İran’da Muhalefetin Yeni Yol Haritası Arayışları

Dilara Eştürk Asistan, İç Politika

Hem Meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız olan reformcu ve ılımlı çevrelerin “yeni bir ittifak” arayışında olduğunu belirtmek mümkündür.

Son günlerde eski Cumhurbaşkanı ve Reform Hareketi’nin sembol lideri Muhammed Hatemi, ılımlı eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ılımlı eski Meclis Başkanı Ali Ekber Natık Nuri ve muhafazakâr cenaha mesafeli tutumuyla bilinen Hasan Humeyni’nin farklı zamanlarda birçok kez görüştüğü ifade edilmektedir. Hâlihazırda farklı siyasi çizgideki bu aktörlerin bir araya gelmesi, “Muhalefet yeni bir siyasi strateji mi izliyor?” sorusunu gündeme getirmiş ve Meclis seçimleri ile cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarıyla ortaya çıkan yaraları sarmaya çalışan muhalefetin yeniden organize olması ve örgütlenmesi üzerine yürütülen tartışmalara ivme kazandırmıştır.

Söz konusu bu görüşmeler reformcu, ılımlı ve muhafazakâr siyasi çevrelerin gündemini meşgul etmiştir. Cevad İmam gibi Hatemi’ye yakın isimler, görüşmenin Meclis seçimleri yönünde gerçekleşmediğini belirterek Natık Nuri’nin Reform Hareketi’ni temsil etmediğine dikkat çekerken Ruhani’ye yakın kaynaklar, görüşmeleri “sıradan toplantılar” olarak nitelemiştir. Bunun yanında reformcu siyasetçi Muhsin Rehami; Hatemi, Ruhani ve Natık Nuri arasında uzun bir süredir “adı konmamış bir ittifak” bulunduğu ve bu ittifakın, 2013 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Ekber Haşimi Rafsancani’nin de desteğiyle Ruhani’yi iktidara getirdiğini öne sürerek; muhalefetin gelecek Meclis seçimlerine yönelik stratejisinin kesinleşmediğini ifade etmiştir. Ayrıca müesses nizama yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, toplantıda dış politikadaki siyasi gelişmelerin ele alındığını belirterek Hatemi’nin, önümüzdeki günlerde ülkedeki mevcut gidişata ilişkin kamuoyuna açık bir bildiri yayımlamayı planladığını öne sürmüş ancak bu iddia, Cevad İmam tarafından yalanlanmıştır.

1997 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde karşı karşıya gelen farklı siyasi çizgideki Hatemi ve Natık Nuri gibi iki şahsiyetin bir araya gelmesi meseleye ayrı bir önem kazandırmaktadır. 1997 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde muhafazakâr rakibi Natık Nuri’ye karşı kendisine hiç şans verilmeyen Hatemi, sürpriz bir şekilde tarihî bir başarıya imza atmıştı. Dönemin Meclis Başkanı Natık Nuri, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Hatemi’nin karşısına çıkmamış ve Meclisin, Hatemi hükûmetiyle nispeten uyumlu çalışmasını sağlamıştı. Bunun yanında Mahmud Ahmedinejad’ın 2009 seçimlerinde Natık Nuri de dâhil olmak üzere siyasi elitlere yönelik ağır ithamları onu, muhafazakâr çevrelerden uzaklaştırmış ve ılımlı bir politik çizgiye sevk etmişti. Nitekim Natık Nuri, 2013 ve 2017’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ruhani’yi desteklemiş ve Hatemi’ye yönelik ablukaya tepki göstermişti. Tüm bunlara dayanarak reformcu Hatemi, ılımlı Ruhani ve ılımlı Natık Nuri arasında kapalı kapılar ardında uzun vadeli bir ittifakın olduğu belirtilebilir. Öte yandan Ruhani’nin geçtiğimiz günlerde Devrim Rehberi Ali Hamenei ve seçimlerde yarışmasına izin verilmeyen eski Meclis Başkanı Ali Laricani ile görüştüğü de atlanmamalıdır. Çeşitli tepkilere yol açan bu görüşmeler, müesses nizam tarafından izole edilen Ruhani’nin, siyasi arenayı terk etmeyeceğini kanıtlar niteliktedir. Dolayısıyla Ruhani’nin de yeni bir ittifak arayışı içerisine girmesi muhtemeldir.

Her ne kadar bu görüşmeler “sıradan toplantılar” olarak telakki edilse de müesses nizam tarafından dışlanan farklı isimlerin bir araya gelmesiyle hem Meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız olan reformcu ve ılımlı çevrelerın “yeni bir ittifak” arayışında olduğunu belirtmek mümkündür. Ancak geniş bir yelpazeden oluşan reformcu parti ve gruplar ile ılımlı çevreler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle Reform Hareketi’nin yeniden toparlanması veya ılımlı çevrelerle yeni bir koalisyon kurması, kısa sürede pek kolay gözükmemektedir. Son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar üzerinden yürütülen tartışmaların hareket içerisinde yarattığı ihtilafların kısa vadede giderilmesi pek mümkün değildir. Hâlihazırda Reform Hareketi gerek kendi içerisinde gerekse ılımlı çevreler ile bir sonraki aşamaya ilişkin üzerinde ittifak edilen ortak bir vizyona sahip değildir. Öte yandan muhalefetin kendini yenileyememesi ve halkın ekonomik ve siyasi taleplerine çözüm üretememesi, yeni stratejiler geliştirmesine engel olmaktadır. Ancak muhafazakârların iktidarda olduğu dönem boyunca yaşanan toplumsal gelişmeler, reformcu ve ılımlı çevrelere, hükûmetin yanlış politika ve stratejilerini kendi çıkarları doğrusunda kullanma imkânı tanımaktadır. Müesses nizam tarafından sindirilen reformcular ve ılımlı çevreler, bu yönde yeni bir yol haritası belirleyebilirse muhafazakârlara karşı elleri güçlenebilir.

Laricani ve Müesses Nizam Arasındaki Siyasi Çekişme

Dilara Eştürk

Devletin kritik kurumlarında görev yapan ve bu süreçte hem muhafazakâr hem ılımlı cenah içerisinde nüfuzlu bir yer edinen Laricani’nin, siyasi arenadan kolaylıkla tasfiye edilemeyeceği açıktır.