İran-Rusya ‘Siber Ortaklık’ Anlaşması Ne İfade Ediyor?

Ersin Çahmutoğlu Asistan, Güvenlik Çalışmaları

İran ile Rusya’nın farklı güvenlik alanlarında uzun süredir devam eden iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen son anlaşmanın önemi “ilk siber güvenlik anlaşması” olmasıdır.

Rus basınına yansıyan haberlere göre İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov tarafından 26 Ocak Salı günü Moskova’da düzenlenen bir toplantıda, siber güvenlik iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre İran ve Rusya; bilgi güvenliğinin güçlendirilmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımıyla işlenen suçlarla (siber suçlar) mücadele, teknik ve teknolojik yardım, tespit, koordinasyon ve ulusal/uluslararası güvenliği sağlamak için bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla ortaklık dâhil olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliği yapacak.

Lavrov, basın toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “İran ile bilgi güvenliğinin sağlanmasındaki iş birliğine ilişkin hükûmetler arası anlaşmayı imzaladık. Bu anlaşma, siber uzaydaki sorunların artan önemine ve uluslararası ilişkilerde ülkelerin mevcut durumu üzerindeki etkiye ilişkin eylemlerimizi koordine etmemiz için fırsatlar sunuyor.” ifadelerini kullandı. Söz konusu anlaşmaya dair yapılan değerlendirmelerde İran ile Rusya arasındaki bu iş birliği, hükûmetler arası siber güvenlik programlarında bir kilometre taşı olarak görülüyor.

Anlaşmanın Önemi ve Mahiyeti

İran’ın 2010 ve 2012 yıllarında maruz kaldığı Stuxnet ve DQ gibi casusluk amaçlı ve hasar verici siber operasyonlar, hükûmeti “yurt dışı desteği alma” gibi farklı arayışlara itmiştir. Dolayısıyla Rusya ile siber güvenlik konusunda bir iş birliği düşüncesinin de yıllar öncesinden şekillendiği bilinmektedir. Örneğin bazı İranlı yetkililerin 2015 yılında yaptığı açıklamalardan yola çıkarak o tarihlerde bir “ön anlaşma”nın yapıldığını söylemek mümkündür.

Bu konuda İran Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı General Gulam Rıza Celali, 2015 yılındaki bir açıklamasında “İran ve Rusya savunma bakanları arasında son zamanlarda yapılan görüşmelerde, siber savunma iş birliği diplomasisinin başlatılması konusu gündeme geldi ve taraflar bu alanda karşılıklı bir anlaşmaya vardı.” ifadelerini kullanmıştı. Celali ayrıca İran, Rusya, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin siber uzaydaki çıkarlarının ortak bir tehdit altında olduğunu ve bunlara yönelik ortak çabalar geliştirilmesi gerektiğini de vurgulamıştı.

Söz konusu açıklamaların ardından ikili görüşmelerin sadece teknik değil politik mahiyette olduğu da anlaşılmaktadır. İran’ın siber organizasyonlarının, Rus istihbarat servislerine bağlı siber organizasyonlardan teknik destek aldığı uzun bir süredir düşünülüyorken bu tarz açıklamalardan sonra resmî kanallardan da kapsamlı bir iş birliği sürecinin başladığını söylemek gerekmektedir.

İran ile Rusya’nın askerî alanda ve güvenlik konusunda, uzun bir süredir farklı hususlarda devam eden iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen son anlaşmanın önemi “ilk siber güvenlik anlaşması” olmasıdır. İran’ın operasyonel siber kapasitesi ve yeteneklerinin gelişiminde, Rusya ve Çin gibi ülkelerin resmî düzeyde olmasa da dolaylı yollardan teknik desteklerinin olduğu düşünülmektedir. Bu anlaşmayla bahse konu destek ve iş birliği artık resmî kanallardan da yapılmaya başlanacaktır.

Lavrov’un açıklamalarında da işaret ettiği gibi bu anlaşma, iki ülkenin siber iş birliği özellikle İran’ın siber programının yol haritasında önemli bir çarpan olacaktır. İran’ın, Rusya’nın sahip olduğu gelişmiş siber kapasite ve yeteneklerden faydalanabilecek olması özellikle kendisine rakip veya düşman olarak gördüğü ülkelere karşı ilave bir güç sağlayacaktır.

Siber İş Birliği Sonrası Muhtemel Beklentiler

Gelişmiş siber teknolojilere ve teknik yeteneklere sahip olan Rusya’nın İran siber programına sağlayacağı katkı hem savunma hem de saldırı odaklı olacaktır. İran’ın operasyonel siber gücünün, Rus siber yetenekleri sayesinde gelişmesiyle İran ulusal, bölgesel ve küresel alanda sürdürdüğü siber operasyonlarını daha da yoğunlaştırabilecektir.

Bu kapsamda İran özellikle 2010’lu yılların ardından karşı karşıya kaldığı siber tehditlerle mücadele konusunda siber savunma kapasitesini hem kritik altyapılar hem de kamu kurumlarının güvenliği adına geliştirecektir. Buna ilaveten İran, Rusya’nın çeşitli gelişmiş siber aktörlerinin (APT) sunacağı teknolojik araçlarla siber güvenlik mimarisini yeniden şekillendirebilecek ve devlet destekli operasyonları da bu bağlamda güçlendirebilecektir.

Ofansif kapasite açısından da yine APT gruplarının katkısı önemli bir çarpan olacaktır. GRU ve SVR gibi Rus istihbarat servisleriyle bağlantılı olan APT grupları (özellikle ABD’ye son aylarda yapılan saldırılarda rolü olan gruplar) İran’ın ofansif siber kapasitesinde ciddi ilerleme sağlayacaktır. Bu ilerleme, İsrail ile İran arasında süregelen siber çatışmanın gidişatını da etkileyecektir. İsrail’e yönelik İran kaynaklı son siber saldırılardan sonra İsrail’in, bu anlaşmadan sonraki muhtemel hamleleri de özellikle takip edilen konulardan olacaktır.

İran, Lavrov, Rusya, Siber, Zarif

ABD’deki Siber Operasyonun Sorumlusu Rus İstihbaratı mı?

Ersin Çahmutoğlu

Siber saldırıların kapsamı ve niteliği ortaya çıktıkça sadece APT29 değil Rus istihbarat servislerine bağlı APT gruplarının çoğunun bu operasyonda bulunabileceği düşüncesi ağırlık kazandı.

İran Fahrizade Suikastına Siber Saldırıyla Yanıt Verebilir mi?

Ersin Çahmutoğlu

Daha önce de olduğu gibi Fahrizade suikastından sonra da İran’ın misilleme kapsamında İsrail’deki kritik altyapı sistemlerini devre dışı bırakabilecek siber saldırılar yürütmesi söz konusu olabilir.