Petrol Devi Eni’nin İran Petrolü Alımı

Yasir Rashid Asistan, Ekonomi

Bloomberg’ün raporuna göre 2019 yılında İtalyan petrol devi Eni SpA, İran’dan yaklaşık 700.000 varil ham petrol satın almış.

2018 yılında ABD’nin Nükleer Anlaşma olarak da isimlendirilen Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (KOEP) çekilmesi ve hemen ardından eski ABD Başkanı Donald Trump’ın ekibi tarafından Tahran’a yönelik “maksimum baskı” politikası olarak isimlendirilen oldukça katı yaptırımları devreye sokması gerek İran’ı gerekse de İran ile ticari faaliyette bulunan çok sayıda ülkeyi etkiledi. Maksimum baskı politikası kapsamında Avrupalı şirketler, İran ile ticari ilişkilerini büyük oranda bitirmiştir. Her ne kadar AB liderleri, verdikleri demeçlerde AB’li şirketlere İran ile ticari ilişkilerini devam ettirmelerine yönelik tavsiyelerde bulunmuş olsa da AB’li şirketler, ABD ile ticari ilişkilerini riske atmamak için İran ile ilişkilerini büyük oranda durdurmuştur. Geçmiş dönemlerde ABD resmî mahkemeleri, üçüncü ülkelerde mukim bazı şirketlerle ilgili soruşturma başlatmış ve bu şirketlerden bazıları; işin, mahkeme aşamasına gitmemesi için anlaşma yapmayı ve ciddi para cezası ödemeyi kabul etmiş; bazılarıysa mahkeme süreçleri sonrasında ABD mahkemelerince cezalandırılmıştır.

İran ile iş yapmanın yaptırımlar nedeniyle doğurduğu riskler, iş dünyasında çok iyi bilinmektedir. Ticari işlemler, uluslararası ticaret normları çerçevesinde hazırlanan şeffaf ve belirli ilkeler çerçevesinde açık bir şekilde yapılan kontratlarla düzenlenmektedir. Ancak üçüncü ülkelerde yer alan şirketler ya İran ile ticari işlem yapmaya yanaşmamakta ya da normal prosedürlerin dışında gizli ve hatta dolambaçlı yollardan ticaret yapmayı tercih etmektedir. Süreç içinde yaptırımları baypas edecek mekanizmalar icat edilmiş ve bu mekanizmalar sayesinde tüm risklere rağmen bazı işletmeler, İran’la ticari faaliyet yapmaya devam etmiştir. İtalyan Eni şirketi, 2019 yılında yaptırımları baypas etmesiyle bu konu bağlamında gündeme geldi.

Roma merkezli Eni SpA ya da kısaca Eni, 1953 yılında kurulmuştur ve ağırlıklı olarak petrol, doğal gaz ve petrokimya alanlarında faaliyet gösteren en büyük İtalyan petrol şirketlerinden biridir. 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteren Eni, satış açısından Avrupa’nın en büyük petrol şirketlerinden biridir.

Bloomberg tarafından yakın tarihte açıklanan rapor; Eni’nin, 2019 yılında Irak petrolü adı altında İran petrolünü satın aldığını göstermektedir. Ancak İtalyan petrol devi, bu ticari işlem sürecinde petrolün Irak’tan alındığını ve bu yüzden yaptırımları delmek gibi bir kasıtla yapılmadığını belirtmiştir. Bloomberg’ün raporuna göre Eni, yaklaşık iki yıl önce görünüşe göre Irak’tan gelen yaklaşık 700.000 varil İran petrolü sevkiyatı yapmıştır. Uydu takibi de dâhil olmak üzere yapılan başka araştırmalardan sonra ham petrolün aslında İran menşeli olduğu ortaya çıkmıştır. Eni şirketinde durum fark edildikten hemen sonra Petrol Ticareti Operasyonları Müdürü Francesca Delladio’nun ve onun amirinin görevine son verilmiştir.

Eni’nin ABD yaptırımlarını ihlal ettiğine ilişkin detaylar, eski Eni Petrol Ticareti Operasyonları Müdürü Delladio’nun, şirkete Londra’da bir mahkemede dava açmasının ardından ortaya çıkmıştır. Bu davada Delladio; Eni şirketinin, “Irak’tan ithal edilen petrolün satın alınması sürecinde yaptırımları deldiği için görevden almasının adil olmadığını” iddia etmiştir. Ancak Eni tarafından mahkemeye verilen savunmada “Delladio’nun, şirketin rafinaj ünitesine getirilen 700.000 varil petrolün her ne kadar Irak’tan ithal edilse de yapılan testler sonucunda asıl kaynağının İran olduğunun anlaşılmasına rağmen bu bilginin Delladio tarafından saklandığı gerekçesi ile işten kovulduğu” belirtilmiştir. İtalyan petrol devi tarafından basına yapılan açıklamada, “Eni’nin kurumsal olarak petrol ambargosunu ihlal etmek gibi bir amacının olmadığı ve ortaya çıkan bu durumun, tamamen ilgili yöneticilerin bazı şeyleri gizlemesinden kaynaklandığı” belirtilmiştir.

Buradan şu iki sonuç ortaya çıkmaktadır:

  1. İtalyan şirketin İran ham petrolünü Irak’tan satın almış olması, İran’ın Irak’taki siyasi-ekonomik nüfuzunun ne denli etkili olduğunu göstermektedir.
  2. Eni gibi dünya devi bir firmanın dahi ABD yaptırımlarından bu denli çekinmesi, yaptırımların pozitif hukuk bağlamında meşruluğundan ziyade ABD’nin küresel gücünden kaynaklanmaktadır.

Yaptırımların baypas edilmesi için akıllı ve dolaylı yollar bulunmaya çalışılsa dahi İran, yaptırımlardan dolayı her yıl ortalama 50 ila 70 milyar ABD doları zarara uğramasının yanında yaptırımları baypas etmek için de ayrıca bir bedel ödemektedir. Yakın dönemde İran’ın eski Yol ve Şehircilik Bakanı Abbas Ahundi verdiği bir demeçte, son 16 yılda yaptırımları baypas etmek için İran’ın, 300 ila 400 milyar ABD doları arasında bir işlem maliyeti ödemek zorunda kaldığını belirtmiştir.

Afganistan’da Taliban Yönetimi ve İran Ekonomisine Etkisi

Yasir Rashid

Taliban’ın Afganistan’daki hâkimiyeti, İran için güvenlik ve siyasi sonuçlarının yanı sıra ekonomik ve mali açıdan da bazı sonuçlar doğuracaktır.

İran’ın Irak’taki Ekonomik Nüfuzu

Yasir Rashid

2003 yılında Baas rejiminin devrilmesinin ardından Irak, İran için sadece siyaset ve güvenlik alanında değil aynı zamanda ekonomi alanında da özel bir konuma yükselmiştir.