İran Millî Geliri 192 Milyara Düştü mü?

Murat Aslan Başkan Yardımcısı / Koordinatör, Ekonomi

İran ekonomisi, 2017 yılı ile karşılaştırıldığında son üç yılda yaklaşık %20 civarında daralmıştır.

İran’da ekonomi ile ilgili haberlere odaklanan ve önemli bir haber sitesi olan tejaratnews.com, 9 Eylül’de Dünya Bankası tarafından hazırlanan istatistiklere dayandırdığı bir haberde, 2020 yılı itibarıyla İran’ın ABD doları cinsinden hesaplanan millî gelir göstergesinde “baş aşağı” bir düşüş sergilediğini belirtti. Dünya Bankası verilerine göre İran’ın, 2017 yılı sonunda 444 milyar dolar olan millî geliri ya da gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) 2020 yılı sonunda 191 milyar dolar düzeyine gerilemişti. Bu gerileme, millî gelirin %60’a yakın bir seviyede düşmesi anlamına gelmektedir. 8 yıllık İran-Irak Savaşı’nda millî gelirde meydana gelen küçülme, bu orandan daha düşüktür.

Dünya Bankası verileri kullanılarak Tablo 1’de 2015-2020 arası dönemde İran için iki ayrı millî gelir göstergesi ve ayrıca enflasyon ve döviz kuru göstergeleri sunulmuştur. 2020 yılında İran ulusal para birimi riyal (tümen) referans alınarak hesaplanan GSYH göstergesi Sütun B’de gösterilmektedir. 2020 yılında İran’da yaratılan toplam katma değer ya da üretilen nihai tüketime hazır mal ve hizmetlerin toplam parasal değeri 33.058 trilyon riyaldir. Bu değer, 2020 yılı cari fiyatları kullanılarak hesaplanmıştır.

Riyal tüm dünyada geçerli bir para birimi olmadığı için uluslararası kurumlar, ülkelerin ulusal para birimleri ile ölçülen ekonomik büyüklüklerden ziyade uluslararası yaygın para birimlerini tercih etmekte ve böylece ülkeler arası gelir karşılaştırmaları daha kolay yapılabilmektedir. Nitekim Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kurumlar hazırladıkları raporlarda, genelde ABD dolarını kullanırken Avrupa Birliği şemsiyesi altında çalışan kurumlarsa bu hesaplamalarda euro kullanmaktadır.

İran para birimi referans alınarak hesaplanan GSYH’nin ABD dolarına (ya da başka bir para birimine) dönüştürülmesinde bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. İran bağlamında en önemli sorun NIMA olarak bilinen “sabit kur” sisteminin yanında, spot piyasada serbest döviz kurunun mevcut olmasının yarattığı karışıklıktır. İran Merkez Bankası, Kasım 2018’de (yaptırımların devreye girmesinin hemen sonrasında) kıt döviz kaynaklarını daha etkin bir şekilde yönetmek için bir tür sabit kur (NIMA) sistemini devreye sokmuştur. Bu sistemde, sabit kura göre 1 ABD doları 42.000 riyale eşittir. Merkez Bankasının belirlediği sabit kurdan tüm aktörlerin faydalanmasına izin verilmemektedir. Bu sistemde Merkez Bankası, dövizi sadece belirli malların ithalatı ile yine belirlenen nedenlerle yurt dışına çıkış yapan İran vatandaşlarına tahsis etmektedir. İthalat listesi ya da cetvelinde yer almayan ürünlerin ithalatını yapan girişimciler, serbest piyasa kurunu kullanmak zorundadır.

Cari ya da spot piyasa kuru ile hesaplanan GSYH rakamları, Sütun A’da gösterilmiştir. Cari piyasa kuru dikkate alınarak ABD doları cinsinden hesaplanan GSYH, 2018 yılından itibaren çok hızlı bir şekilde düşüş göstermiştir. Bunun en önemli nedeni, ABD’nin Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (KOEP) çekilmesinin ardından artan risk algısıdır. Artan risk algısının etkisi ile İran para birimi ABD doları karşısında serbest piyasada hızla ve büyük oranlarda değer kaybetmiştir.

Tabloya dönülecek olursa Dünya Bankası rakamlarının ima ettiği döviz kurunu; ulusal para ile ifade edilen GSYH değeri (Sütun B), ABD doları cinsinden hesaplanan GSYH değerine (Sütun A) bölerek bulabiliriz. Rakamları basitleştirmek için sayılar yuvarlanarak ima edilen döviz kuru Sütun C’de sunulmuştur. Buna göre Dünya Bankası, 2020 yılı için ortalama spot piyasa ABD dolar kurunu (1 ABD doları=172.000 riyal) varsaymıştır. Döviz kurunun seyri, günlük spot piyasa döviz alış satış fiyatları verisinin sağlandığı bonbast.com sitesi rakamları ile örtüşmektedir.

Eğer piyasa kuru yerine İran Merkez Bankası tarafından referans alınan NIMA kuru (1 ABD doları=42.000 riyal) dikkate alınmış olsa idi 2020 yılı için GSYH (33.058/42.000=787) 787 milyar ABD doları olurdu.

 

Kaynak: Döviz Kuru https://bonbast.com/; diğer veriler Dünya Bankasından alınmış ve yazar tarafından hesaplanmıştır.

Not: Sütun B’de, İran’da para biriminin tümen olarak değiştirilmesine rağmen geçmiş verilerle uyumlu olması için ve Dünya Bankası verileri de riyal olarak verildiğinden bu kullanım değiştirilmemiştir.

 

Hangi hesaplama doğru? 192 milyar ABD doları mı yoksa 787 milyar ABD doları mı?

Biraz sonra kısaca değineceğimiz nedenlerden dolayı her iki hesaplamada da sorunlar bulunmaktadır. İlk sorun, İran’da döviz kurunda meydana gelen değişimin arka planı ile ilgilidir. İran’da döviz piyasasında fiyatlama, piyasa gerçekliklerinden (fundamentallerden) ziyade ağırlıklı olarak risk fiyatlamasından kaynaklanmaktadır. İnsanların jeopolitik risk endişeleri ile para taleplerini İran riyalinden ABD dolarına kaydırmaları nedeniyle riyal, ABD doları karşısında ciddi değer kaybetmiştir. Dolayısıyla kur fiyatlaması, ekonomik yapı ile ilgili nedenlerden ziyade “risk algısı” tarafından şekillenmiştir. Risk algısı, İran riyalinin tabiri caizse çok uzağa sürüklenmesine neden olmuş ve bu yüzden de spot piyasa kuru ile hesaplanan GSYH, bu sürüklenmenin etkisi ile makul olanın çok daha ötesinde azalmıştır.

Sabit döviz kuru ile hesaplanan 787 milyar ABD doları da gerçeği yansıtmamaktadır. İran’da 2018-2020 arası dönemde, tüm fiyatlar ciddi oranda artarken dövizin yerli para cinsinden fiyatını temsil eden döviz kurunun sabit kalması düşünülemez. Enflasyon, ülke ekonomisinin belirli bir oranda olumsuz yönde sürüklenmesine neden olmaktadır. Ancak sabit döviz kuru ile yapılan hesaplama, bu sürüklenmenin dikkate alınmaması sorununu doğurmaktadır.

Çözüm ne?

Teknik detaylar bir kenara bırakılıp basit bir ekonomik model referans alınarak bu rakamların yeniden hesaplanması, İran ekonomisi ile ilgili resmin daha net anlaşılmasına yardım edecektir. Aşağıda yapılan bu hesaplama, bir yandan enflasyonun neden olduğu sürüklenmeyi dikkate alırken diğer yandan “risk algısının” yarattığı aşırı sürüklenme etkisini ortadan kaldıracaktır.

Uluslararası finans literatüründe sıkça kullanılan “enflasyon farkı” yaklaşımına göre iki ülke arasındaki döviz kurunda meydan gelen değişim, bu ülkelerde gözlemlenen enflasyon farkına eşittir. Tablodaki Sütun D ve Sütun E incelendiğinde enflasyon oranları ile döviz kuru değişim oranlarının, 2016 ve 2017 yıllarında birbirlerine yakın seyrettiği gözlemlenebilir. ABD’nin KOEP’ten çekilme sürecinde bu bağlantı kopmuştur. Her ne kadar döviz kurunda meydana gelen değişmelerin gecikmeli olarak fiyatlara yansıması beklense de genel olarak enflasyon ve döviz kuru göstergelerinin son üç yıllık birikimli seyrinde ciddi bir makas oluşmuştur.

Dünya Bankası verilerine göre İran’da, 2018-2020 arasında enflasyon oranları sırasıyla; %18, %39,9 ve %34,2’dir. Çeşitli mal ve hizmetlerden oluşan bir tüketim sepetinin 2018 yılının hemen başında 100 riyale satın alındığını varsayılırsa yukarıda verilen enflasyon oranlarına göre bu sepet, 2020 yılı sonunda 222 riyale satın alınabilmektedir.

ABD’de ise 2018-2020 arası enflasyon oranları sırasıyla; %1,9, %2,3 ve %1,4’tür. Sepet analojisi ABD için tekrarlanır ve çeşitli mal ve hizmetlerden oluşan tüketim sepetinin 2018 yılının başında ABD’de 100 dolara satın alındığı varsayılırsa bu tüketim sepeti 2020 yılı sonunda yaklaşık 106 dolara satın alınmaktadır.

İki ülkede 3 senede sepetlerin maliyetlerinde meydana gelen kümülatif değişim oranı 2,10’dur (222/106=2,10). İran’da fiyatlar ABD’ye göre kabaca 2,1 kat daha fazla artmıştır. Bu nedenle yukarıda sabit kur ile hesaplanan GSYH değerinden enflasyon etkisini arındırmak gerekmektedir. Diğer bir şekilde ifade edilecek olursa 2020 yılı fiyatlarının 2018 yılı başına çekilmesi gerekmektedir. Bunun için yukarıda hesaplanan 787 milyar ABD dolarına tekabül eden millî geliri 2,1’e bölmek (787/2,1=375) yeterli olacaktır. Böylece GSYH içinde fiyat artışlarının neden olduğu enflasyon etkisi atılmış olmaktadır. Bu hesaplamaya göre İran’ın 2020 yılı GSYH’sinin enflasyon etkisinden arındırılmış büyüklüğü, 375 milyar ABD doları civarındadır.

Yapmış olduğumuz hesaplamalara göre 2017 yılı ile karşılaştırıldığında İran ekonomisi, son üç yılda yaklaşık %20 civarında daralmıştır. Dünya Bankası tarafından cari ABD doları kuru referans alınarak hesaplanan GSYH’nin, teknik olarak yanlış olmasa da İran ekonomisi ile ilgili politika yapıcılara çizdiği resmin “aşırı” dramatik olduğu düşünülmektedir. Dünya Bankası verisinin ima ettiği düzeyde olmasa dahi son üç yılda İran ekonomisinin ciddi düzeyde daraldığı söylenebilir.


Bu yazı ilk olarak 16.09.2021 tarihinde AA Farsçada yayımlanmıştır.

https://tinyurl.com/3cv2thbf

Irak Afganistan Olur mu?

Murat Aslan Ömer Zengin

Irak’ın, Afganistan benzeri bir rotaya evrilmesi, ABD’nin Çin’e karşı yürüteceği stratejik yarışta çıkarına olmayacaktır.

İran-Afganistan Petrol Ticareti Devam Ediyor

Murat Aslan

Yaptırımlar ve finans konusundaki bazı olumsuzluklara rağmen İran-Afganistan petrol ticaretinde yeni bir dönem başlamış gibi görünüyor.