İran’da İşçi Grevleri

Ahmad Jawid Türkoğlu Araştırmacı, İç Politika

İran’da tüm baskılara rağmen son yıllarda işçilerin ve diğer emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi talebiyle greve gitmesi dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır.

2021 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinden bir gün sonra, 19 Haziran’da Buşehr iline bağlı Aseluye’deki bir enerji tesisinde petrol ve enerji endüstrisi işçilerinin; taşeron sisteminin kaldırılması, iş güvenliğinin sağlanması, ücretlerin artırılması ile çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gibi taleplerle başlattıkları iş bırakma eylemi ülke geneline yayıldı. Sözleşmeli Petrol İsçileri Protestolarını Organize Kurulundan yapılan açıklamaya göre kadrolu ve taşeron işçilerin temel talebinin ücretlerin artırılması olduğu vurgulanarak “Biz işçilerin artık yoksulluğa, güvensizliğe, ayrımcılığa, eşitsizliğe ve en temel insan haklarından yoksun kalmaya tahammülü yok ve ayrıca daha önce açıkladığımız gibi hızla yükselen fiyatlar ve yüksek enflasyon göz önüne alındığında bugün herhangi bir işçinin aylık maaşı, 12 milyon tümenden (yaklaşık 500 dolar) az olmamalıdır.” ifadeleri kullanıldı. Raporlara göre sözleşmeli işçilerin ve proje işçilerinin asgari ücreti 2,5 milyon tümen, azami maaşları ise 4 milyon tümenin biraz üzerindedir. Şubat 2021’de İran Merkez Bankası, Tahran’da bir kişinin aylık geçim sepetini 11 milyon tümen ve diğer şehirlerde 10 milyon tümen olarak belirlemişti. Grev yapan isçilerin temel taleplerinden bir diğeri de 20 gün iş, 10 gün izin şeklindeki vardiya döngüsüyle çalışma sistemine geçilmesidir. Şu anda birçok sözleşmeli işçi, ayda 24 gün iş ve yalnızca 6 gün izin şeklinde vardiya döngüsüyle çalışmakta ve bazı şirketlerde ise işçiler daha da az izin kullanmaktadır.

Grevlerin ülke geneline yayılmasının ardından 27 Haziran Pazar günü, Meclis Enerji Komisyonunun ev sahipliğinde; Petrol Bakanı ile Sayıştay, Devlet Denetleme Kurumu, Meclis Araştırmaları Merkezi ve güvenlik teşkilatlarından temsilcilerin katıldığı bir toplantı düzenlendi. Bu toplantıda, işçilerin taleplerinin karşılanması için Meclis ve hükûmet tarafından kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin bir metnin Yüksek Ekonomik Koordinasyon Kuruluna sunulmasına karar verildi. Bu toplantı çıkışında gazetecilere konuşan İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, greve giden kadrolu petrol işçilerinin maaşlarında iyileştirme yapılacağını açıkladı. Zengene, “Yürüttüğümüz çalışmaların, kadrolu petrol işçilerinin temmuz ayı maaşlarına yansıması için elimizden geleni yapacağız.” şeklinde konuştu. Ancak taşeron işçilerinin taleplerini “kanun dışı” olarak nitelendirdi. Zengene, taşeron işçileriyle ilgili “Bu kişilerin sorununun 1400 Yılı Bütçe Kanunu ile alakası yok; bu, İş Kanunu ile ilgilidir. Dolayısıyla İş Kanunu’na göre ne varsa ödüyoruz ama işçilerin kanun dışı talepleri başka bir konudur.” açıklamasında bulundu. Meclis Enerji Komisyonu Sözcüsü Mustafa Nahei, “Bu sorun tamamen çözülene kadar çalışanların maaşlarının ödenebilmesi için Meclis Başkanı ve Enerji Komisyonu aracılığıyla Petrol Bakanlığına gerekli iznin verilmesine karar verildi.” diye konuştu. Bu açıklamalarda ne Petrol Bakanı ne de Enerji Komisyonu Sözcüsü, taşeron ve proje işçilerinin sorunlarını çözme konusunda herhangi bir söz verdi. Yetkililerin açıklamalarından sonra Sözleşmeli Petrol İsçileri Protestolarını Organize Kurulundan gelen açıklamada tüm (kadrolu ve taşeron) işçilerin taleplerinin arkasında olunduğu belirtilerek “herhangi bir işçinin ücretinin 12 milyon tümenden az olmaması ve çeşitli ücret miktarlarının işçilerin niteliklerine göre işçilerle koordineli olarak belirlenmesi gerektiği” vurgulandı. Bunun yanı sıra Kurul, şu ana kadar devam eden grevlerin “bir uyarı grevi” olduğunu ancak Mordad ayının sonuna (21 Ağustos) kadar taleplerin karşılanmaması hâlinde ülke genelinde daha büyük protestolara gidebileceklerini belirtti. Buşehr’de başlayan protesto ve grev dalgasına şu ana kadar Tahran, Isfahan, Huzistan, Hürmüzgan, Batı Azerbaycan, Kirman, İlam ve diğer illerdeki 70’e yakın şirkette çalışan binlerce petrol ve enerji işçisi katıldı.

İran’ın kronikleşen siyasi, ekonomik ve sosyal sorunları gün geçtikçe kendini bariz bir şekilde göstermeye başlamıştır. Tüm baskılara rağmen son yıllarda, işçilerin ve diğer emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi talebiyle greve gitmelerindeki yoğunluk dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Bu gelişmeleri hızlandıran faktörlerden biri nükleer çalışmaları nedeniyle İran’a uygulanan ekonomik yaptırımlarken bir diğeri de koronavirüs salgını süreciyle birlikte işsizliğin ve yoksulluğun artmasının ardından işçi ve emekçilerin maaşlarının yatırılmaması ve yaşam koşullarının kötüleşmesidir. Bunların yanı sıra ekonomik ve sosyal sorunlar, İran siyasetinin karmaşık yapısına ve kökleşmiş yönetim uygulamalarına dayanmaktadır. 18 Haziran’da gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan İbrahim Reisi, 5 Ağustos’ta göreve resmen başlamasıyla Hasan Ruhani hükûmetinden ciddi siyasi, ekonomik ve sosyal sorunları miras alacaktır. Reisi’nin seçimden önce veya seçimden sonra ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümüne dair net bir program sunmamış olması, yeni hükûmetin bu krizler karşısında nasıl bir tutum takınacağı konusunda öngörülebilir bir değerlendirmeyi güçleştirmektedir.
 

Grev, Petrol İşçileri, Zengene, Meclis

Ailenin Korunması ve Nüfusu Gençleştirme Yasası Üzerine Tartışmalar

Ahmad Jawid Türkoğlu

Ailenin Korunması ve Nüfusu Gençleştirme Yasası’yla getirilen bazı yasaklar ve önlemler, insan ve kadın hakları savunucularını endişelendirmiş durumdadır.

Isfahan’daki Su Krizi Derinleşiyor

Ahmad Jawid Türkoğlu

İran’daki su krizinin; iklim değişikliği, kuraklık, nüfus yoğunluğuyla alakası olmakla birlikte krizin esas nedeninin kötü su yönetiminden kaynaklandığı görülmektedir.