Myanmar’daki İnsan Hakları İhlalleri Konusunda İran ve Rusya’nın Tutumu

Sabir Askeroğlu Dış Politika Uzmanı

Myanmar ile ilgili BM Genel Kurulundaki oylamada İran ve Rusya’nın sergilediği tutum, bu ülkelerin kendi ulusal çıkarları için çizdikleri yol haritası ekseninde şekillenmiştir.

İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından, 24 Aralık Pazar günü Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kuruluna sunulan ve Myanmar hükümetine, Arakanlı Müslümanlara yönelik "sistematik insan hakları ihlallerine ve askerî operasyonlara son vermesi" çağrısı yapan karar 10'a karşı 122 "evet" oyuyla kabul edildi. Karar ayrıca, Arakanlı Müslümanlara vatandaşlık hakkı verilmesini, insani yardımlara izin verilmesini ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'den Myanmar için özel bir temsilci atamasını da öngörüyordu.  Oylamada 24 ülke çekimser kalırken, Myanmar, Rusya, Çin, Suriye, Kamboçya, Laos, Filipinler, Vietnam, Zimbabve ve Belarus oylamada ret oyu kullandı. İran ise oylamaya katılmadı.

İran’ın oylamaya katılmaması ülkede tepkilere yol açmıştır. Konuya ilişkin açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, ülkesinin söz konusu tasarının içeriğine bir itirazının olmadığını ve oturuma katılmama kararının İran’a karşı siyasi tutum içinde olduğunu iddia ettiği BM Genel Kurulu Üçüncü Komitesine tepki niteliğinde olduğunu savundu. Kasımi ayrıca, İran’ın Arakanlı Müslümanlara yönelik katliamlarından dolayı Myanmar hükümetini kınadığını ve İran heyeti oylamaya katılmamış olsa da ülkesinin oylamaya ilişkin cevabının net bir şekilde BM’ye gönderildiğini belirtti. Fakat bu açıklamaları tatmin edici bulmayan İran basında, Tahran’ın bu tutumunun arkasında paradokslar içeren dış politika tercihlerinin olduğuna dair yorumlar yer almıştır.

2017 Eylül ayında Rusya da İran’a benzer bir durum yaşamıştı. Ağustos-Eylül aylarında Arakan Müslümanlarına yönelik katliamların şiddetlenmesi, Rusya Müslümanların tepkisiyle karşılaşmıştı. O günlerde Arakan Müslümanlarına yönelik katliamların durdurulması için Moskova’da başlayan gösteriler, Çeçenistan’ın başkenti Grosnıy’da bir milyondan fazla kişinin katıldığı bir mitinge dönüştü. Rusya Müslüman topluluklarının önderleri Moskova’nın olaylara müdahale etmesini talep etmiş, Putin’in politikalarına yakınlığıyla bilinen ve Rusya Müslümanlarının liderliğine oynayan Çeçenistan Lideri Ramazan Kadirov, “eğer Rusya şeytanları destekleyecek olursa, ben Rusya’nın yaklaşımına karşı çıkarım” açıklamasında bulunmuştu. Buna karşı Rusya Devlet Başkanı Putin, Kadirov ve diğer Rusya vatandaşlarının Rus dış politikasına ilişkin farklı görüşlere sahip olabileceklerini söyleyerek Arakan Müslümanlarına ilişkin dile getirilen talepleri reddetmişti.

26 Aralık’ta BM Genel Kurulunda Myanmar’la ilgili alınan ve yalnızca tavsiye niteliği taşıyan kararın herhangi bir hukuki bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Zira genel kurulda alınan kararların uluslararası bağlayıcılığının olabilmesi için BM Güvenlik Konseyi tarafından da kabul edilmesi gerekmektedir. Fakat BM Genel Kurulunda yapılan oylamalar devletlerin olaylara yönelik tutumlarını göstermesi bakımından önemli bir sembolik değere sahiptir. Bu nedenle, “İslam Cumhuriyeti” olan İran’ın oylamalara katılmamasının ve 20 milyona yakın Müslüman nüfusa sahip olan Rusya’nın oylamalarda ret oyu kullanmasının arkasında yatan öncelikli neden her iki ülkenin de Çin’le olan ilişkileridir. Myanmar, Çin’in komşusu ve müttefikidir, ayrıca Hint Okyanusuna açılan önemli bir kapısı ve etki alanıdır.

Çin’in Myanmar’da önemli ekonomik ve siyasi çıkarları söz konusudur. Dolayısıyla Arakan Müslümanları konusunda Çin, Myanmar hükümetinin yanında yer almaktadır. Pekin Myanmar hükümetine uygulanan uluslararası baskıyı kendi çıkarlarına aykırı bulmaktadır. Myanmar’ın kınandığı oylamadaki tavrıyla Rusya ve İran, Pekin’le dayanışma içerisinde olduklarını göstermiştir. Böylece uzun zamandır BM Güvenlik Konseyi oylamalarında sergilenen Rusya-Çin ittifakına İran da katılmıştır. Ancak Rusya’nın verdiği ret oyunun arkasında sadece Çin’e destek verme amacı bulunmamaktadır. Rusya’nın 2016’dan bu yana Myanmar’la geliştirdiği bir askerî işbirliği bulunmaktadır. Vietnam, Endonezya ve Filipinler’le kurduğu ilişkilerin benzerini Myanmar’la da kuran Rusya bu sayede Asya-Pasifik bölgesinde etkili olmaya çalışmaktadır. Bu nedenle de Moskova, ülke çıkarlarının Myanmar’la mevcut iyi ilişkilerini sürdürmeyi gerektirdiğini düşünmektedir.

Ayrıca İran ve Rusya bu tip benzeri kararların ileride kendi ülkelerinin iç işlerine müdahaleye yol açabileceği noktasında ortak kaygılara sahiptir. İki ülke de insan hakları ihlalleri gibi konularda alınan bu tarz kararları ülkelerin iç işlerine müdahale olarak görmekte ve bu konuda olumsuz bir tavır takınmaktadır. Dolayısıyla, Myanmar ile ilgili BM Genel Kurulundaki oylamada İran ve Rusya’nın sergilediği tutum, bu ülkelerin kendi ulusal çıkarları için çizdikleri yol haritası ekseninde şekillenmiştir.

İslam İşbirliği Teşkilatı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Myanmar, Antonio Guterres

Rusya Esed’i Neden Korumadı?

Sabir Askeroğlu

Suriye rejimine yapılan askerî harekatta tarafsız kalmayı seçen Rusya, ABD’yle çatışmaktan imtina ederek bölgedeki ittifak ilişkilerini zedelemiştir.