Nükleer Müzakerelerde Yedinci Tur Tamamlandı

Emine Gözde Toprak Araştırmacı, Dış Politika

Tarafların, taleplerini gerçekçi seviyeye çekmemeleri; müzakereleri ve dolayısıyla KOEP’i bütünüyle çöküş noktasına taşıyabilir.

Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (KOEP, Nükleer Anlaşma) “tam ve etkili uygulanması amacıyla” Avusturya’nın başkenti Viyana’da 6 Nisan’da başlayan nükleer müzakerelere, Haziran 2021’de İran’da gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle ara verilmişti. 20 Haziran’da sona eren altıncı turun ardından geçen bu beş aylık aradan sonra 29 Kasım Pazartesi günü görüşmelerin yedinci turu başladı. İran nükleer müzakere heyetinin yeni başkanı Ali Bakıri Keni ve yeni ekibi, Viyana’da Avrupa Birliği ve P4+1 (Fransa, Birleşik Krallık, Rusya, Çin ve Almanya) temsilcileriyle bir araya geldi.

Keni, 3 Kasım tarihinde İran’ın müzakerelere döneceği tarihi resmî Twitter hesabından “Hukuka aykırı ve insanlık dışı yaptırımların kaldırılmasına yönelik müzakerelere, 29 Kasım’da Viyana’da başlama kararı aldık.” sözleriyle duyurmuştu. İran’daki yeni yönetimin müzakere masasına dönmesi, KOEP’in kurtarılması açısından pozitif bir atmosfer yaratmıştı. Ancak bu iyimser atmosfer, yedinci turda öne çıkan bazı açıklamalar ve gelişmelerle birlikte yerini negatif söylemlere bırakmıştır.

Keni; müzakerelerin ilk günü, görüşmelerle ilgili “Önceki turlarda elde edilen, üzerinde anlaşmaya varılan tüm metinler tekrar müzakere edilebilecektir.” şeklinde açıklamada bulunmuştur. İran; bu hususta, Viyana’daki nükleer müzakerelerin dördüncü gününde, İran’ın nükleer faaliyetleri ve yaptırımların kaldırılması ile ilgili diğer ülke temsilcilerine iki taslak sunmuştur. Söz konusu taslağa göre İran; Donald Trump Dönemi’nde uygulanan tüm yaptırımların kaldırılması konusunda, yeterli ve gerekli garantilerin verilmesini talep etmektedir. Ayrıca yine taslağa göre nükleer faaliyetler konusunda daha az kısıtlama uygulanması talebinde bulunmaktadır. Bunlara ek olarak İran, yaptırımlar ve nükleer taahhütler konusunun birbirinden ayrı tutulması gerektiğini, yaptırım meselesinin çözüme kavuşturulması gerektiğini savunmaktadır. İran’ın sunduğu taslaklarla ilgili Al Jazeera’ya konuşan Keni, “Sunduğumuz taslaklar, 2015’te imzalanan Nükleer Anlaşma hükümlerine dayandırılmıştır.” şeklinde açıklamada bulunmuştur.

İran’ın yukarıda işaret edilen taleplerine karşılık ABD ve Avrupa ülkelerinden açıklamalar geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, basın toplantısında konuya ilişkin “Yeni İran yönetimi, Viyana’ya yapıcı tekliflerle gelmedi. Görüşmelerin ilk altı turunda, en zor sorunlara bile yaratıcı öneriler sunulmuş; ilerleme sağlanmıştı. Fakat İran’ın bu haftaki yaklaşımı ne yazık ki kalan sorunların çözümüne yönelik değildi.” sözlerine yer verdi. E3 ülkelerinden gelen açıklamada ise “İlk altı turda müzakere edilen metinlerde İran tarafından önerilen değişiklikler konusunda hayal kırıklığına uğradık ve endişelendik. Yeni taslaklara göre İran, aylarca süren müzakereler sırasında üzerinde anlaşmaya varılan neredeyse tüm zorlu uzlaşmaları bozuyor ve metinde önemli değişiklikler talep ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

Nükleer müzakerelerin yedinci turu 3 Aralık Cuma günü tamamlandı. Diplomatlar, sonraki adımları değerlendirmek için istişarelerde bulunmak adına başkentlerine geri döndü. Müzakerelerin önümüzdeki haftalarda devam etmesi beklenmektedir. Taraflardan gelen son değerlendirmeler ve açıklamalar dikkate alındığında müzakerelerin geleceği hakkında iyimser bir yorum yapmak oldukça zordur. Özellikle ABD ve İran arasında var olan derin güvensizlik ortamında; tarafların taleplerini gerçekçi seviyeye çekmemeleri, önce müzakereleri ve dolayısıyla KOEP’i bütünüyle çöküş noktasına taşıyabilir.

Nükleer Anlaşma, Viyana Görüşmeleri, İran, ABD

ABD ve E3 Berlin’de Bir Araya Geldi

Emine Gözde Toprak

Batılı taraflar, Nükleer Anlaşma’nın ihyası için zamanın giderek daraldığını iddia ederek geri sayımı başlatmıştır.

UAEA ve İran Kerec Tesisi Konusunda Anlaşmaya Vardı

Emine Gözde Toprak

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile İran arasındaki iş birliği, İran nükleer krizinin çözümünde önemli bir adım olarak görülebilir.