İran-İsrail Gölge Savaşları: Drone Misillemesi

Hurşit Dingil Araştırmacı

İran-İsrail gölge savaşları, drone misillemelerinin dâhil olduğu yeni bir safhada sürdürülmektedir.

14 Şubat Pazartesi günü sabah erken saatlerde Kirmanşah’ın Mahidaşt bölgesinde DMO (Devrim Muhafızları Ordusu) tarafından kullanıldığı söylenilen bir drone üssünde yangın çıktığına dair haberler geldi. Olayın ardından yapılan açıklamaya göre yangın, yanıcı maddelerin ve motor yağının olduğu bir depoda gerçekleşti fakat açıklamada yangının çıkış nedeni belirtilmedi. Olaydan birkaç gün sonra İsrail bağlantılı kaynaklar, Kirmanşah’ta meydana gelen olayın sıradan bir yangın olmadığını iddia etti. İsrail bağlantılı kaynaklara göre söz konusu olay, İran Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Batı Bölgesi 4. Drone Taburu’na ait bir üsse, İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD tarafından seyir füzesi ya da kamikaze dronelarla düzenlenen saldırı sonucunda gerçekleşti.

Bu argümanları destekleyen güncel uydu görüntüleri yayımlandı ve bu fotoğraflara göre üssün çatısının bir şekilde büyük çaplı zarar aldığı görüldü. Olaya dair argümanlar ilk aşamada teyit edilmemiş bilgilere dayandırılsa da söz konusu yangın vakası etrafında gelişen olaylar ve güncel uydu görüntüleri, Kirmanşah’taki drone üssüne İsrail’in saldırı düzenlediği argümanını güçlendirmektedir. Nitekim Kirmanşah’ta meydana gelen şüpheli yangının hemen ardından Irak’tan İsrail’e doğru seyir izlemekte olduğu söylenilen ve İran destekli milislerce etkin olarak kullanıldığı bilinen Şahit-136 benzeri kamikaze drone’un, Erbil’de uluslararası koalisyon güçlerince düşürüldüğü rapor edildi. Bu gelişme önemliydi zira Erbil’de düşürülen Şahit-136 benzeri drone’ların yangın ya da patlamanın gerçekleştiği Irak sınırına yakın Kirmanşah’taki üste konuşlu olduğu ve DMO tarafından bu üssün kullanıldığı muhtelif kaynaklarca ileri sürülmektedir.

Bu gelişmeye mütekabil bir başka önemli olay da 18 Şubat Cuma günü Hizbullah keşif drone’unun İsrail hava sahasına sızması oldu. Lübnan’dan havalanan görece küçük boyutlu keşif ve gözetleme maksatlı Hizbullah drone’u muhtemelen coğrafi yükseltilerin olduğu bir hattı kullanarak İsrail hava sahası içinde yaklaşık 70 km’lik bir seyir izleyebildi. Her ne kadar İsrail ordusu, drone’u hava sahasına girişinden itibaren takip ettiğini belirtse de Hizbullah drone’u 40 dakika boyunca İsrail hava sahasında durduktan sonra düşürülmeden Lübnan’a geri dönebildi. Bu gelişmeyle İsrailli analistlerin hava savunma yeterliliği üzerine yaptıkları değerlendirmeler de büyük ölçüde çürütülmüş oldu. Zira İsrailli analistlere göre ancak çok sayıda drone’un eş zamanlı şekilde İsrail hava sahasına saldırması durumunda hava savunma sistemi yetersiz kalabilecekti. Ancak bu sızma tek bir küçük hava platformunun bile hava savunma sistemini nasıl etkisiz kıldığını gösteren somut bir örnek oldu. Öte yandan İsrail medyası benzer bir sızma girişiminin perşembe günü de gerçekleştiğini ve sızma girşiminde bulunan drone’un elektronik karıştırma marifetiyle düşürüldüğünü belirtti.

Drone’un basit yapısı, radardan gizlenmeyi sağlayan yapısal malzemeleri, drone’un alçak irtifada seyir izlemesi ve kullandığı seyir rotası; Hizbullah’ın İsrail hava sahasına sızmasını kolaylaştıran önemli faktörler olarak değerlendirilebilir. Bu noktada, drone’un izlediği seyir rotasında farklı seviyelerde coğrafi yükseltilerin olması ve drone’un uçuşunu alçak irtifada gerçekleştirmesi; hava savunma sisteminin radar görüşünü kısıtlamakta dolayısıyla bu durum, drone’un tespit edilmesini zorlaştırmaktadır. Alarm sirenlerinin ve demir kubbenin aktif olması, hemen ardından İsrail savaş uçaklarının havalanması, hava tehdidinin tespit edildiğini göstermektedir. Ancak sonrasında tehdidin radardan kaybolması, bir şekilde elektronik karıştırmaya başvurulduğunu düşündürmektedir.

Sızma girişiminin teknik detaylarının ötesinde tüm bu gelişmeler, 14 Şubat’taki Kirmanşah saldırısı sonrası Irak’ta ve Lübnan-İsrail cephesinde gerçekleşen drone aktiviteleri, İran’ın İsrail’e karşı bir misilleme arayışında olduğunu göstermektedir. Nitekim bu gelişmeler birlikte ele alındığında Kirmanşah’ta meydana gelen patlamanın İsrail saldırısı sonucunda gerçekleştiği argümanları mantıksal bir düzlemde konumlanmaktadır. Bir başka deyişle İran, Kirmanşah’taki DMO drone üssüne yönelik saldırıya misilleme olarak İsrail’e drone’larla karşılık vermeye çalışmaktadır. Bununla birlikte Hizbullah’a ait drone’un İsrail hava sahasına sızması da yine bu motivasyon temelinde gerçekleşmiş olabilir. Son gelişmeler dikkate alındığında özellikle Hizbullah’ın drone ile İsrail hava sahasına sızması olayında ortaya çıkan zafiyet doğrultusunda drone saldırısı girişimlerinin artacağı düşünülmektedir. Bu durum beraberinde Hizbullah’ın hassas kapasitelerine yönelik önleyici İsrail operasyonlarını gündeme getirebilecek etkiye de sahiptir.

 

Resim 1: Kirmanşah Drone Üssü Saldırısı

 

Resim 2: Muhtemel Drone Seyir Rotası

 

Resim 3: Sızma Girişiminde Kullanılan Muhtemel Keşif ve Gözetleme Drone’u Türü

 

Albay Caferi Suikastı: Gölge Savaşları Yeniden mi Başlıyor?

Hurşit Dingil

İran’da gösteriler devam ederken bölgesel anlamda yükselen gerilimler ve bilhassa son yaşanan Albay Davud Caferi suikastı, gölge savaşlarının yeniden başladığına işaret etmektedir.

İran S/İHA ve Balistik Füzelerinin Ukrayna Savaşı’na Etkileri

Hurşit Dingil

Asimetrik ve hibrit yapılı yükselen tehditler, Ukrayna Savaşı’nın seyrini değiştirebilecek etkiye sahip olabilir.