Nükleer Anlaşma’nın Avrupa Üçlüsünden İran’a Uyarı

Rahimullah Farzam Uzman, Dış Politika

Almanya, Fransa ve İngiltere’den oluşan Avrupa üçlüsü, geçtiğimiz dört yıl boyunca izlediği pasif tavrını terk ederek yeni dönemde İran meselesinde daha önemli bir rol üstlenme çabasındadır.

Nükleer Anlaşma’nın Avrupalı tarafları Almanya, Fransa ve İngiltere 7 Aralık Pazartesi günü yaptıkları ortak açıklamada, geçtiğimiz günlerde İran Meclisinde onaylanan “Yaptırımları Kaldırmak ve İran Halkının Çıkarlarını Korumak İçin Stratejik Eylem Yasası”nı endişe verici bir gelişme olarak nitelendirdiler. Yasa’nın uygulanmasının Nükleer Anlaşma’nın ihlali anlamına geldiğinin altı çizilen açıklamada “Eğer İran diplomasiyi koruma konusunda ciddiyse bu tür adımlardan kaçınmalıdır.” ifadesine yer verildi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade 8 Aralık Salı günü düzenlediği basın toplantısında, Avrupa üçlüsünün bahsi geçen açıklamasına değinerek “Taahhütlerini yerine getirmeyen asıl taraf Avrupalılardır. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi, Nükleer Anlaşma’nın uygulanmasından sorumlu kişi olmasına rağmen Avrupalı taraflar özellikle de Almanya, yükümlülüklerini yerine getirmemiştir.” değerlendirmesinde bulundu. Avrupa üçlüsü ile İran arasındaki bu diplomatik atışma, İran’ın nükleer faaliyetlerini genişletmeyi öngören Yasa’nın İran İslami Şûra Meclisinde onaylanması üzerine gerçekleşti. 1 Aralık Salı günü İran İslami Şûra Meclisinde, hemen ertesi gün de Anayasayı Koruyucular Konseyinde (AKK) onaylanan Yasa, İran’ın gönüllü olarak uygulamakta olduğu Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın (NPT) ek protokolünü terk etmek dâhil olmak üzere hükûmeti, Nükleer Anlaşma’nın iptali anlamına gelen bir dizi adım atmakla yükümlü kılmaktadır.

Bugüne kadar Nükleer Anlaşma’nın Avrupalı tarafları olan Almanya, Fransa ve İngiltere’nin, Trump yönetiminin tek taraflı adımları karşısında Anlaşma’yı kurtarmaya yönelik pasif bir politika izlediği görüldü. Fakat büyük ölçüde ABD seçim sonuçlarına bağlı olarak değişen yeni konjonktürde, Nükleer Anlaşma dâhil İran’la ilgili meselelerde Avrupalı ülkelerin rolünün artması beklenmektedir. Nitekim Joe Biden 2 Aralık’ta New York Times’tan Thomas Friedman’a verdiği röportajda şu ana kadar yaptığı açıklamalara paralel biçimde Nükleer Anlaşma konusunda AB ile birlikte hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Biden’ın açıklamaları üzerine 3 Aralık’ta Der Spiegel’e konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Nükleer Anlaşma’ya dönmenin yeterli olmayacağını, İran’ın balistik füzelerini de içeren daha kapsamlı yeni bir anlaşmaya ihtiyaç olduğunu savundu. Bu anlaşmanın İran’a yönelik güven sorunu nedeniyle gerekli olduğunu belirten Maas, yeni ABD yönetiminin mevcut Anlaşma’nın yetersiz olduğunu görmesi gerektiğini ifade etti.

Kısacası Nükleer Anlaşma’yla ilgili önce Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın açıklaması, ardından İngiltere, Fransa ve Almanya adına yapılan ortak açıklama Avrupa üçlüsünün geçtiğimiz dört yıl boyunca izlediği pasif tavrını terk etmesi ve yeni dönemde İran meselesinde daha önemli bir rol üstlenme çabası olarak okunabilir. Bununla birlikte Yaptırımları Kaldırmak ve İran Halkının Çıkarlarını Korumak İçin Stratejik Eylem Yasası gibi Nükleer Anlaşma’nın tamamen ölümü anlamına gelen bir düzenlemenin, İran’da hem Mecliste hem AKK’de onaylanması ve buna mukabil ABD ve AB’nin İran’ın balistik füzelerini de kapsayan yeni bir anlaşma yapma konusundaki talepleri, önümüzdeki dönemde taraflar arasında olası bir uzlaşının önündeki potansiyel tehlikeler olarak öne çıkmaktadır.

Almanya, Fransa, İngiltere, İran, Nükleer Anlaşma

Doha’dan İstanbul’a Afganistan Barış Görüşmeleri

Rahimullah Farzam

Türkiye, bulunduğu konum ve uluslararası ilişkileri nedeniyle Afganistan barış sürecine katkı sağlayabilecek tüm niteliklere sahiptir.

Moskova’da Afganistan Barış Görüşmeleri Yapıldı

Rahimullah Farzam

ABD, Afganistan sorununu bölgesel ve uluslararası aktörlerden oluşan Birleşmiş Milletler destekli bir platforma havale etmek istiyor.