Nur Keşif Uydusu ve Devrim Muhafızları’nın Gizli Uzay Programı

Hadi Atay Uzman, Güvenlik Çalışmaları

DMO'nun fırlattığı roketin 425 kilometre yüksekliğe ulaşabilmesinin ve yörüngeye yerleşen uydunun askerî keşif kabiliyetlerinin Orta Doğu jeopolitiği için çeşitli sonuçları olacaktır.

Durum Özeti

  • İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) 22 Nisan Çarşamba günü İran’ın ilk askerî uydusunu başarıyla fırlattığını duyurdu.
     
  • Nur askerî keşif uydusu, 22 Nisan sabahı başkent Tahran’ın yaklaşık 330 km kuzeydoğusundaki Şahrud yakınlarında bulunan DMO üssünden Kâsıd (Haberci) uydu fırlatma aracı (UFA) kullanılarak fırlatıldı.
     

 

  • ABD Uzay Komutanlığı, İran’ın orta kesiminden fırlatılmış, biri uydu diğeri de muhtemelen bir roket gövdesi olmak üzere yörüngedeki iki nesneyi izlediğini ifade etti.
     
  • DMO'nun fırlattığı bu ilk askerî uydu İran’ın sivil uzay programının bir devamı değil, aksine öncekilerden bağımsız bir girişimdir:
     
  • Sivil program İran Enformasyon ve İletişim Teknolojileri Bakanlığı ile Savunma ve Silahlı Kuvvetler Bakanlığı bünyesinde geliştirilmektedir. Üstelik sivil program iki aşamalı, sıvı yakıtlı Safir ve Simurg fırlatma araçlarını kullanmaktadır. Safir SLV 2011 yılında Rasad-1 gözlem uydusunu 250 km yükseklikteki yörüngeye yerleştirmiştir.
     
  • DMO'nun gizli uzay programı DMO Hava-Uzay Kuvvetlerinin (DMO-HUK) bünyesinde geliştirilmiştir. Çarşamba günü fırlatılan uydunun da ortaya koyduğu gibi askerî program üç aşamalı katı yakıtlı fırlatma araçlarını kullanmayı amaçlamaktadır. İlk değerlendirmelere göre DMO-HUK’un,  Kadir-110 Orta Menzilli Balistik Füzeyi (OMBF) katı yakıtlı Selman motoru ile modifiye ederek Kâsıd UFA seviyesine yükselttiği söylenebilir. Kâsıd UFA Nur keşif uydusunu 425 km yükseklikte yörüngeye yerleştirmiştir.
     

Bağlam

  • DMO Hava-Uzay Kuvvetleri DMO Hava Kuvvetlerinin lağvedilmesinin ardından Ekim 2009'da kuruldu. Bu yeni teşkilat Hava Kuvvetlerinin sorumluluklarına ek olarak Devrim Muhafızları’nın uzay ve füze programlarından da sorumludur. Tuğgeneral Emir Ali Hacızade kuruluşundan beri bu kurumun başında yer almaktadır.
     
  • İran’ın sivil uzay programının geçmişinde Çin, Rusya ve Tayland’la gerçekleştirilmiş müşterek araştırma projeleri vardır. Program birçok kısa süreli uydu projesi yürütmüş ve iddialara göre Alçak Dünya Yörüngesi’ne maymun göndermiştir.
     
  • Geçtiğimiz aylarda sivil uyduları uzaya göndermek üzere yaptığı üç denemede başarısız olan İran, 9 Şubat'ta Zafer adındaki bir bilimsel gözlem uydusunu yörüngeye yerleştirmeyi başaramamıştı. Bu deneme Tahran’ı uydu fırlatarak balistik füze kabiliyetlerini güçlendirmeye çalışmakla suçlayan Batı tarafından kınanmıştı.
     
  • New York Times’a göre George W. Bush yönetimi İran’ın füze programını sabote etmek üzere örtülü bir tahrip operasyonu başlatmıştı. İddialara göre bu süreç sırasında kusurlu parçalar ve malzemeler kritik önemdeki fabrikalara ve tedarik zincirlerine sokulmuştu.
     
  • İran’ın ilk askerî keşif uydusunu fırlatması, DMO'nun 1.500 km menzilli, tank-savar füzelerle donatılmış muharip insansız hava araçları ile 700 km menzilli yeni gemi-savar füzelerini envanterine katmasının hemen ardından gerçekleşti.
     
  • BM Güvenlik Konseyi’nin 2231 Sayılı Kararı (2015) Tahran’a “balistik füze teknolojisi kullanarak yapılan fırlatmalar da dâhil olmak üzere, nükleer savaş başlığı taşımak amacıyla tasarlanmış balistik füzelerle ilgili herhangi bir faaliyette bulunmama” çağrısında bulunmaktadır.
     
  • Washington balistik füzelerin nükleer savaş başlığı ile donatılabilme ihtimalinden dolayı kaygılı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo BM kararlarına “aykırı” gerçekleştirilen fırlatmadan İran’ın “sorumlu tutulması” gerektiğini söyledi.
     
  • Yaptırımlar ve koronavirüs krizine rağmen İran’ın yüksek maliyetli uzay programına devam etmekteki ısrarının hem ülke içinde hem de ülke dışında yansımaları oldu. İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif mart ayında Tahran'ın, yaklaşık 5 milyar dolar olan acil bir kredi için IMF’ye başvurduğunu duyurdu.
     

Askerî-Siyasi Analiz

  • 425 km yüksekliğe ulaşan Kasıd sınıfı bir fırlatma aracıyla ilk askerî uydunun fırlatılması İran’ın Kıtalararası Balistik Füze (KABF) menziline ulaşabilme yeteneğinin bir göstergesidir.
     
  • İsraillilerin İran’ın nükleer programıyla ilgili çok gizli belgeler ele geçirdiklerine dair iddiaları ve CIA’nın iddia edilen örtülü sabotaj programı DMO İstihbarat Teşkilatı (DMO-İT) içerisinde güvenlik açıklarına ve ciddi kusurlara işaret etmektedir. Ancak uydunun başarıyla fırlatılması ve DMO'nun uzay programlarını gizlediği gerçeği DMO-İT’nin bu iddia edilen güvenlik açıklarını bertaraf etmekte olduğunun bir işareti olarak görülebilir.
     
  • İran’ın sivil uzay programının birçok başarısızlığının ardından DMO'nun ilk askerî uyduyu uzaya fırlatması Devrim Muhafızları için çok kritik bir döneme rastladı. Bu tür bir başarı, ordu ve güvenlik birimlerine bağlı elit kadroların hâkim olduğu bir siyaset ortamına geçişin gözlemlendiği İran’da Devrim Muhafızları’nın imajını güçlendirecektir.
     
  • DMO'nun fırlattığı roketin 425 kilometre yüksekliğe ulaşabilmesinin ve uydunun askerî keşif kabiliyetlerinin Orta Doğu için çeşitli sonuçları olacaktır. Bu, DMO'nun düşman unsurlarını uzak mesafelerden hedef alabilecek ve aynı zamanda düşmanın karada ve denizdeki hareketliliğini izleyebilecek askerî kabiliyetlere sahip olduğu anlamına gelmektedir.
     
  • İran Kasım 2020 ABD Başkanlık Seçimlerine kadar kalan sürede kazanımlarını mümkün olduğunca artırmak istemektedir. ABD'nin koronavirüs krizinden etkilenip büyük çaplı bir çatışmaya giremeyeceğini varsayan İran, bu dönemde özellikle nükleer programı ve hassas güdümlü füze projesi bağlamında askerî gücünü hızla artırmaktadır.

İran, KABF, Nur Keşif Uydusu, DMO

İsrail’in İran’a Yönelik Asimetrik Savaşı ve İran’ın Muhtemel Tepkileri

Hadi Atay

İran’ın en önemli nükleer yakıt üretim merkezlerinden biri olan Natanz Nükleer Tesisi’nde meydana gelen patlama, İsrail’in bu ülkeye yönelik olarak yürüttüğü asimetrik savaşın son örneği olarak görülüyor.

İran'ın Çift Başlı Askeri Sisteminde Çatlak İşaretleri

Hadi Atay

Tuğamiral Seyyari ve Eski Deniz Albay Samedi’nin açıklamaları, devletin Devrim Muhafızları’na ayrıcalık tanıyan yaklaşımından ve orduya karşı sergilediği ayrımcılıktan doğan rahatsızlığın ordu saflarında kritik biçimde artışının önemli bir belirtisi.