Reel Politik Düzlemde İran-Çin İlişkileri

İki ülke arasındaki siyasi, ekonomik vb. süreçler çerçevesinde gelişen temaslarda, Çin ulusal çıkarını merkeze alarak rasyonel ve pragmatik bir dış politika izlemektedir.

• 1960’lardan itibaren ‘istikrarlı’ bir şekilde sürdürülen İran-Çin ilişkileri, uluslararası sistemdeki konjonktürel değişimlerden doğrudan etkilenmektedir.

• 1960’lardan 1980’e kadar iki ülke ilişkilerinin temel parametrelerini Sovyet tehdidi ile bölgesel düzeyde etkin olma isteği oluşturmuştur.

• 1980’den Soğuk Savaş’ın sona ermesine kadar geçen süreçte ise İran-Irak Savaşı’nın başlaması ile İran’ın ihtiyaç duyduğu silah temini ve Çin’in ticari kaygıları belirleyici olmuştur.

• Her iki ülke arasındaki söz konusu konjonktürel parametreler ile birlikte özellikle Soğuk Savaş sonrasında İran-Çin ilişkilerinin, İran aleyhine asimetrikleştiğini ifade etmek yerinde olacaktır.

• Çin, İran ile ilişkilerini uluslararası sistemin başat gücü ABD ve ana aktörleriyle çatışmadan, ulusal çıkarını maksimize edecek şekilde belirlemektedir.

• İran ise Çin’i kendisine karşı uluslararası sistemde ABD’nin baskılarını hafifletici ve dengeleyici bir güç olarak görmektedir. Aynı zamanda İran için Çin ekonomik olarak da önemli bir pazar ve tedarikçidir.

İran, Çin, ABD, reel politik, stratejik ortaklık, nükleer, enerji, petrol, doğal gaz

PKK’nın Süleymaniye’deki Ofisinin Kapatılma Kararı Ne Anlama Geliyor?

Deniz Caner

Süleymaniye ve çevresinde PKK’nın siyasi ayağı olarak faaliyet yürüten Tevgera Azadi Partisinin ruhsatı bulunmadığı ve IBKY İçişleri Bakanlığının izni olmadan faaliyet yürüttüğü için kapatılma kararı alındı.

Tahran Zirvesi ve Suriye’de Barış İnşa Etmek

İsmail Sarı

Türkiye, kararlı tavrını göstererek bu operasyonların kapsamlı bir saldırıya dönüşmesi durumunda Astana sürecinin çökeceğini ve Türkiye’nin farklı seçeneklere yöneleceği mesajını net olarak vermiştir.

echo 'test';