Kosova’da İran’ın ve Şiiliğin Varlığı

Ayetullah Humeyni’nin Şiilik yorumu ve İslamcı ideolojisi, başlangıçta Kosovalıların dikkatini çekmiş olsa da bugünlerde Kosova’da gözle görünür bir Şia etkisi bulunmamaktadır.

Başlangıcından bu yana Kosovalıların İran ile etkileşimi ekonomik veya siyasi olmaktan çok ideolojik ve dinî olmuştur. Seküler bir Müslüman çoğunluktan oluşan Kosova’da çok sayıda tarikat mensubu bulunmaktadır. Kosova’daki tarikat mensuplarının ehlibeyt taraftarları olarak tanınmaları sebebiyle Belgrad’daki1 İran İslam Cumhuriyeti makamları dikkatlerini Kosova’ya çevirmiştir. 1979’da meydana gelen İslam Devrimi’nin ardından yeni sistemin yerleşmesinden sonra bu dikkat daha da artmıştır. Belgrad’daki İran Elçiliğine bağlı kültür merkezi, dinî literatürü ve siyasal İslamcı eserleri Sırpçaya tercüme etmeye başlamış ve bu eserleri Kosova’nın geneline dağıtmıştır. Ayrıca bu Merkez, kültürel faaliyetlerinin bir parçası olarak “Nur” adlı Sırpça bir kültür dergisi yayımlamaya başlayıp bütün tekke ve şeyhlere, aynı şekilde Kosova ve Makedonya’nın Müslüman entelektüellerine bu dergiyi göndermiştir. Nur dergisinin dört sayısı Arnavutça olarak da yayımlanmıştır. Bu kültür dergisinde Murtaza Mutahhari, Muhammed Hüseyin Beheşti, Muhammed Cevad Bahüner gibi yazarların Şiilik eğilimli dinî yazılar da yer almıştır. Kosova’nın cami ve tekkelerinin dinî liderlerinin popüler ve basit söylemlerinden farklı olarak İranlı dinî düşünürlerin, Kosovalıları eğitme amacı taşıyan bu dergide yer alan söylemleri, daha sofistike ve felsefi bir görünüme sahip olmuş ve Kosova’da birçok Müslüman, İslam dininin Şii anlatısına ilgi duymaya başlamıştır. Şiiliğe en çok ilgi duyanlar, İslamcı eğilimleri ve düşünceleri olan ve Müslümanların yaşamlarını şeriata göre düzenlemek isteyen kişilerdi. Bu kişilerin ideolojik eğilimleri, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni tarafından ifade edilip uygulandığından bazı Kosovalılar, Humeyni’nin ideolojisini kendilerine yakın bulup Şiiliği benimsedi. Bugün Prizren’de2 bir ailenin Ayetullah Humeyni’ye saygı çerçevesinde “Humeyni” soyadını taşıyor olması bu anlamda kayda değer bir örnektir.

Şiiliği benimseyen Kosovalılar, sayıları çok olmasa da Belgrad’daki İran İslam Cumhuriyeti Elçiliği ile ilişkiler kurmayı başarmış ve Şiilik ile Humeyni’nin İslamcı ideolojisinin Kosova’da yayılımı ve teşkilatlanması için mali destek bulabilmiştir. Şiiliği benimseyen Kosovalılar, 1990’lı yıllarda Prizren’de yaşayan Sünni gruplar ve tarikat mensupları için çeşitli sorunlar yaratmıştır. Örnek olarak dönemin gazetelerinde Kosovalı Şiilerin Prizren’de bir camiyi şiddet yoluyla zapt etmeye çalıştığı yer almaktadır. Ancak Şiiler, cami cemaatinin tepkisiyle karşılaştıklarından camiyi zapt edememiş fakat bu girişim Şiilerin, dönemin medyasında görünür olmalarını sağlamıştır. Şiiler böylece kendilerinin Kosova’da ayrı bir dinî grup olduklarını kabul ettirebilmek adına kendi eğilimlerini ifade edebilmiştir. O zamanlar küçük bir dinî grup olan Kosovalı Şiiler, 1999 Kosova Savaşı’nın sonuna kadar yalnızca Şii ibadet ve ritüellerinin düzenlenmesine odaklanan sessiz faaliyetler gerçekleştirmiştir. Ayrıca İranlılar, Sırp askerî kuvvetlerine karşı yapılan savaşta, Kosova Kurtuluş Ordusuna yardım etmek istediklerini belirtmiş ancak eldeki kanıtlara göre bu Ordunun liderleri, İran’dan gelecek mali ve askerî yardımı kabul etmemiştir.3 İranlılar, savaşın bitmesinin hemen ardından bu sefer insani yardım kuruluşu İran Kızılayı (Hilal-i Ahmer) aracılığıyla Kosova’ya gitmiştir. Bu İranlı kuruluş, insani yardım dışında Priştine’de4 2000 yılından sonra bir de diş kliniği açmıştır. Ancak bu klinik dahi Kosovalılardan yeterli desteği alamayarak kısa süre içinde ülkeden çekilmiştir. Daha sonra İranlılar, Yurt Dışı Okullar Kurumuna (Organization of Madrassas Abroad/Sazman-e Medares-e Harec ez Keşver) bağlı olan Kur’an Kültür Derneği (Cultural Association of the Qur’an) adlı bir başka kuruluşla faaliyetlerine 2007 yılına kadar devam etmiştir. Bu Dernek, 2007 yılı sonrasında el-Mustafa Üniversitesinin temsilciliğini üstlenmiştir. Derneğin hedefleri arasında; Kur’an eğitimi vermek, İslam ve Şiilik hakkındaki kitapları tercüme etmek ve basmak ile Prizren şehrindeki Şii cemaatin teşkilatlanmasını sağlamak vardı. Kur’an dersleri camilerdeki imamlar tarafından veriliyor ve imamlara bu iş için Dernek tarafından maaş ödeniyordu. Bu derneğin başka bir hedefi de Kosova’daki tekke ve dervişlere ulaşmaktı. Tekke ve dervişlere Şii literatürünü ulaştırmanın yanında Dernek, bazı şeyhlerle de sürekli bir iletişim kurdu. Ancak özellikle Prizren, Yakova ve Rahofça gibi şehirlerdeki şeyhlerin bazılarıyla yapılan görüşmelerde İran’ın İslamcı anlatısının veya Şiiliğin herhangi bir etkisine rastlanmamıştır.

Uluslararası arenada Sünni-Şii savaşı olarak algılanan Suriye İç Savaşı’nın 2012’de patlak vermesinden sonra özellikle Selefi eğilimleri olan din adamları, Şiileri hedef tahtasına oturttu. Şiilere karşı Selefi söylemle birlikte tekke ve tarikat mensuplarının radikalleşmesi, Kosova’da güvenlik meselesinin tırmanmasıyla sonuçlandı. Bu yüzden Kosova Devleti, Müslümanlara ait birçok dinî ve kültürel kuruluşu kapatma kararı aldı. Kapatılan kuruluşlar arasında Kur’an Kültür Derneği ve Ehlibeyt Dinî Kurumu (Ahl al-Bayt Religious Association) da vardı. Kosova’daki devlet yetkilileri ayrıca Kur’an Kültür Derneğinin İranlı yöneticisinin de Kosova’dan ayrılmasını talep etti. Daha önce belirtilen görüşmelere dayanarak Kur’an Kültür Derneğinin Kosova’daki bütün faaliyetlerini durdurduğu ancak Ehlibeyt Dinî Kurumunun Kosovalı Şiilerin camisi olarak faaliyetine 2019’dan beri devam ettiği ifade edilebilir. Kosova’daki Şiilerin sayısına dair bir istatistik olmamakla beraber sayılarının elliyi geçmediği söylenebilir. Gözlemlerimize göre Kosova’daki Şiiler, tek bir kurum veya kuruluşun altında değil birbirinden ayrı iki veya üç grup altında faaliyet göstermektedir. Bu Şiilerden bazıları tarikat geleneklerine dönmüş, bazıları da artık Şii olarak tanımlanmak istememektedir. Medyada Kosova Şiiliğinin en bilinen sesi Priştine’de faaliyet gösteren Naim Frashëri Araştırma Enstitüsü Başkanı Ikballe Huduti’dir. Huduti, sosyal medyada sarf ettiği Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesine karşı öfkeli ve ABD’den intikam alınmasını talep eden ifadeleri yüzünden yargılanmaktadır.

Humeyni’nin Şiilik yorumu ve İslamcı ideolojisi başlangıçta Kosova’ya daha sofistike bir söylemle gelmiş ve bazı Kosovalıların dikkatini çekmişse de hâlihazırda Kosova’da görünür bir Şia etkisi bulunmamaktadır. Vahhabi ideolojinin varlığı, Kosova İslam Topluluğunun (Islamic Community of Kosovo) Şiilere hoşgörüsüzlüğü ve Kosova resmî makamlarının ülkenin güvenliği ile ilgili endişeleri gibi faktörler, Kosova’da İran ve Şia etkisinin azalmasının temel nedenleri olarak görülebilir. Ayrıca Kosova’da Türk tasavvuf söyleminin güçlenerek Şiiliğin felsefi-irfani anlatısının yerini aldığı ileri sürülebilir. Kosova’da İran’ın İslamcı anlatısının zayıflamasında Mısır’daki Müslüman Kardeşler Örgütünün İslamcı söyleminin Kosova’da yayılmasının da önemli bir rolü olmuştur. Müslüman Kardeşlerin İslamcı anlatısı, bugün çoğunluğu imam veya öğretmen olarak Kosova’daki medrese ve ilahiyat fakültelerinde çalışan ve özellikle Mısır olmak üzere çeşitli Arap ülkelerinde eğitim görmüş Kosovalılar aracılığıyla ülkeye gelmiştir.


1 Sırbistan’ın ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’nin başkenti.

2 Kosova ve Batı Balkanların batısındaki en eski yerleşim yerlerinden biri.

3 2000 yılında Jakup Krasniqi (Kosova Kurtuluş Ordusu Sözcüsü) İran Devlet Televizyonuna yaptığı açıklamada Kosova Kurtuluş Ordusunun Batı yöneliminin İran’ın yardımının geri çevrilmesinin temel nedeni olduğunu iddia etmişti.

4 Kosova’nın başkenti.

Şia, Tekkeler, İran, Kosova, Din

İran’ın Arnavutluk’taki Kültürel Faaliyetleri

Liridona Berkolli

İran’ın Arnavutluk’taki kültürel yatırımlarının en büyük başarısının tarikatlarını Şiiliğin bir kolu olarak sunmaya başlayan Bektaşi tarikat liderleri arasında olduğu gözlemlenmektedir.