Kaşkay Türkü Behmen Bahadiri Kaşkayi’nin İdamının 50. Yılı

[Bu yazı, Kaşkay tarih ve kültür araştırmacısı ve “Naqshe-yé Qashqayiha der Tarih ve Ferhang-é İran” isimli eserin[1] ve benzeri çalışmaların yazarı Mansur Nasirî Tayyibî tarafından Behmen Bahadiri Kaşkayi’nin idamının 50. Yılı münasebetiyle kaleme alınan ve “Conbeş-é Enqelabi-yé Behmen-é Qeşqayî” başlığıyla 08.11.2016 tarihli Ebtekar Newspaper gazetesinde yayınlanan makaleden tercüme edilerek hazırlanmıştır.[2] Yazıdaki dipnotlar ve açıklamalar yazının mütercimine aittir.]

Behmen Bahadiri Kaşkayi’nin başlattığı hareket çağdaş İran’ın siyasi tarihinde görülen önemli siyasal hareketlerden biridir. Çünkü İran’ın içinde devlete muhalif siyasal hareketler genelde barışçıl siyasi mücadeleyi öne çıkardığı halde Behmen Bahadiri 13 ay sürdürdüğü silahlı hareket ile Pehlevi yönetimine karşı yeni bir tür gerilla savaşını başlatmıştır.

Sohrab Han Kaşkayî’nin oğlu Behmen Bahadiri Kaşkayî, Hükümet kuvvetleri tarafından Şiraz çevresindeki Kaşkay Türklerinin tutuklandığı 1322/1943 yılında doğdu. Behmen Bahadiri Kaşkayî, genç yaştan itibaren siyasetle ilgilenmeye başladı. Ulusal Direniş Hareketi'nin faaliyetlerinin uç noktaya ulaştığı dönemlerde, Kaşkay Türklerinden bir grup lise öğrencisiyle hükümet aleyhine Ulusal Direniş Hareketi'nin kurulmasında gayret gösterdi.

1962 yılının ortalarında yabancı diller bölümünde okumak için İngiltere’ye gitti. Yabancı dil öğrenimini tamamladıktan sonra pilotluk eğitimi almak üzere Concorde Yüksek Havacılık okuluna gitti. 1964 yılında İran’a döndü. Onun İran’a dönüşü, 1963 yılında Kaşkay aşiretlerinin ayaklanmalarından sonra ucu Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin ailesinin de karıştığı olayların ve benzer faaliyetlerin ortaya çıktığı zamana denk gelmişti. Menuçehr ve Dariyuş isimli iki kardeşi Cehre Henc bölgesindeki muhaliflerden oluşan bir grupla güvenlik güçleri karşısında mukavemet göstermeye çalışmışlardı. Behmen Bahadiri bu süre içerisinde Savak[3] memurlarının tahrikiyle, Ulusal Direniş Hareketine mensup kişilerin saldırısına uğramış ve yaralanmıştı. Benzer saldırılardan korunmak için kardeşleriyle Cehre Henc’de kalmaya karar verdiler. Bir süre sonra güvenliği bozucu hiç bir mesele olmadığı halde Menuçehr Kaşkayî ve bir grup, Savak’ın Tahran’da Saltanatabad’taki güvenli evlerinden birinde gözaltına alınmıştır.

Bir süre sonra Hasanali Mensur Hükümeti[4], Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin Londra’ya dönmesi şartıyla öğrenimine devam etmesini sağlayacak gerekli desteğin sağlanacağına onay verdi ve böylelikle Bahadiri tekrar Londra’ya döndü. Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin yıllarca Avrupa’da ikamet etmesi, sulta altındaki birçok ülkenin insanlarının kendisini kurtarmak için özgürlük isteyen hareketlerle tanışmasına sebep oldu. Bunlar, gerilla hareketine dayalı savaş, silahlı mücadele usulü ve kendi topraklarını peş peşe bağımsızlığa kavuşturan hareketlerdi. Dünyanın siyasi mahfillerinde, sömürgeci güçlerin etkisinin azalmasına ilave olarak, baskıcı hükümetler de düşüş göstermeye başlamışlardı.

Bu sırada bölgede Şah’ın muhaliflerinden sayılan Cemal Abdülnasır’ın yönetimindeki Mısır hükümeti, Pehlevi yönetimine muhalif olanlarla temasa geçmeye ve onlara Pehlevi karşıtı mücadelelerinde yardım etmeye karar verdi. Mısır yönetimi Amerika ve İsviçre’deki Büyükelçilikleri aracılığıyla Kaşkay Türklerinin ileri gelenleriyle, Nasır Han[5] ile Amerika’da, Hüsrev Han[6] ile de Avrupa’da irtibat kurdu. Mısırlılar, Kaşkay Türkleri ile irtibata geçildikten sonra onları Cemal Abdülnasır’la görüştürmek üzere Mısır’a davet ettiler. Sonuçta Hüsrev Han, 1964 yılında Kahire’de Cemal Abdülnasır ile görüştü. Mısırlılar, Hüsrev Han’a Kaşkayların, Güney İran’da ayaklanmaları durumunda yardım edeceklerine dair söz verdiler.[7] Bu amaçla, Mısır hükümeti, İranlı öğrencilerin özellikle askeri eğitim göreceği üsler kurdu. Kaşkay öğrencilerinden ve İranlı diğer öğrencilerden bir grup Mustafa Çemran’ın işbirliğiyle Mısır askeri kamplarında gerilla eğitimi aldılar.[8] Behmen Bahadiri Kaşkayî de askeri eğitim için Mısır’a giden ve bir süre Mısır’da kalan öğrencilerin arasında yer almaktaydı.

Kaşkay Türklerinden İreç Keşkulî ve Ata Hasan Agayi Keşkulî, Devrimci Halk Partisi Örgütünün[9] üyesi olduklarından Behmen Bahadiri Kaşkayî ve bu grup arasında irtibat sağlandı ve söylenenlere göre, bu iki kişi onun İran’a geri dönmesinde ve silahlı gerilla grupları kurmak için çalışmalar yapmasında etkili oldu. Bu durum ve sonrası, Ata Hasan Agayi Keşkulî ve İrec Keşkulî’in İran’da Behmen Bahadiri Kaşkayî’ye bağlanmasına sebep olmuştur. Zira bazı yazarlar yanlışlıkla onun bu hareketini Devrimci Halk Partisi Örgütüne bağlamışlardır. Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin İran’a gelerek kendi gerilla hareketini kurmaktaki amacı, Pehlevi yönetimine karşı verilecek savaşta Avrupa’daki rejim muhalifi grupların kendisine bağlanabileceklerini göstermekti. Bundan dolayı 1965 yılının Mart ayının başlarında İran’a dönmek amacıyla Irak’a geldi. Daha sonra aynı yılın Mart ayının sonlarında Basra ve Abadan[10] yoluyla gizlice İran’a girdi. Behmen Bahadiri Kaşkayî, bölgeye gizlice girdikten sonra Deşti-ye Gellezen, Mesih Ebulverdi gibi çeşitli isyancı gruplarla görüştü. Onları ne yapacakları ve 70 kişiyi aşan başka bir grupla birlikte hareket etmeleri konusunda bilgilendirdi. Bu planlı çalışmaların sunucunda Behmen Bahadiri Kaşkayî, bölgedeki İran hükümetine ait Dehrem ve Abgerm ordugâhlarının silahlardan arındırılmasında başarılı oldu. Böylece Bergasayi saldırısıyla adı geçen kışlalar ele geçirildi ve askeri personeli silahlardan arındırıldı. Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin ve beraberindekilerin kan dökülmeden bu hareketi gerçekleştireceklerine dair Kuran’a yemin etmelerine rağmen, iki taraf arasındaki çatışmalar esnasında jandarma kuvvetlerinden dört ve Behmen Bahadiri Kaşkayî taraftarlarından da Agahan Kulahsiyah isimli bir kişi öldü. Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin beraberindekilere yaptığı uyarıyla köy halkına hiçbir zarar verilmedi ve silahtan arındırma harekâtı tamamlandıktan sonra bölge terkedildi. Adı geçen olaylardan sonra hükümet kuvvetleri, Kaşkay halkına ve çeşitli yöneticilerine, onların gerillalarına ve şehrin diğer insanlarına baskıyla muamele ettiler.

Diğer taraftan Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin ailesini ve akrabalarını baskı altına aldılar. Bahadiri’nin anne babasını ve diğer akrabalarını Tahran’a götürüp Savak’ın güvenlik evlerinde gözaltında tutarak Behmen Bahadiri Kaşkayî’ye baskılarını artırdılar. Bu sırada kendisi ve beraberindeki bir grupla operasyon nedeniyle görüş ayrılığı ortaya çıktı ve yanındaki kişilerin birçoğu Bahadiri’yi terk etti. Bahadiri, küçük bir grupla kendi hareketini sürdürmeye devam etti. Bir taraftan devlet güçlerinin takibi, diğer taraftan beraberindeki büyük bir grubun kendisinden ayrılması Bahadiri’nin kendi hareketini sonlandırmaya ve Halic-i Fars limanı üzerinden İran’dan ayrılmaya karar vermesine sebep oldu. Fakat İrec Keşkulî’nin ve Ata Hasan Agayî Keşkulî’nin İran’a gelip kendisine katılmalarıyla, bu kararından vaz geçti ve mücadelesine devam etti. Devrimci Halk Partisi Örgütü, yöneticilerinin savaşmaktan ümidi kesen Tudeh Partisinin[11] tersine silahlı mücadeleyi esas olarak seçmişti. Bununla birlikte, bu iddiayı geçekleştirmek için İran kırsal kesiminde devrim üssü kurmak için fırsat kollamaktaydılar ve Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin ayaklanmasını altın bir fırsat olarak görmüşlerdi.

İrec Keşkulî’nin ve Ata Hasan Agayî Keşkulî’nin Behmen Bahadiri Kaşkayî ile birlikte hareket etmeleri, adı geçen ayaklanmanın bastırılmasında hükümet kuvvetlerinin daha acımasız karşılık vermesine sebep oldu. Üçüncü ordunun tüm kuvvetleri tamamen Fars Eyaleti Silahlı Kuvvetlerine ve Polis Kuvvetlerine tayin edildiler ve olayın takibini direkt olarak kendi kontrolleri altına aldılar.  Bu kuvvetler, Kaşkay yöneticilerinin ve önde gelenlerinin birçoğunu milis gücü olarak hükümet kuvvetlerine yardım etmeye zorladılar. Direnişçiler, farklı şekillerde hükümet kuvvetlerinin varlığından ve güzergâhlarından haberdar olmaya çalışıyorlardı. Diğer taraftan İrec Keşkulî’nin ve Ata Hasan Agayî Keşkulî’nin katıldığı birkaç çatışmada, her ikisi de direnç göstermeyi faydasız gördüler.

Behmen Bahadiri Kaşkayî’nin, tamamen yalnız kaldığı ve ümitsizliğe düştüğü sırada bir kurye aracılığıyla bir süre önce kendisiyle irtibat kurduğu Basri Taifesinin yöneticisi Mohammed Han Zargami ile temasa geçmeye karar verdiği söylenir. Mohammed Han Zargami, o zamanlar Şiraz Pehlevi Üniversitesi’nin Rektörü Esedullah Alem ile görüşüp Behmen Bahadiri Kaşkayî problemini çözme sorumluluğunu üstlenmişti. Esedullah Alem de Mohammed Han Zargami’ye Şah’a Behmen Bahadiri Kaşkayî’yi affettirebileceğini haber verdi. Böylece Behmen Bahadiri 17 Nisan 1966 günü sabah vaktinde Esedullah Alem’e teslim oldu. Behmen Bahadiri Kaşkayî içeri girer girmez, Esedullah Alem’in telefonla Şah’ı haberdar ettiği söylenir. Şah’ın Bahadiri’yi affettiğini söylerler. Behmen Bahadiri Kaşkayî, teslim olduktan sonra Tahran’a gitmek için yola çıkar, ama bir süre sonra Şiraz’a getirilir ve 301 nolu Bidayet mahkemesinde ve 307 nolu Temyiz Mahkemesinde terörist grup kurmak ve birkaç jandarmanın ölümüne sebep olmak suçlamasıyla oybirliğiyle idamına karar verilir. Behmen’in idam hükmü 17 Aban 1345/8 Kasım 1966 günü sabah vakti Şiraz Bag-i Taht garnizonunda icra olunur. Cesedi gizlice Şiraz Darus’s-selam mezarlığına defnedilir.[12]

Yazar: Mansur Nasirî Tayyibî

Tercüme: Doç. Dr. Ali Temizel

 

Son notlar:

[1] Mansur Nasirî Tayyibî, Naqshe-yé Qashqayiha der Tarih ve Ferhang-é İran, Tehran, 1388/2009.

[2] http://ebtekarnews.com/?newsid=60363  (08.11.2016)

[3] Savak: Sazman-e Ettela’at ve Emniyet-e Keşver: 1957 yılının Mart ayından 1979 yılının Şubat ayına kadar Muhammed Reza Şah Pehlevi zamanında 22 yıl süreyle İran’ın iç ve dış istihbaratını sağlayan asli polis ve istihbarat kurumudur. Savak iç ve dış istihbaratın yanında hükümet muhaliflerinin tasfiyesinde de faaliyet göstermiştir (https://fa.wikipedia.org/wiki; 12.11.2016).

[4] Hasanali Mensur, 15 Aralık 1963-2 Mart 1975 tarihleri arasında faaliyet gösteren Hizb-é İran-é Novin (Yeni İran Partisi)’nin kurucusudur. Hasanali Mensur, Muhammed Reza Pehlevi’nin isteğiyle 8 Mart 1964’de 18 bakandan oluşan hükümet kabinesini açıklayarak hükümeti kurmuş ve 20 Şubat 1965 tarihinde siyasi-dini bir grubun üyesi olan Muhammed Buharayi tarafından vurularak öldürülmüş ve bunun sonucunda hükümet yıkılmıştır (http://donya-e-eqtesad.com/news/648860- 13.11.2016).

[5] Nasır Han, Mohemmed Nasır Sovlet Kaşkayi adıyla da bilinmektedir ve Sovletdovle Kaşkayî’nin oğludur. 1899 yılında Şiraz’da doğmuştur. Kaşkay Türklerinin İlhanı ve 18 Ağustos 1953 tarihinde gerçekleşen 28 Mordad darbesinin öncesine kadar Pehlevî döneminin önemli siyaset adamlarındandır ve bir kaç dönem mecliste milletvekili olarak görev yapmıştır. Petrolün millileştirilmesi hareketinde Musaddık’ı destekleyen Nasır Han, 28 Mordad darbesinden sonra yurt dışına kaçtı. İran’ın 20.yüzyıldaki sözlü tarihi olarak bilinen Nasır Han, 1983 yılında Amerika’da Las Vegas’ta vefat etti (Salha-yé Buhran, Haterat-é Ruzane-yé Mohemmed Naser Sovlet Kaşkayî, Ez Ferverdin 1329 ta Azer 1332, Tasih: Nasrullah Haddadi, İran 1987, s. 29-31). Nasır Han’ın Mart 1950- Aralık 1953 döneminin günlük olaylarını içeren Salha-yé Burhan isimli kitabı Nasrullah Haddadî tarafından Ağustos 1987’de İran’da 551 sayfa olarak yayınlanmıştır.

[6] Husrev Han Kaşkayi, İran Kaşkay Türklerinin ileri gelen siyaset adamlarındandır. Altıncı dönem seçimlerinde Firuzabad milletvekili olarak meclise girmiş ve meclis başkanı olmuştur. Petrolün millileştirilmesi hareketinde Musaddık’ı destekledi. Ajax Operasyonu olarak bilinen ve 18 Ağustos 1953’de İngiltere ve ABD tarafından, İran'ın demokratik olarak seçilen milliyetçi kabinesini ve başbakan Muhammed Musaddık'ı devirmek ve Pehlevi ailesini yeniden iktidara getirmek amacıyla yapılan 28 Mordad darbesinden sonra kardeşleriyle birlikte yurtdışına sürgün edildi. 1979 yılına kadar İsviçre'de yaşadı ve bir süre Bahter-é Emruz dergisinin yayınıyla meşgul oldu. 1982 yılında İran devleti aleyhine casusluk yapmak ve silahlı mücadele bulunmak suçlamasıyla Şiraz-Firuzabad’da idam edildi. http://zaherfard.persianblog.ir/post/13/  (13.11.2016).

[7] Mansur Nasirî Tayyibî, Naqshe-ye Qashqayiha der Tarih ve Ferhang-e İran, Tehran,1388/2009, s. 247-248.

[8] 1964 yılının yaz mevsiminde İran’ın dışındaki özgürlük hareketinin asli kişileri Kahire’de toplanmaya başladılar. Burada ilk askeri eğitim dönemi kuruldu. Mustafa Çemran, Yezdi ve birkaç arkadaşı aynı dönem sınıf arkadaşı olarak burada İstihbarat teşkilatının nasıl kurulacağı, patlayıcı maddeler, stratejinin kuramsal temelleri, askeri taktikler, silah çeşitleri, tatbikat harekâtı, yakın dövüş ve bireysel savunma gibi dersler aldılar. Eğitim dönemi tamamlandıktan sonra, Mustafa Çemran eğitim döneminin sorumlusu olarak Kahire’de kaldı ve 1965 yılının Nisan ayında Kahire’den ayrılarak Amerika’ya gitti. (http://imamsadr-news.com/article/3809- 11.11.2016).

[9] Devrimci Halk Partisi Örgütü: Şubat 1964’te İran Tudeh Partisi içinden bölünerek ayrılan, Maocu görüşü benimseyen gençlerden oluşan ve çoğunlukla Batı Avrupa'da teşkilatlanan devrimci bir örgüttür (https://fa.wikipedia.org/wiki, 13.11.2106).

[10] Abadan, İran’ın Güney Batısındaki Huzistan Eyaleti'nde Fars Körfezi kıyısında Irak sınırında bir şehirdir. (Mohammad Moin, A Persian Dictionary-A’lam, c. 5, Tehran 1992, s. 1-2).

[11] Çağdaş İran tarihinde en temel Sol partidir. Tudeh; İran Meşrutiyeti dönemindeki sosyal demokratların ve 1920’li yıllardaki İran Komünist Partisinin varisi olarak 2 Ekim 1941 yılında Marksist-sosyalist düşünce ile Tahran’da kuruldu. 53 kişilik bir grup tarafından kurulan Tudeh Partisinin kurucuları arasında Süleyman Mirza İskenderi, İrec İskenderi, Bozorg Alevi, Enver Hameî, İhsan Taberi, Halil Meleki, Feridun Keşaverz, Abdulhoseyn Nuşin, Reza Radmeniş gibi İran’ın entelektüel kişileri vardı. Tudeh Partisi 1947’den itibaren yasa dışı ilan edildi, 18 Ağustos 1953’teki 28 Mordad darbesinden sonra üyeleri Pehlevi hükümeti tarafından sıkı takibe alındı ve birçoğu tutuklandı, idam edildi veya sürgüne gönderildi. 1979 İran Devrimine katılan Tudeh Partisi’nin, İran-Irak savaşına muhalefet ettiği gerekçesiyle 1980’li yıllardan itibaren İran’da tekrar faaliyetlerine son verildi. (https://fa.wikipedia.org/wiki, 13.11.2016). 2016 yılında kuruluşunun 75. yılını kutlayan Tudeh Partisi, genel olarak Avrupa ülkelerinde siyasi faaliyetlerine devam etmektedir. (www.tudehpartyiran.org/- 13.11.2016).

[12] http://ebtekarnews.com/?newsid=60363  (08.11.2016)

1396 (2017-2018) Yılı İran Kültür/Eğitim Hayatına Bir Bakış

Ali Temizel

1396 yılında İran kültür, sanat ve eğitim dünyasında öne çıkan başlıklar neler oldu?

35. İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitabı Ödülleri

Ali Temizel

35. İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitabı Ödülü ve 25. Dönem Yılın Dünya Kitap Ödülleri sahiplerini buldu.

echo 'test';