9 Mart’ta gerçekleşen çifte cumhurbaşkanlığı yemin törenine temsilci gönderme konusundaki tercihi oldu. Tahran, Afganistan resmî kurumlarınca seçimin galibi ilan edilen Eşref Gani’nin yemin töreni yerine Abdullah Abdullah’ın yemin törenine temsilci göndererek hangi safta yer aldığını açıkça gösterdi. Tahran’ın bu tutumundan rahatsız olan Gani’nin iki İranlı diplomatı casusluk suçlamasıyla sınır dışı etmesinin ardından Kabil-Tahran hattında ilişkiler gerildi. Fakat Afganistan’da yeni yönetimin oluşturulması konusunda Gani ve Abdullah üzerinde baskıların artması ve uzlaşı sağlamak için ikili arasında görüşmelerin ivme kazanmasıyla Tahran’ın yeniden diplomatik atağı geçtiği görülmektedir. İran’ın amacı Afganistan’da oluşturulacak yeni siyasi dengede Tahran’ın çıkarlarını muhafaza edebilecek müttefiklerinin en sağlam şekilde yerini almasını sağlamaktır. Taliban ile 2001 sonrası dönemde geliştirdiği tamamen pragmatizme dayalı ittifak ilişkisinin yeni dönemde işe yaramayacağının farkında olan Tahran, ülkedeki çıkarlarını bu kez geleneksel müttefikleri Şii Hazaralar ve aynı dili konuştuğu Tacikler üzerinden konsolide etmeyi hedeflemektedir. Zira Taliban, Pakistan ve Suudi Arabistan gibi İran’ın bölgesel rakipleri sayılan ülkelerle İran ile olduğundan çok daha yakın müttefiktir. Dolayısıyla Tahran, ideolojik düşmanı Taliban’ın yeni dönemde güç kazanmasıyla eski defterlerin yeniden açılacağı ve çıkarlarının tehlikeye gireceğinden endişe etmektedir. Bu yüzden Tahran’ın amacı tıpkı 1990’larda olduğu gibi Peştun dominasyonuna karşı yeni bir “Kuzey İttifakı” oluşturmaktır.

Afganistan, İran, Taliban

Taliban Müzakere Heyeti’nin Yeni Başkanı Şeyh Abdülhekim

Rahimullah Farzam

Durrani kabilesinin İshakzey koluna mensup olan Şeyh Abdülhekim, Gılzay kabilesinin ağırlıkta olduğu Taliban yönetiminde bir denge unsuru olarak düşünülmüştür.

İran Dış Politikasında Devrim Muhafızları Ordusunun Artan Etkisi

Rahimullah Farzam

DMO’nun iç ve dış politikada belirleyici aktörlerden birine dönüşmesinde İran devlet yapısındaki en güçlü isim olan Devrim Rehberi Hamenei’nin desteğinin önemli rolü bulunmaktadır.