İran’da Ekonomik Refah ve Eşitsizlik

Economic Welfare And Inequality In Iran (Development Since The Revolution)

İran’da Ekonomik Refah ve Eşitsizlik (Devrimden Bu Yana Gelişmeler)

Mohammad Reza Farzanegan ve Pooya Alaedini (Ed.). Economic Welfare And Inequality In Iran (Development Since The Revolution). Palgrave Macmillan, New York, 2016, 237 Sayfa

ISBN: 978-1349950256

İran’da Ekonomik Refah ve Eşitsizlik (Devrimden Bu Yana Gelişmeler) adlı kitap Mohammad Reza Farzanegan ve Pooya Alaedini editörlüğünde Palgrave Macmillan tarafından 2016 yılında New York’ta basılmıştır. Tahran Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesinde Sosyal Planlama Bölümünde doçent olarak görev yapan Pooya Alaedini; Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika'daki çeşitli uluslararası kalkınma projelerinde danışmanlık yapmıştır. Yayınları arasında monograflar, uluslararası kuruluşlar için Farsça ve İngilizce bir dizi hakemli makale ve tam kapsamlı raporlar bulunmaktadır. Mohammad Reza Farzanegan ise Almanya’da Philipps- Universitat Marburg’da profesör olarak görev yapmakta ve üniversitenin Yakın ve Orta Doğu Araştırmaları Merkezinde Orta Doğu İktisat Bölüm Başkanlığı’nı yürütmektedir. Farzanegan’ın araştırma alanlarını doğal kaynakların ekonomi politiği, demografik geçiş ve yaptırımların etkisi oluşturmaktadır.

Kitap, son kırk yılda İran'daki ekonomik ve sosyal eşitsizliği incelemektedir. Bu dönemde, İran’da gelir dağılımı ve ekonomik refah 1979 İran Devrimi’nden etkilenmiştir. Bu etkiler İran-Irak Savaşı, Savaş sonrası Rafsancani ve Hatemi idareleri altında yürütülen özelleştirmeler ve ekonomik serbestleşme girişimleri; Ahmadinejad yönetimi altındaki popülist ekonomik platformun yükselişi ve Ruhani yönetimi altında enerji ve mali yaptırımların kaldırılması olarak sıralanabilir. Birçok akademisyenin çalışmasını içeren bu eser, ülkenin Devrim sonrası ekonomik kalkınması ve eşitsizlikleri hakkında nicel ve tanımlayıcı araştırmalar sunmaktadır.

İran'ın Devrim sonrası ekonomik refahını ve eşitsizliklerinin ele alındığı bu kitap, alanındaki uzman akademisyenlerce hazırlanan dokuz farklı bölümden oluşmaktadır. Kitaptaki konular genel hatları ile şu şekilde sıralanabilir: “İran’ın Devrim Sonrası Sosyal Adalet Gündemi ve Sonuçları”: “Gelir Dağılımının Evrimi ve Belirleyicisi ve Orta Sınıf”; “İran'da Yoksulluk, Eşitsizlik ve Gelir Hareketliliği”; “İran'da Petrol Rantı, Siyasi Kurumlar ve Gelir Eşitsizliği”; “Devrim Sonrası İran'da Konut Maliyetleri ve Eşitsizlik; İran'da Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Gelir Eşitsizliği”; “Çağdaş İran'da Yaşlanma ve Cinsiyet Eşitsizlikleri”; “Petrol Yaptırımlarının İran Ekonomisi ve Hane Halkı Refahı Üzerindeki Etkileri”; “Bankacılık Yaptırımları Altında İran'da Hane Halkı Refahı: Açık Ekonomiden Özerkliğe (Otarşi) Doğru”.

Kitabın birinci bölümü, “Eşitsizliği Neden Çalışmalı?”, başlığıyla Mohammad Reza Farzanegan ve Pooya Alaedini tarafından yazılmıştır ve Devrim sonrası İran'daki eşitsizlik kavramı üzerinde durulmuştur. Yazarlara göre 1960 ve 1977 yılları arasında petrol gelirindeki artış, İran'daki gelir dağılımını ve sosyal gelişmeleri olumlu yönde etkilemiştir. 1979 Devrimi’nin temel amacı ülkedeki petrole bağımlılığının azaltılması ve sosyal adalet gündemi ile düşük gelirli nüfusa eşitlik getirilmesidir. 1979 Devrimi’nin ardından yeni hükûmet tarafından özellikle kırsal nüfustaki eşitsizliği ortadan kaldırmak için yeni bir anayasa kabul edilse de sekiz yıl süren İran- Irak Savaşı, kişi başına düşen gelirde düşüşe yol açtı ve bu nedenle enflasyonu kontrol etmek için yüksek sübvansiyonlar sağlandı.

Ali Ekber Haşimi Rafsancani yönetiminin Savaş’tan sonra başlattığı özelleştirme ve ekonomik serbestleşme, kuruluşla sıkı siyasi bağlantısı olan kişi ve gruplar tarafından kontrol edilen daha önceki sosyal adalet hedeflerinden bazılarını değiştirdi. Muhammed Hatemi yönetiminde uluslararası uzlaşma, siyasi ve kültürel reformlara yönelik çabalar geliştirildi. Ahmedinejad yönetimi altında ise petrol gelirlerinin yeniden dağıtılması için birkaç değişiklik üzerinde duruldu. Bunlardan en önemlisi, 2005 yılında gençlerin işlerini güvenceye almalarına, evlenme masraflarını karşılamalarına ve ev satın almalarına yardımcı olmak için kullanılan İmam Rıza Yardım Fonu’nun kurulmasıdır. Yine bir başka önemli husus da Adalet Hisseleri (Saham-e edalat) adı altında devlete ait şirketlerin hisselerini düşük gelirli nüfusa dağıtılması olmuştur. Ahmedinejad’ın politikaları; eşitsizliği, enflasyonu düşüremediği gibi işsizlikteki artışın da önüne geçemedi. Dolayısıyla bu durum sermaye piyasasına olumsuz yansıdı. Ahmedinejad'ın Cumhurbaşkanlığı Dönemi’nin son yılında devreye koyulan uluslararası yaptırımlar; petrol gelirlerinde, yatırım ve üretimde önemli bir düşüşe neden oldu. Ruhani Dönemi’nde, İran'ın P5+1 ülkeleri ile yaptığı uluslararası tartışmalı Nükleer Anlaşma, çoğu ekonomik ve bankacılık yaptırımının kaldırılmasını sağladı.

Kitabın ikinci bölümü, Pooya Alaedini ve Hamid R. Ashrafzadeh tarafından yazılmıştır. Bu bölümde Devrim sonrası İran'da gelir dağılımı ve orta sınıf boyutunun belirleyicileri incelenmiştir. Devrim sonrası hükûmetin sosyal adalet gündemi tanımlanıp genel olarak olası sonuçları gösterilmiştir. 1979 Devrimi'nin 3. maddesi uyarınca hükûmetin ana görevi; “adil bir ekonomik planlama” ile genel refah sağlayan, yoksulluğu ortadan kaldıran ve gıda, barınma, iş, sağlık ve sosyal güvenlik açısından yoksunluğu sona erdiren olarak beyan edilmiştir.

Devrim’in ilk yıllarında kırsal alanların kalkınması üzerinde güçlü bir vurgu vardı. Bu vurgu; kırsal alanlara ulaşımın sağlanması, doğumda yaşam beklentisinin artması, kadınların okuma-yazma oranının artırılması gibi olumlu gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Ancak kırsal alandaki hızlı nüfus artışı, bu sefer diğer bazı faktörler üzerinde olumsuz etki yaratmıştır. Kitapta yer alan istatistiklere göre Devrim sonrası eşitsizlikte küçük bir düşüş yaşandığı görülmektedir. İkinci bölümün son kısmında, kentleşme ve imalat ihracatı gibi diğer iki içsel değişkenle birlikte gelir dağılımını ve orta sınıfın büyüklüğünü etkileyen faktörler ele alınmıştır.

Kitabın üçüncü bölümü, Hossein Raghfar ve Mitra Babapour tarafından yazılmıştır. Bu bölümde İran'daki ekonomik yoksulluk, eşitsizlik, hareketlilik ve kırılganlık farklı zamanlarda ele alınarak incelenmektedir. İlk aşamada, toplumun farklı grupları için yoksulluğun ve eşitsizliğin değişkeni tartışılmaktadır. Bunula birlikte ikinci kısımda işsizlik oranı ve hane halkının harcama hareketliliği değerlendirilmiştir. Tartışmaların bir kısmında hane halkının yoksulluğa karşı kırılganlıklarının belirlenmesine odaklanılmıştır. Yazarlar, yoksulluğa karşı savunmasızlığın belirleyicisinin; hane halkı reisinin cinsiyeti ve eğitiminin yanı sıra bölgesel etki ve hane halkı özelliklerinin olduğunu iddia etmektedir. Ayrıca işsizlik oranında 1971'den beri artış olduğu görülmektedir. Genç nesil ciddi bir işsizlik sorunuyla karşı karşıyadır ve bu da iyi yaşam için yetersiz gelirin olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, sosyal sistemin esnekliğinin ve yaşam fırsatlarının eşitsiz dağılımının ekonomik, toplumsal ve politik istikrarsızlık yaratabileceğini ortaya koymaktadır.

Kitabın dördüncü bölümü, Sajjad Faraji Dizaji tarafından yazılmıştır. Bu bölümde yazar İran’daki petrol rantlarının gelir eşitsizliği üzerindeki etkisini şekillendirmede siyasi kurumun rolünü önemli bir kavram olarak açıklamıştır. Siyasi kurumların petrol rantlarındaki eşitsizlik bağını nasıl ve neden şekillendirebileceğini belirlemek için zaman serisi verilerini kullanmaktadır. Yazar, petrol ve gaz kiralarındaki artışın İran'daki gelir eşitsizliği üzerinde artan bir etkiye sahip olduğunu, ekonomideki finansal gelişmenin ve likiditenin artmasının enflasyon oranını artırdığını böylece zengin ile yoksul arasındaki gelir farkını kötüleştirdiğini iddia etmektedir. Son olarak hükûmetin eğitim, barınma ve sosyal işlere yaptığı harcamaların İran'daki gelir eşitsizliğini azalttığını ancak bu sefer ise askerî harcamaların eşitsizliği artırdığı ifade edilmektedir.

Kitabın beşinci bölümünde, Muhammed Reza Farzanegan, Hassan F. Gholipour ve Jeremy Nguyen tarafından emlak piyasasının İran'ın Devrim sonrası gelir eşitsizliği üzerindeki etkisi tartışılmaktadır. İran Merkez Bankası verilerine göre inşaat sektörünün 1982-2012 yılları arasındaki ortalama payı ülke GSYH’nin yaklaşık %7'sini oluştururken aynı dönemde gayrimenkulle ilgili profesyonel hizmetlerin ortalama payı ise GSYH’nin %11,5’ini oluşturmaktadır. Verilere göre İran'da konut fiyatları ile gelir eşitsizliği arasında olumlu bir ilişki bulunmaktadır. Yüksek konut fiyatları doğrudan artan gelir eşitsizliği ile ilişkilidir. Gelir eşitsizliği üzerinde doğrudan etkisi olan diğer unsurlar ise kişi başına düşen gelir, devlet harcamaları, ticaret ve finansal açıklık, nüfus büyüklüğü, enflasyon oranı ve siyasi kurumların kalitesi olarak sıralanabilir.

Kitabın altıncı bölümünde Naderh Chamlo, cinsiyet eşitsizliği ile gelir eşitsizliği arasındaki önemli ilişkiden bahsetmektedir. Bu bölümde yazar, İran'ın kadın ve erkek istihdamı ile dünyadaki iş gücüne katılım oranı arasındaki farkın yüksek olduğunu belirtmektedir. İran'daki toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler, eşitsizlik konusunu daha da derinlemesine ele alma olanağı sağlar. Kadınların ekonomik gücü arttıkça iş gücü gelişir, ekonomik kaynaklara erişim artar ve büyüme sağlanır. Yazar, kadınların tam ekonomik katılımının, gelir dağılımı ve ailelerin hareketliliği üzerinde önemli bir etkisi olacağını ileri sürerek fırsat eşitliği ve kadınların tam ekonomik katılımındaki engellerin kaldırılması çağrısında bulunmaktadır.

Kitabın yedinci bölümü, Majid Koosheshi ve Pooya Alaedini tarafından yazılmıştır. Bu bölümde yazarlar, İran'ın sosyodemografik gelişmelerinin yanı sıra ekonomik ve aile yaşam döngüleri arasındaki etkileşimlerin yaşlıların yaşamlarına olan etkisini araştırmaktadır. Orta yaşlıların kişi başına düşen gelirinin azalması doğrudan yaşlı erkeklerin ve kadınların kaynaklarını etkilemektedir. Bu bölümde, İran'daki yaşlı kadınlar üzerindeki olumsuz etkinin çok daha şiddetli olduğu gösterilmektedir. Kadınların daha az istihdam ve gelir kazanç fırsatları vardır. Ayrıca genç yaşta evlenmek, daha uzun yaşamak ve erkeklere göre eşlerini kaybetme olasılıklarının daha yüksek olması ve bekâr kalma oranları kadınlarda daha yüksektir. İran’ın yaşlı nüfusu, yaşam beklentilerinin iyileştirilmesi ve hızlı nüfus artışının daha önceki ve son dönemlerdeki doğurganlık oranlarının düşmesi sonucu mutlak ve göreceli olarak büyümektedir.

Sekizinci bölümde Muhammed Rıza Farzanegan, Muhammed Mohammadi Khabbazan ve Hossein Sadeghi petrol yaptırımlarını Devrim sonrası İran'a karşı uygulanan en önemli yaptırım politikası olarak vurgulamakta, makroekonomi ve hane halkı refah sonuçlarını incelemektedir. Bu bölümde ayrıca petrol yaptırımları altında hem kentsel hem de kırsal alanlardaki yüksek gelirli hane halklarının düşük gelirli hane halklarından daha fazla refah kaybettikleri iddiası ileri sürülmektedir. Petrol yaptırımlarına ilişkin olarak İran'da toplam ithalat, ihracat, özel tüketim ve GSYH oranı düşmüştür. İşçilerin geliri artarken İran'daki petrol yaptırımlarına karşılık sermaye geliri de azalmıştır.

Kitabın son bölümünde Muhammed Mohammadi Khabbazan ve Mohammad Reza Farzanegan, petrol yaptırımlarının hane halkı refahı üzerindeki etkisini incelemektedir. Petrol ve bankacılık yaptırımlarının hem makroekonomik göstergeler hem de hane halklarının refahı üzerindeki etkisi araştırılmış ve bankacılık yaptırımları ile petrol yaptırımları arasındaki fark ortaya çıkartılmıştır.

Yazarlar, bankacılık yaptırımlarının İran'ın makroekonomik göstergelerini önemli ölçüde etkilediğini ve büyük zorluklara neden olduğunu iddia etmektedir. Ayrıca bankacılık yaptırımları sırasında emilim, özel tüketim, toplam ihracat ve ithalat, GSYH ve sermaye gelirlerinin azaldığı da belirtilmektedir. Buna ek olarak bankacılık yaptırımlarının etkilerinin ayrıştırılması, İranlı hanelerin ihracat üzerindeki yasaklara ithalat ve yabancı yatırımlara uygulanan ambargolardan daha savunmasız olduklarını göstermektedir.

Sonuç olarak İran’da Devrim sonrası enflasyon, istihdam, reel gelir artışı ve iş gücüne katılım başarısızdır. Dahası Devrim’den hemen sonra azalan eşitsizlikte 1985'ten bu yana önemli bir değişiklik yaşanmamıştır. Yine de birtakım insani kalkınma göstergelerinde özellikle okuma- yazma ve eğitimsel kazanımlarda sürekli iyileşme görülmüştür. Hâlen 15 yaş üstü nüfusun yaklaşık beşte biri okuma yazma bilmemektedir. Bu oranın kadınlarda erkeklere nazaran %10 daha yüksek olmasına rağmen son yirmi yılda eğitim düzeyi hem kırsal hem de kentsel alanlarda artmıştır. İran’ın Devrim sonrası ekonomisi gerçek anlamda önemli bozulmalar yaşamış bu da siyasi olarak bağlantılı bireyler ile kuruluşların zenginlik ve fırsat birikimine yol açmıştır.

İran Petrol Üretiminin Tarihî Düşüşü

Ahmad Zubair Nabizada

Yaptırımlar, İran’ın petrol ihracatının %90 oranında azalmasına yol açarken koronavirüsle beraber ülkedeki petrol üretimi de %49 oranında düşerek son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi.