İran’ın Arnavutluk’taki Kültürel Faaliyetleri

İran’ın Arnavutluk’taki kültürel yatırımlarının en büyük başarısının tarikatlarını Şiiliğin bir kolu olarak sunmaya başlayan Bektaşi tarikat liderleri arasında olduğu gözlemlenmektedir.

Arnavutluk, Enver Hoca’nın komünist yönetimi sırasında İran Şah’ı ile diplomatik ilişkilere sahip olmadığından ülkenin komünist lideri, İran İslam Devrimi’ni ve lideri Ayetullah Humeyni’yi desteklemişti. İslami yönetimin ideologlarının ilk önceliği, İran’da komünist ideoloji ile savaşmaktı. 1979 İslam Devrimi sonrası İslamcı ve komünist ideologlar arasındaki münakaşa ve ihtilaflar; komünistlerin siyaset sahnesinden çıkarılması, itibarsızlaştırılması ve susturulması ile son buldu.1 Bu nedenle Tahran’daki yeni sistem, Tiran’daki2 komünist rejim ile herhangi bir diplomatik veya kültürel ilişki kurmaya ilgi göstermedi. Bununla beraber, İran ve Arnavutluk arasındaki ilişkiler, Arnavutluk’ta komünist rejimin yıkılışından sonra değişti. 1990’lı yıllardan sonra İran, kültürel faaliyetlerini başlatacağı Tiran’da büyükelçilik açtı.

İran’ın Tiran’daki ilk kültür merkezi 1995 yılında kurulan Sa’di-i Şirazi Kültür Kurumuydu. Bu kurumun hedefi “İran-Arnavutluk arasındaki kültürel bağları canlandırmak, İran medeniyetinin geleneklerini Arnavutluk’ta tanınır hâle getirmek ve iki kadim halkın dostluğuna hizmet etmek”ten ibaretti.3 Sadi-i Şirazi Kültür Kurumu; İslam Kültürü ve İletişim Örgütünün (Islamic Culture and Communication Organization) Arnavutluk’taki bir temsilcisi olarak kuruluşundan itibaren çok önemli kültürel faaliyetler gerçekleştirip Arnavutluk’un entelektüelleri, bilim insanları ve akademisyenleri ile geniş bir iş birliği kurmayı başardı. Bu kurumun bir şubesi olan Perla isimli bilim-kültür dergisi, ülkenin en ciddi bilimsel dergilerinden biri hâline geldi. İran Elçiliği ve Sa’di-i Şirazi Kültür Kurumu, bu dergi aracılığıyla ülkenin birçok kültür ve eğitim kurumunun yanında Profesör Jorgo Bulo, Profesör Shaban Sinani, Profesör Muzafer Korkuti ve Profesör Emil Lafe gibi önemli Arnavut âlimlerle de iş birliği geliştirmeyi başardı.

Bu kurumun çeşitli kültürel faaliyetleri arasında Farsça yazmış Arnavut şairlerin edebi eserlerinin yayımlanması da vardı. Osmanlı İmparatorluğu’nun üç temel dilinden biri olan Farsça, Osmanlı Dönemi’nde daha çok şairane yaratıcılık amacıyla kullanılmıştı. Dolayısıyla Arnavutlar da dâhil olmak üzere birçok Osmanlı şairi bu dilde şiir yazdı. Buna karşın Farsça, Osmanlı İmparatorluğu’nda bugün modern İran kimliği için taşıdığı anlama sahip değildi. Farsça, Osmanlı İmparatorluğu sınırları dâhilinde yalnızca edebi ve irfani bir kimliğe sahipti. Bu yüzden Osmanlı dünya görüşünün yalnızca şairane ve irfani ruhunu yansıtmaktaydı. Buna rağmen Sa’di-i Şirazi Kültür Kurumunun yöneticileri, Arnavut şairlerin Farsçadaki yaratıcılıklarını ulusal İran dili ve kültürü ile özdeşleştirmekte ve bu yaratıcılığın Osmanlı bağlamını dikkate almamaktadır. İranlılar, Osmanlı İmparatorluğu’nun Arnavutluk’taki kültürel mirasını dikkate almayan böyle bir anlatı aracılığıyla Arnavutlar’ın Farsçadaki yaratıcılığını, İran ve Arnavutluk arasında kültürel bağlar ve yakınlık yaratmak için kullanmaya gayret etmekte ve böylece İran’ın, Arnavutluk’taki kültürel etkisini artırmayı hedeflemektedir.

İran İslam Cumhuriyeti Arnavutluk’ta İslami alanlarda da çalışmış ve bu alana yatırım yapmıştır. İran, 2000 yılından önce yöneticileri önceleri Yurt Dışı Okullar Kurumundan (Organization of Madrassas Abroad/Sazman-e Medares-e Harec ez Keşver) ve daha sonra el-Mustafa Üniversitesinden gelen Kur’an Kurumunu Tiran’da kurmuştur. Bu Kurum, ülkedeki çeşitli camilerde Kur’an öğretimi için kurslar düzenlemiş ve bu kurslarda Arnavut imamları istihdam etmiştir. Ek olarak bu Kurum, Şii anlatısı bağlamında Kur’an tefsirleri yayımlamıştır. Kur’an Kurumu Sa’di Okulu (Saadi College) adıyla kız öğrenciler için bir lise açmıştır. Sa’di Okulu her ne kadar Arnavutluk’taki müfredat ve kurallara bağlı olarak faaliyet göstermiş olsa da okulda okuyan öğrencilerden öğrenildiğine göre okulun yöneticileri, Şii imamların doğum günleri veya muharrem ayı etkinlikleri gibi müfredat dışı törenler düzenleyerek Şii İslam’ı öğretmeyi denemişlerdir.

Arnavut halkının muhalefeti ve kaydedilen yavaş ilerleme, İranlıları faaliyetlerini yerli teşkilatlar altında sürdürmeye zorladı. Böylece İranlılar, Kur’an Kurumunu 2005 yılında kapatıp yerine Beyrut’ta eğitim almış bir Şii ilahiyatçı olan Sheikh Vullnet Merja’nın başkanlığını yaptığı Nesim (Flladi/Breeze) Kültür ve Din Kurumunu açtı. Bu Kurumun hedefi, Hz. Muhammed’in ehlibeytini, Arnavutça konuşan Müslümanlara tanıtmaktır. Faaliyetler alanları arasında her perşembe saat 18.00’den 19.30’a kadar ulusal radyoda yapılan canlı yayın programı da vardır.4 Bu Kurum tarafından yayımlanan literatür, Şiilik ile ilgilidir ve yazarları Şii’dir. Ayrıca ulusal radyodaki canlı yayın programlarında da Şiilik propagandası yapılmaktadır. Bazı Arnavut tarikat liderlerine İranlı Şii literatür ve bilgiyi sağlayan Nesim Kültür ve Din Kurumunun bu tarikat liderleriyle geniş bir iş birliğine sahip olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Bu durum, tasavvuf ve genel olarak İslam’ın Şii anlatısının yerleştirilmeye çalışılması olarak da değerlendirilebilir.

İran’ın Arnavutluk’taki kültürel faaliyetleri kapsamında 2007 yılında tesis edilen Rumi Kurumundan da (Rumi Foundation) bahsedilmelidir.5 Bu Kurum, görünüşte İran İslam’ının daha felsefi ve sofistike bir yorumunu dile getirmek için kurulmuştur. Kurum, başlangıçta Seyyid Hüseyin Nasr ve William Chittick gibi ciddi İranlı ve Batılı yazarların felsefe ve irfan gibi konulardaki yayınlarını tercüme etmesine rağmen sonraları, Kurumun ideolojik yönelimi daha radikal bir doğrultuda seyretmiş ve Kurum, Ayetullah Misbah Yezdi gibi oldukça aşırı bir İranlı âlimin eserlerini tercüme edip yayımlamaya başlamıştır. İran’da radikal bir molla olarak bilinen Yezdi, İran’da ilerici güçler ve elitlere karşı dışlayıcı ve onları itibarsızlaştırmaya yönelik bir söylem geliştirmiştir. Yezdi, bilhassa Batılı değerlere karşı radikal tutumuyla bilinmektedir. Dolayısıyla onun fikirlerinin Arnavutluk toplumunda yayılması, Arnavutluk’taki demokratik değerlere zarar verme potansiyeli taşımaktadır.

Bütün bu çabalara rağmen Arnavutluk’taki İranlıların konumu, Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) mensuplarının Tiran’da konumlanması ile sarsıldı. Arnavutluk’ta böyle bir grubun varlığı, ülkedeki İranlı örgüt mensubu sayısını artırdı ve bu durum, Tiran’daki yetkilileri meseleye daha hassas hâle getirdi. Arnavutluk Devleti, bütün bu gelişmelerin sonucu olarak 2019 yılında İran’ın Arnavutluk’ta faaliyet gösteren bütün kültür kurumlarını kapatma kararı aldı. Hatta İran elçisini ve elçilik başkâtibini Tiran’da istenmeyen kişiler olarak ilan etti. O zamandan beri, İran ve Arnavutluk en alt düzeyde diplomatik ilişkiye sahiptir ve hâlihazırda İran’ın Arnavutluk’ta resmî olarak faaliyet gösteren bir kültür kuruluşu yoktur. Gözlem ve çalışmalarımıza göre İran’ın veya Şiiliğin ülke vatandaşları arasında belirgin bir etkisine rastlanmamıştır. Ayrıca Arnavutluk’ta belirli bir Şii topluluk da bulunmamaktadır.

İran’ın Arnavutluk’ta yaptığı kültürel yatırımlarının en büyük başarısının son yıllarda tarikatlarını Şiiliğin bir kolu olarak sunmaya başlamış bazı Bektaşi tarikat liderleri arasında olduğu gözlenmektedir. Oysa ne Arnavutça yazılmış eski Bektaşi metinlerinde ne de bu tarikatın mensuplarına ait klasik metinlerde Bektaşiliğin Şiiliğin bir parçası olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur. Hatta Bektaşilerin ritüel ve inançlarını Şiilerin bugünkü ritüel ve inançlarıyla karşılaştıran bir kişi, bu iki İslami akımın aynı kimliğe sahip olduğunu söyleyemez. Bu nedenle Bektaşilerin, Şiilik ile özdeşleştirilmeleri tarihsel ve teolojik olgulara ters düşmektedir. Yine de bu özdeşleştirilmenin İran Devleti’nin Arnavutluk’taki varlığını genişletmesi için bir alan yaratabileceği düşünülebilir.


1 Mehrzad Boroujerdi, Iranian Intellectuals and the West: The Tormented Triumph of Nativism. Syracuse, N.Y.: Syracuse University Press, 1996.
2 Arnavutluk’un başkenti.
3 Bu program hakkında daha fazla bilgi ve programın aktiviteleri için bk.: http://www.iranalbania.ir/files/ebook/711/Broshura%20Fondacion1.pdf
4 Daha fazla bilgi için bk.: http://www.dritaeehlibejtit.com/Rreth-Nesh.html
5 Daha fazla bilgi için bk.: http://www.dritaeehlibejtit.com/Rreth-Nesh.html

Kültürel, Şiilik, Faaliyet, İranlı, Arnavut

Kosova’da İran’ın ve Şiiliğin Varlığı

Liridona Berkolli

Ayetullah Humeyni’nin Şiilik yorumu ve İslamcı ideolojisi, başlangıçta Kosovalıların dikkatini çekmiş olsa da bugünlerde Kosova’da gözle görünür bir Şia etkisi bulunmamaktadır.