İran’ın Takas Ticareti Macerası

Viyana görüşmeleriyle yaptırımlar üzerindeki denetim gevşese de son aylarda İran, petrol ticaretini sürdürmek amacıyla takas mekanizmasını kullanmaktadır.

On yıldan fazla bir süredir İran, sattığı ham petrol ve doğal gazın transferinde sorunlar yaşamaktadır. İran enerji ve bankacılık sektörüne uygulanan yaptırımlar; ülkenin, dış ticaret ve enerji ihracatında çok sayıda sorun yaşamasına neden olmuştur. İran yaptırım ve ambargolar sebebiyle çeşitli ülkelere sattığı petrolün ödemesini alamamakta ve bu ödemeler, ülkelerin merkez bankalarında veya ilgili bankalarda dondurulmuş varlık olarak durmaktadır. İran, bu sorunu çözmek amacıyla son birkaç aydır petrolünü çeşitli mallar ile takas etmeye yoğunlaşmıştır. Ancak takas edilen malların çoğunluğu petrol ile kıyaslandığında ticari değeri oldukça düşük mallardır. Bu durum, İran’ın takas ticaretinde elde edeceği faydayı azaltmaktadır.

İran petrolünün eski müşterisi olan Sri Lanka, mevcut zorluklar nedeniyle İran’a olan borcunu ödeyemeyen ülkelerden biridir. Raporlar; İran’ın, Sri Lanka’ya yaptığı petrol satış gelirinin, yaklaşık 250 milyon dolarlık kısmının ülkede bloke edildiğini göstermektedir ve aradan yaklaşık 9 yıl geçmesine rağmen Tahran yönetimi bu borcu tahsil edememiştir. Ancak son raporlar, İran ve Sri Lanka’nın, Tahran’ın varlıklarını takas yöntemiyle serbest bırakma konusunda anlaştığını göstermektedir. Bu konuyla ilgili olarak İran Ticaret Geliştirme Örgütü (Trade Promotion Organization, TPO) Müdürü Ali Rıza Peymanpak; Sri Lanka’nın, İran’ın ülkede bloke edilmiş on milyonlarca dolarlık varlığını Tahran’a çay olarak ödeyeceğini söyledi. Sri Lanka Tarım Bakanı Ramiş Patirana da ülkesinin, İran’a her ay 5 milyon dolar değerinde çay göndermeye hazır olduğunu doğruladı. İran, çayın yanı sıra Sri Lanka’dan ham madde ve kauçuk gibi diğer ürünleri de ithal edecektir. Ancak bu anlaşma başarılı olarak uygulanırsa Tahran’ın 250 milyon dolarlık varlığının ülkeye geri dönmesi, yaklaşık dört yılı alacaktır. İran, yılda 60.000 ila 70.000 ton çay ithal etmekte ve Hindistan ile Sri Lanka, çay ithalatında ilk iki sırada yer almaktadır. İstatistiklere göre İran’ın çay ihtiyacının %26’sı Sri Lanka’dan ithal edilmektedir.

Sri Lanka’nın yanı sıra Moğolistan gibi diğer ülkeler de İran’la takas yönteminde anlaşmaya hazır olduklarını açıkladı. Bu bağlamda raporlar; Moğolistan’ın, petrolün mallarla takas mekanizmasına dayalı olarak İran’a 1.000 ton koyun yünü ihraç etme olasılığı olduğunu gösteriyor. İran gümrük istatistiklerine göre 1400 yılının ilk 5 ayında İran’ın; Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya, Yeni Zelanda, Almanya ve Türkmenistan gibi ülkelerden yaptığı yün ithalatı 5,7 milyon dolar değerindedir. Moğolistan, yılda yaklaşık 30.000 ton yün üretmekte ve bunun %70’ini ihraç etmektedir. Dolayısıyla İran’ın ihtiyaçları ve Moğolistan’ın kapasitesi göz önüne alındığında böyle bir anlaşma mümkün görünmektedir. İran-Moğolistan arasındaki takas anlaşmasına ilişkin ayrıntılı bilgi olmaması dikkat çekicidir. Ayrıca doğrulanmayan raporlar, Pakistan ve Hindistan’ın da İran petrolüyle pirinç takası yaptığını göstermekte ve Suriye de İran’a zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mercimek gibi ürünler ihraç ederek İran’a olan petrol borcunu ödemektedir.

İran İslami Şûra Meclisi Tarım Komisyonu İkinci Sekreteri Zabihullah Azimi, geçtiğimiz günlerde İran’ın, Brezilya ile petrol türevi bazı ürünlerini hayvan yemi ve çeşitli bakliyat ürünleriyle takas ettiğini duyurdu. Azimi, İbrahim Reisi hükûmeti döneminde ilk defa tarımsal ürünlerin petrol ile takasının gerçekleştiğini vurgulayarak Brezilya’nın; İran’ın mısır, soya küspesi ve kırmızı etinin ana tedarikçilerinden biri olduğunu ve başta özellikle gübre olmak üzere petrokimya ürünleri ihracatında da hedef ülkelerden birinin Brezilya olduğunu belirtti.

Brezilya Merkez Bankası verilerine göre 2021 yılının sonunda, Brezilya İran’dan 65 milyon dolar ithalat ve İran’a 1,94 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. İki ülke arasındaki dış ticarette avantaj Brezilya’da iken İran, Brezilya ile olan dış ticaret açığını kapatmaya çalışmaktadır. Ancak İran’ın temel ham madde ithalatının yaklaşık %50 ila %60’ının Brezilya tarafından karşılanması ve ülkenin mevcut tarımsal üretiminin devam eden kuraklık nedeniyle düşmesi, söz konusu açığın kapanmasının oldukça zor olduğuna işaret etmektedir. Buna ilave olarak iki ülke arasındaki gümrük vergisi farklılıkları da İran aleyhine dış ticaret açığının oluşmasına neden olmaktadır. İran, Brezilya’dan ihraç ettiği mallara %4 gümrük vergisi uygularken Brezilya, İran’dan ithal ettiği mallar için %100 gümrük vergisi uygulamaktadır. Hiç şüphesiz İran, tarımsal mallardaki maliyeti olabildiğince kısmaya çalıştığı için gümrük vergisi Brezilya için düşüktür. Ancak Brezilya’nın %100’lük gümrük vergisi uygulaması, İran’ın dış ticaret açığını kapatmasını zorlaştıracaktır.

İran, temel mal kalemleri içinde olan bazı hayvan yemi ve bakliyat mallarında net ithalatçıyken bu malların önemli bir kısmını, 4.200 dolar/tümen kuru üzerinden ithal etmekteydi. Ayrıca ülkede son yıllarda artan kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde oldukça zorluk çeken İran, petrol takasıyla önemli bir ihtiyacını giderebilir. Ancak son dönemlerde gıda güvenliğinin öneminin artması ve İran’ın birçok gıda ürününde ithalatçı olması, İran’ın pozisyonunu tehlikeli hâle getirmektedir. 

Tahran Ticaret Odası Üyesi Hamid Rıza Salihi, petrolün mallarla takas edilmesinde mevcut yöntemin, İran’ın “hem taviz vermesine hem de indirim yapmasına” neden olduğunu söyledi. Salihi’ye göre ülkeler, İran’ın mala ihtiyacı olduğunu bilmekte ve petrol takası, İran’ın rekabetçi fiyatlardan yararlanmasını engellemekte ve pazarlık gücünü azaltmaktadır. Başka bir deyişle İran’ın bloke edilmiş varlıklarını elde etmek için taviz vermekten başka seçeneği olmadığı söylenebilir.

Takas mekanizması, İran için ciddi zorluklara ve sonuçlara da neden olabilir. Uzmanlar, takas mekanizmasında Tahran’ın mal satın alma tercihinin son derece düşük olduğunu ve İran’ın malların kalitesi konusunda çok fazla seçeneğe sahip olmadığını düşünmektedir. Çoğu durumda İran’ın petrol müşterisi hangi ürünü satmak isterse İran tarafı o ürünü satın almak zorunda kalmaktadır. Zorluklara ek olarak malları petrolle takas etmenin sonuçlarından biri de İran’daki bu tür işlemlerde şeffaflığın olmamasıdır. Şeffaflığın olmaması; ülkenin, petrolün satışından istenen geliri elde etmesine engel olabilecektir. Dolayısıyla takas mekanizmasındaki şeffaflık eksikliğinin devam etmesinin, ülkede Babek Zencani1 gibi hikâyelerin tekrarlanmasına ve bunun da nihayetinde korkunç ekonomik ve politik sonuçlara neden olmasına yol açacağı söylenebilir.

Son olarak resmî olmayan veriler, İran’ın petrol ihracatında bir artışa işaret etse de yaptırımların devam etmesi ve takas mekanizmasıyla bu işlemleri yapması nedeniyle İran’ın, petrolünün gerçek karşılığını alamayacağı söylenebilir. Başka bir ifadeyle yaptırımlar devam ettiği sürece takas mekanizması da devam edecek ve böylece İran, petrol satışlarından potansiyelin altında gelir elde edecektir.


1 Babek Zencani, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili uluslararası yaptırımları atlatmakla ilgili büyük ölçekli mali faaliyetlerden ölüm cezasına çarptırılan İranlı bir iş adamı ve milyarderdir. Cezası henüz infaz edilmedi.
 

Artan İran-Rusya İlişkilerinin Jeoekonomik Boyutu

Yasir Rashid

İran'ın, Ukrayna krizi sırasında Rusya ile Güney Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin genişlemesinde “köprü” rolü oynadığı söylenebilir.

İran'da Yaşanan Protestoların Sosyoekonomik Boyutu

Yasir Rashid

Tahran yönetiminin; refah, siyasal katılım ve ekonomik şeffaflık alanında gösterdiği başarısız performans, halkın devlete karşı küskünlüğüne neden olmuş ve devlet ile millet arasındaki mesafeyi artırmıştır.