İran’da Tartışmalı İdam: Nevid Efkari

Hakkı Uygur Başkan Vekili

İran’ın içinde bulunduğu zorlu sosyal ve ekonomik koşullar, kamu vicdanını yaralayan bu tür uygulamaların giderek daha fazla tepki çekmesine neden oluyor.

12 Eylül Cumartesi günü yayımlanan 27 yaşındaki İranlı güreşçinin infaz haberi büyük yankıya neden oldu. Çeşitli anlatılar olsa da Nevid Efkari’yi idama götüren olayın temeli, 2018 yılındaki hayat pahalılığına karşı başlayan ve kısa sürede hükûmet karşıtı gösterilere dönüşen protestolara dayanan bir hadise. İddialara göre bu gösteriler sırasında Efkari bir güvenlik görevlisini bıçaklayarak öldürüyor ve bunun üzerine tutuklanıyor. Ardından Efkari geçen sene bu aylarda yargıya şikâyette bulunuyor ve gözaltındayken işkence altında itiraf etmeye zorlandığını iddia ediyor. Ancak yargı bu talebi olumlu karşılamayarak reddediyor. Efkari’nin idamının kesinleşmesinin ardından geçtiğimiz haftalarda kararın uygulanmaması adına birçok çağrıda bulunulmuş ve kampanyalar başlatılmıştı. Örneğin dünya genelinde 85 bin sporcuyu temsil eden Dünya Oyuncular Derneği, idamın gerçekleşmesi durumunda İran’ın müsabakalardan menedilmesini istemiş, ABD Başkanı Donald Trump da endişelerini belirterek Efkari için “idamı durdurun” değerlendirmesinde bulunmuştu. İran tarafı ise Trump’ın bu mesajına, içerisinde Efkari’nin görüntüleri ve maktulün ebeveynlerinin de yer aldığı 11 dakikalık “cinayeti itiraf” videosunu devlet televizyonundan yayınlayarak karşılık verdi. Ayrıca bazı kesimler, “Trump ağır yaptırımlar uygulayarak birçok İranlının hayatını tehlikeye atarken bir katilin hayatından endişe ediyor.” diyerek bunu bir dış politika malzemesi hâline getirdi. Ancak tepkiler sonrasında sosyal medyada yayılan ve Efkari’nin birtakım belgeleri imzalamaya zorlandığını söylediği bir başka video oldukça ses getirdi. Efkari’nin ailesi ve yakınları da güreşçinin işkence gördüğü ve sahte bir itirafa zorlandığı iddialarında bulundu fakat ilgili mahkemece bu iddialar reddedildi. Ayrıca haberlere göre cezalar Nevid Efkari ile de sınırlı değil. Protestolar sebebiyle kardeşleri Vahid ve Habib Efkari de sırasıyla 54 ve 27’şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Uluslararası kamuoyuna rağmen uygulanan idam kararı İran Adalet Bakanlığına göre “idam” olarak değil “kısas” olarak değerlendirilmeli. Çünkü İran kanunlarına göre kısas uygulamasında, maktulün ailesi katilin öldürülüp öldürülmeyeceğine karar veriyor. Bu nedenle İran tarafı, Efkari’nin suçsuz bir insanı öldürdüğü ve kurbanın ailesinin ısrarı üzerine bu infazın gerçekleştiği vurgusunu yineliyor. Ancak olay sürecinde yaşandığı çeşitli taraflarca iddia edilen işkence, kötü muamele, zorla itiraf, kanıtların yeterli takip edilmemesi, avukatına erişiminin engellenmesi ve hükümlünün infazdan önce ailesi ile görüşme hakkının elinden alınması gibi insan hakları ihlali iddiaları tepkilerin asıl sebeplerinden birkaçını oluşturuyor.

Birçok ülke yaşanan bu olumsuz hadiseyi kınarken Efkari’nin idam cezasının durdurulması için uluslararası spor camiaları, insan hakları örgütleri ve aktivistler müdahale talebinde bulundu. Uluslararası son tepki, şu sıralar yoğun bir diplomasi trafiği gerçekleştiren İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in hafta başından itibaren E3 ülkelerinin (Almanya, İngiltere ve Fransa) Dışişleri Bakanları ile görüşme amacıyla planlanan Berlin gezisinin iptal edilmesi oldu. İran Dışişleri Bakanlığı sebebi “lojistik sorunlar” olarak beyan etse de infazın yansımalarını net bir şekilde görmek mümkün. Öte yandan bu süreç içinde yurt dışındaki İran diasporasının da idam karşıtı kampanyalar düzenlediğini, son dönemde hemen her fırsatta sosyal medya üzerinden etkinliğini artırmaya çalışan kimi muhalif figürlerin bu idamı da halkla ilişkiler kampanyasına çevirdiğini not etmek gerekiyor. Şimdilik bu tür kampanyalar geniş halk kesimleri ya da yetkili merciler üzerinde etkili olmasa da İran’ın içinde bulunduğu zorlu sosyal ve ekonomik koşullar, kamu vicdanını yaralayan bu tür uygulamaların giderek daha fazla tepki çekmesine neden oluyor. Nitekim geçtiğimiz haftalarda namus cinayeti gerekçesiyle kızının başını kesen babaya yalnızca dokuz yıl hapis cezası verildiği ya da milyarlarca dolarlık yolsuzluğa ve hakkındaki yargı hükmüne rağmen Babek Zencani gibi nüfuzlu iş insanlarının yıllardır idam edilmemesi özellikle sosyal medyada sürekli olarak gündeme geldi.


Bu makale ilk olarak 17.9.2020 tarihinde TRT Farsça'da yayımlanmıştır.

https://www.trt.net.tr/persian/brnmh-h/2020/09/17/dm-nwyd-fkhry-prwndhy-khh-jnjl-afryn-shd-1492232

Nevid Efkari, İdam, İran

Dağlık Karabağ Gölgesinde Türk Dış Politikasını Anlamlandırma Çabaları

Hakkı Uygur

Rusya’nın Karabağ için kullandığı “Azerbaycan toprakları” ifadesi ve İran’ın işgalin sonlandırılması çağrılarında bulunması, krizin bölgesel nitelik kazanmadan önce bitirilmesi ihtimalini güçlendiriyor.

Dağlık Karabağ ve İran'ın Kafkasya Politikası

Hakkı Uygur

Bölgede işgalin sona ermesinin ve kalıcı istikrarın sağlanmasının Erivan ve Tahran da dâhil herkesin faydasına olacağına şüphe yoktur.