İran’da Özelleştirmenin Başarısızlığı

EKONOMİGÖRÜŞ 07.09.2022
Yasir Rashid Araştırmacı

Devletin mali yükünü azaltması beklenen özelleştirmenin, İran’da bir trajediye dönüştüğü söylenebilir.

Özelleştirme, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve kalkınmanın kritik bileşenlerinden biridir. Çok sayıda ülke özelleştirme hamlelerine girişirken başarı hikâyelerine genelde çok az rastlanmaktadır. İran’da bu süreç, Ekber Haşimi Rafsancani Dönemi’nde başlamış ve farklı dönemlerde çeşitli şekillerde uygulanmıştır. Bu süreç, ilk yıllarda İran Anayasası’nın 44. maddesi uyarınca hukuki zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Hükûmet, birçok sanayi ve imalat şirketini bu sebeple özelleştirememiştir. 44. maddeye göre dış ticaret, büyük maden ocakları, sigorta, elektrik, büyük barajlar, su şebekeleri, radyo ve televizyon, posta, telgraf, telefon, havacılık, denizcilik ve demir yolları gibi büyük endüstriler kamu malı olarak tanımlanmış ve bu mallar, devlet tarafından halk adına yönetilmektedir. Söz konusu hukuki sınırlama 2005’te kaldırılmıştır.

İran’da birçok idari ve asli eksikliğe sahip olan özelleştirme hamleleri, 2005'ten bu yana çeşitli nedenlerle asıl amacına ve doğasına aykırı hareket etmiştir. Bu süre zarfında özelleştirilen birçok fabrika, bazılarının iflasına ve tasfiyesine sebep olan yönetim ve üretim krizleri yaşamıştır. Buna ilave olarak özelleştirme prosedürlerindeki kötü yönetim nedeniyle özelleştirme, yarardan çok zarara yol açmıştır. Söz konusu fabrikaların çoğu; iş gücü tanzimi, işten çıkarmalar, gecikmiş ücret ödemeleri, azalan üretim, iflas, fabrikaların infisahı ve tekrar devlete geri dönmesi ile karşı karşıya kalmıştır. İstatistiklere göre İran’da başarısız özelleştirme hamleleri, şu ana kadar 50.000 işçinin işsiz kalmasına neden olmuştur. Ayrıca İran Özelleştirme Kurumunun son istatistikleri; özel sektöre geçiş yapan 189 devlet şirketinden 104'ünün “kârsız” ve sadece 24'ünün “iyi” durumda olduğunu göstermektedir. Örneğin klima, buzdolabı ve fan gibi ürünleri ile bir zamanların ünlü markalarından biri olan Mervdeşt Azmayeş Fabrikası (Marvdasht Azmayesh Factory), çeşitli problemler nedeniyle sert bir üretim düşüşüyle karşı karşıya kalmış ve iş gücü sayısını 1.400’den 160’a indirmiştir. Bunun sonucunda fabrika tamamen kapatılarak soğan deposuna dönüştürülmüştür. Benzer şekilde Isfahan Poliakri Fabrikası (Polyacryl Esfehan Factory), özelleştirildikten sonra altı fabrikasının dördünü kapatmış; bazı üretim hatlarını durdurmak zorunda kalmış ve akabinde işçilerin çoğu işlerini kaybetmiştir. Geri kalanlar ise ücretlerin ödenmesinde gecikmelerle karşılaşmıştır. Söz konusu fabrikanın 1990’ların en büyük şirketlerinden biri olduğu ve çalışanların o dönemin şartlarına göre nispeten iyi durumda olduğunu da belirtmek gerekir. Bununla beraber Sıva Şirketi (Calcimine Company), özelleştirmeden sonra üretim hacmi yaklaşık %80 oranında düşen bir başka fabrikadır. Özel sektöre devredilmeden önce yaklaşık 1.200 çalışana sahip olan fabrika, sonrasında çalışan sayısını 300’e düşürmüştür. Özel sektöre devredilerek iflas eden ve üretimi durduran bir diğer fabrika da gıda sektöründe faaliyet gösteren Hemedan Keyvan Fabrikasıdır (Hamedan Keyvan Factory). 40 yılı aşkın süredir faaliyette olan fabrikanın özelleştirmeden sonra üretim faaliyetleri tamamen durmuştur. Buna ek olarak İran’ın hem yurt içi hem de yurt dışı şubeleriyle en büyük traktör üreticisi olan Maşinsazi Tebriz Şirketi (Tabriz Machinery Manufacturing Co.), özelleştirme sonrasında üretim faaliyetlerini durdurmuş ve işçilerine 18 ay boyunca ödeme yapamamıştır.

Yukarıdaki örneklere ilave olarak özel sektöre devredildikten sonra birçok fabrika ve şirket; iflas, personel tanzimi, işten çıkartmalar, geciktirilmiş işçi ücretleri, bankalara borç ve üretim hacminde düşüş ile karşılaşmıştır.
 

Tablo: Özelleştirmeden Sonra Büyük Şirket ve Fabrikaların Durumu (2005-2020)
Şirket/Fabrika Adı Özelleştirmeden Sonraki Durum
Heft Teppe Şeker Şirketi Yaklaşık 500 işçi işten çıkarıldı. Birkaç aydır ücret ödemeleri erteleniyor. Üretimde de keskin düşüş söz konusu.
Maşinsazi Tebriz Şirketi Yaklaşık 4.000 işçi işten çıkarıldı. Üretimde keskin düşüş söz konusu.
Isfahan Iranit Fabrikası Bütün işçiler işten çıkarıldı ve fabrika kapandı.
Mervdeşt Azmayeş Fabrikası İş gücü kapasitesi 1.400’den 160’a düşürüldü ve sonrasında fabrika kapatıldı.
Tebriz Kompresör ve Traktör İmalat Makineleri İflas etti.
Arak Hepco Makine İmalat
Fabrikası
Önemli ölçüde küçülmeye gidildi. Üretim kapasitesinde düşüş yaşanırken işçi ücretleri geciktirildi veyahut hiç ödenmedi.
Isfahan Poliakri Fabrikası İflas etti.
Hemedan Keyvan Fabrikası İş gücü kapasitesi 900’den 63’e düştü. Daha sonra üretim durduruldu.
Isfahan Petrokimya Şirketi İflas etti ve daha sonra kamuya devredildi.
Hafız Seramik ve Fayans İş gücü kapasitesi 600’den 400’e düştü. Üretimde ciddi bir düşüş görüldü.
Dana Kauçuk Fabrikası 22.000 işçi işten çıkarıldı ve daha sonra fabrika kapandı.
İran Transfo Şirketi  Ciddi seviyede işten çıkarma, üretim kapasitesinde düşüş ve yolsuzluk problemleri yaşandı. İşçilerin ücretleri geçiktirildi veyahut ödenmedi.
Kirmanşah Petrol Rafineri Şirketi Ciddi seviyede işten çıkarma ve üretim kapasitesinde düşüş yaşandı. Ayrıca bankalara büyük miktarda borcu söz konusu.
Sıva Şirketi Ciddi seviyede işten çıkarmalar yaşandı.
Cihan Bitkisel Yağ Şirketi İş gücü kapasitesi 630’dan 400’e düşürüldü ve üretimde düşüş yaşandı.
Kaynak: Eghtesad News

 

İran’da 2020'ye kadar özelleştirmelerin verimsizliği üzerine yapılan araştırmalar; bu politikanın uygulanışının 15 yıllık süre boyunca devlet-özel veyahut yarı devlet şirketlerinin, toplam devredilme hacminde sadece %16’sının reel sektöre ve geriye kalan %84’ünün hükûmete (Adalet Hisseleri aracılığıyla) aktarılmasının, ülkedeki özelleştirme sürecinin başarısızlığının açık bir kanıtı olduğuna işaret etmektedir.

Başarısız bir deneyimin ardından özel sektöre devredilen bazı büyük şirketlerin, mülkiyetlerini devlete iade etmeleri dikkat çekicidir. Örneğin Huzistan ilindeki Heft Teppe Şeker Şirketi (Haft Tappeh Sugarcane Company), deneyimi olmayan bir girişimciye devredildikten sonra küçülmüş ve üretimi azalmıştır. Özelleştirmeden sonra fabrikanın üretimi 55.000 tondan 18.000 tona düşmüş ve buna bağlı olarak fabrika yöneticileri yolsuzluk ve işçi ücretlerinin ödenmemesi hasebiyle tutuklanmıştır. Nihayetinde bu şirket çalışanlarının protestoları ve grevlerinden sonra, 2021 yılında mahkeme kararıyla bu şirketin mülkiyeti hükûmete iade edilmiştir.

İran'da özelleştirmenin verimsizliğinin farklı faktörleri bulunmaktadır. Hukuki altyapı ve şeffaflık eksikliği nedeniyle İran’ın özelleştirme deneyimi başarılı olmamıştır. Özelleştirmeye tabi olan kamu şirketlerinin mülkiyetindeki önemli miktarda kira, oportünist şahısları ve kurumları cezbetmiştir. Birçok ekonomiste göre İran’daki özelleştirmelerin çoğu kiralarla yönetilmektedir ki bu da özellikle cirosu yüksek şirketler ve endüstrilerde kendi gruplarına yönelik devredilmelere sebep olmaktadır. Aslında özelleştirme; gerçek bir özel sektör yerine, devlete ait şirketlerden yarı devlet şirketlere gerçekleştirilmiştir. Bu şirketlerin yeni sahipleri genellikle devlet kurumlarına, bonyadlara (vakıflara), astanlara (Astan-ı Kuds-i Razavi gibi), askeriye ve emniyet teşkilatına mensuptur. Örneğin İran Telekomünikasyon Şirketi, İmam Humeyni’nin Talimatlarını Yürütme Merkezi (Execution Headquarters of Imam Khomeini’s Order – EIKO) ve Devrim Muhafızları Ordusu Yardımlaşma Vakfına bağlı (IRGC Cooperative Foundation) Mobin Konsorsiyumuna (Mobin Trust Development Consortium) devredilmiştir.

İran’da geniş alana yayılmış yolsuzluk, kötü iş ortamı, makroekonomik istikrarsızlık ve etkin olmayan mülkiyet hakları; özelleştirmenin başarısızlığındaki diğer önemli etkenlerdir. Yolsuzluk, İran’da özel reel sektörün üretken ekonomik faaliyetlere girişme motivasyonunu azaltan en önemli unsurlardan biri olarak dikkat çekmektedir. Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) Yolsuzluk Algılama Endeksi’nin (Corruption Perceptions Index – CPI) anketine göre İran 180 ülke arasında 150. sırada yer almaktadır. Bu durum, İran'daki yolsuzluk durumunun kritik olduğunu ve ülkenin çeşitli düzeylerde yolsuzluk içinde boğulduğunu göstermektedir. İran’da Eski Yargı Erki Başkan Yardımcısı Ekber Tabari'nin davası bu iddianın kanıtıdır. Sadık Laricani Dönemi’nde görev yapan Tabari, yolsuzluk nedeniyle hapse atılmıştır. Buna ilave olarak elverişli bir iş ortamının olmaması, yükselen enflasyon, döviz kuru dalgalanmaları, yasa ve yönetmeliklerdeki değişiklikler vb. durumların yanında makroekonomik göstergelerde önemli dalgalanmaların varlığı ve etkin olmayan mülkiyet hakları; İran’daki özelleştirmenin başarısızlığına neden olan etkenler olarak sayılmaktadır.

Sonuç olarak devletin mali yükünü azaltması beklenen özelleştirmenin, İran’da bir trajediye dönüştüğü açıktır. Dolayısıyla birçok şirketin özelleştirme tecrübelerinin başarısız olmasıyla beraber bu sürecin devam etmesiyle ABD yaptırımlarından da etkilenen İran endüstrisinin fiilî olarak felç olacağı söylenebilir. Ayrıca başarısız özelleştirme sürecinin devamı, geniş bir alanı kapsayacak şekilde profesyonel işçilerin işsiz kalmasına yol açacaktır ki bu da nihayetinde İran’da özellikle işçi aileleri için olumsuz sosyoekonomik sonuçlara neden olacaktır.

ŞİÖ Semerkant Zirvesi ve İran

Yasir Rashid

İran ile ŞİÖ arasında imzalanan yeni mutabakat zaptı, Tahran ve ŞİÖ üyeleri arasında çeşitli siyasi ve ekonomik alanlarda iş birliğinin genişletilmesinin temelini oluşturacaktır.

Rusya, İran ve Hindistan Üçgeni: INSTC

Yasir Rashid

Güney Asya’yı Avrasya ve Kuzey Avrupa’ya bağlayan INSTC; ticari, transit ve lojistik faydalarının ötesinde önemli jeopolitik ve jeoekonomik sonuçlara sahiptir.