İran’ın Eski Petrol Kuyularını Canlandırma Planı

Kenan Aslanlı Araştırmacı

Eski petrol kuyularını canlandırma planı başarılı olduğu takdirde, birkaç yıl sürebilen bu onarım faaliyetleri, ülkenin ham petrol üretimine en iyi ihtimalle %15 katkı sağlayabilir.

Kanıtlanmış petrol rezervlerine göre Venezuela, Suudi Arabistan ve Kanada’nın ardından dünyada dördüncü sırada olan İran’da, rezervlerin üretime oranı (R/P göstergesi) diğer petrol zengini ülkelere göre daha uzundur. Yaklaşık 304 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyada ilk sırada olan Venezuela’nın ham petrol üretiminin çok düşük (yaklaşık 0,7 milyon varil/gün) olması nedeniyle rezervlerin üretime oranı da aşırı derecede yüksek çıkmaktadır. Yani şimdiki düşük üretim düzeyi ile bu ülkedeki ham petrol kaynakları yüzyıllar boyunca kullanılabilir. Aykırı bir örnek olduğu için Venezuela’yı, bu göstergede diğer ülkelerle kıyaslamadan dışarıda tutabiliriz. Suudi Arabistan, 298 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyada ikincidir. Bu ülkenin petrol üretimi 11 milyon varil/gün civarındadır ve rezervlerin üretime oranı 74 yıldır. 168 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyada üçüncü olan Kanada’nın petrol üretimi ise 5 milyon varil/günden fazladır ve rezervlerin üretime oranı ise 89 yıldır. İran, 158 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi ile dünyada dördüncü olmasına rağmen petrol üretimi, Eylül 2022 sonu itibarıyla yaklaşık 2,6 milyon varil/güne yakındır. Suudi Arabistan (Hatta BAE gibi Körfez ülkelerini de ekleyebiliriz.) ve Kanada ile kıyasladığımızda İran’ın petrol üretimi daha az olduğu için rezervlerinin üretime oranı daha yüksektir (140 yıl). Bu gösterge, İran’ın petrol üretimi konusunda yüksek potansiyeli ile aynı zamanda düşük kapasitesine işaret etmektedir.

İçinde bulunduğumuz küresel çaplı enerji krizi ortamında hem iç talebi karşılamak hem de yaptırımlara rağmen ham petrol ve petrol ürünleri ihracatını artırmak için İran, ham petrol üretiminin yükseltilmesine yönelik farklı arayışlar içerisindedir. Önceden belirtelim ki İran tarafı, petrol kaynağı bulunan bölgelerde fosil yakıt alanlarının yeterince gelişmemiş olmasını ve petrol çıkarılan alanlarda ise üretimin istenen düzeyde olmamasını itiraf etmektedir. Tam da bu noktada, “Iran Petroleum” aylık dergisinin 25 Ekim 2022 tarihinde yayımlanan 118. sayısında, İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) tarafından kurulan Petrol, Gaz Teknolojisi ve İnovasyon Parkı (OGTIP) Başkanı Muhammed İsmail Kifayeti ile yapılan röportajda dikkat çeken bilgiler bulunmaktadır. İran petrol endüstrisi, ham petrol üretimini yükseltmek için yüksek maliyet, yaptırımlardan kaynaklanan teknolojik ve finansal zorluklar nedeniyle yeni kuyular açmak yerine, “kısa vadeli bir çözüm olarak atıl ve düşük verimli petrol kuyularını canlandırma” yoluna gitmektedir

OGTIP Başkanı Kifayeti’nin röportajda belirttiği üzere NIOC ilk aşamada ülke genelinde ortalama 750 civarında düşük verimli veya tamamen terk edilmiş petrol kuyusu tespit etti. Ancak bu tespit edilen üretimi durmuş veya düşük düzeyde olan 750 civarındaki kuyudan, ülkenin güney ve merkez bölgelerinde bulunan petrol sahalarındaki sadece 100 kadarı iyileştirme faaliyetleri için düşük riskli olarak değerlendirilmiştir. Geri kalan yaklaşık 650 atıl veya düşük üretimli kuyunun, restorasyon çalışmaları için orta ve yüksek riskli olduğu ortaya çıkmaktadır. Düşük verimli ve terk edilmiş kuyuların durumunun iyileştirilmesi, ülkenin petrol üretimine başlangıç aşamasında 30.000-50.000 varil/gün; yakın olmayan gelecekte ise 300.000-400.000 varil/gün kapasite ekleyebilir. Atıl kuyularda üretimi iyileştirmede uygulanan farklı yöntemlerin süresi 3 yıla kadar uzayabilir. Yani başarılı olduğu takdirde birkaç yıl sürebilen bu onarım faaliyetleri sonucunda ülkenin ham petrol üretimine en iyi ihtimal ile %15 katkı sağlanabilir.

OGTIP Başkanı Kifayeti, yeni bir petrol kuyusu açmanın maliyetinin 10 milyon dolar ancak buna karşılık üretimi düşmüş bir petrol kuyusunu canlandırmanın maliyetinin ise 1 milyon dolar civarında olduğunu belirtmiştir. Maliyet açısından iddia edilen avantajı sayesinde bu kuyularda üretim, düşük petrol fiyatlarında da devam edebilir. Fakat eski petrol kuyularında verimliliği artırmak için gerekli olan teknolojilerin, makinelerin, teknik donanımların ve yazılımların; İran yerel şirketlerinde olduğu yönünde inandırıcı bilgi mevcut değildir. 

İranlı yetkililer, bir taraftan ülkenin petrol, gaz ve petrokimya sektörlerinde faaliyet yürüten 2.000 yerel firmanın, fosil yakıt üretimi endüstrisinde ihtiyaç duyulan ekipmanların %80'ini sağladığını iddia ederken diğer taraftan da hem eski petrol kuyularının canlandırılması hem de petrol üretimi ile ilgili diğer faaliyetler için elinde yüksek standartlara dayanan daha ileri ve güncel teknolojiler bulunan Çin, Rusya, Malezya, Almanya ve Türkiye gibi ülkelerin şirketleri ile temas hâlinde olduğunu itiraf etmektedir. Ekonomik gerekçesi bulunmasına rağmen operasyonel ve teknolojik riski yüksek olan atıl petrol kuyularında verimlilik adımları başarılı olursa kazanılan deneyim, Güney Pars gibi basınç düşüşü yaşanan doğal gaz sahalarında da uygulanabilir. Ancak yerel şirketlerin, eski petrol kuyularının kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirilmesinde ilk kez denenmesi; sürecin belirsizliğini, teknoloji ve finansmanın geri dönüş riskini yükseltiyor.

İran-Azerbaycan Geriliminde Kazakistan Formülü

Kenan Aslanlı

Kazakistan, geliştirdiği ikili ilişkilerin yanında Azerbaycan ve Türkiye ile TDT kapsamında; İran’la ise ŞİÖ ve hatta AEB kapsamında ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmektedir.

İsrail-Lübnan Deniz Sınırı Anlaşması’nın Enerji Boyutu

Kenan Aslanlı

İsrail-Lübnan Deniz Sınırı Anlaşması, bölge ülkelerinin atılgan enerji politikalarının yeni aşamasını başlatan bir trigger olmuştur.