Reisi’nin Yolsuzlukla Mücadelede Sunduğu Yol Haritası

Esin Erginbaş Asistan, İç Politika

Reisi’nin açıkladığı yol haritası; hükûmeti, “vaatlerinde duran ve adaleti temin etmeye çalışan” bir konuma taşıma gayreti olarak görülebilir.

Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 15 Eylül Çarşamba günü yapılan kabine toplantısında 13. hükûmetin yolsuzlukla mücadele alanlarını belirleyerek 12 temel yaklaşımda “İdari ve Mali Yolsuzluğu Önleme ve Mücadelede Ulusal Yol Haritası” ortaya koydu. Seçim kampanyası sürecinde yolsuzlukla mücadele programının önceliğini sık sık vurgulayan Reisi’nin, adalet makamı olan yargı erkinden sonra yürütme erkinde de söz konusu programı izlemekteki kararlılığını hem halka hem de bu konuda güvenine nail olduğu Devrim Rehberi Ali Hamenei’ye gösterme gayretinde olduğu görülüyor. Söz konusu yol haritası kapsamında idari ve mali alanda yolsuzlukla mücadele için çizilen planda yer alan 12 ilkeyi şöyle sıralamak mümkün:

(1) Ekonomik faaliyetlerin yürütülmesinde ilgili makamlar ve halkla bilgi paylaşımının hedeflendiği şeffaflık ilkesi. (2) Kamu ve özel sektör kurumları arasında çıkar çatışmasının yönetimi. (3) Yolsuzlukla mücadelenin kurumsallaşan bir süreç hâline gelmesi için halkı, medyayı ve kamu görevlilerinin sürece dâhil edilmesinin hedeflendiği kültür inşası ve kolektif gözetim. (4) Hantal devlet yapısının önüne geçilmesi, idari yapıda bürokrasinin azaltılması ve kamu yönetiminde etkinliğin artırılması için devlet kurumları arasında uyum. (5) Yolsuzlukla mücadele edilmesi ve devrimci yöneticilerin işbaşına gelebilmesi için devlet kadrolarına nitelikli personel alınmasını öngören liyakat ilkesi. (6) Devlette lisansların sorgulama ve doğrulama süreçlerinin kolay kılınması. (7) Kamu hizmetlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak tek bir kanaldan sunulmasını ve devlet ile vatandaş arasında yüz yüze görüşmenin azaltılmasını hedefleyen e-devlet sistemi. (8) Üretici ile tüketici ilişkilerini düzenleyen değer zinciri ve tedarik zinciri yaklaşımlarının geliştirilmesi. (9) Ekonomide yasal yollardan kazanç sağlayan girişimcilerin desteklenmesini ve teşvik edilmesini hedefleyen yasal faaliyetlerin desteklenmesi. (10) Ülkenin mali sisteminde yasa dışı faaliyetlerin önüne geçilmesi ve kontrolün tek bir sistem aracılığıyla sağlanması için devlet kontrolünün güçlendirilmesi. (11) Yolsuzluğa neden olan kurum ve kuruluşlar ile kamu personellerinin faaliyetlerinin izlenmesini ve önlenmesini amaçlayan etkin ve verimli izleme. (12) Cezai ve idari denetim araçlarıyla personel yolsuzluğunun önlenmesini hedefleyen kararlı, titiz ve etkin mücadele.

Reisi’nin yolsuzluğun önüne geçilmesi ve mücadele edilmesine yönelik belirlediği yol haritasının, kurumlararası eş güdüm sağlanarak geniş kapsamlı ulusal bir sürece işaret ettiğini belirtmek mümkündür. Zira söz konusu yaklaşımlara bakıldığında genel anlamda hedeflenen stratejilerin cezai ve idari işlem uygulanmasından ziyade halkın; rüşvet, görevi kötüye kullanma ve kamu gücünün özel menfaatler için kullanılması gibi eylemler sonucu oluşan “yolsuzlukla anılan devlet” algısının kırılmasına yönelik olduğu görülmektedir. Yolsuzluğun panzehri olan şeffaflık ve hesap verilebilirlikten kamuoyu farkındalığı yaratmaya, devlet kurumlarında bürokrasinin azaltılmasından e-devlet uygulamasına ve personel seçiminde liyakat ilkesinin gözetilmesine kadar idari yapıda hedeflenen bu yaklaşımlar, Reisi hükûmetinin temelde devlete karşı toplumun güvenini kazanmaya yönelik adımları olarak da görülebilir. Öte yandan liyakatli personel alımı yaklaşımında ise “devrimci kadro” vurgusunun, bürokraside Ruhani hükûmetinin ardından müesses nizam tarafından beklenen devrimci zümrenin oluşumuna zemin hazırlayacağını belirtmek de yanlış olmayacaktır.

Cumhurbaşkanı Reisi’nin Mart 2019’da yargı erki başkanı olarak atandığı dönemden cumhurbaşkanı seçilmesine değin geçen süreçte yargıda yolsuzluk ve rüşvetle mücadele programıyla ülke siyasetinde itibar sahibi isimleri hedef aldığı da bilinen bir husustur. Örneğin eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin kardeşi Hüseyin Feridun, Ekim 2019 tarihinde “rüşvet” nedeniyle 5 yıl hapis cezası almıştır. Yine Ruhani’nin Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri’nin kardeşi Mehdi Cihangiri ise “döviz kaçakçılığı” suçundan yargılandığı dava sonucu, 2021 Ocak ayında 2 yıl hapis cezası ile para cezasına çarptırılmıştır. Yargıda yolsuzluk dosyalarının merkezinde ise 10 yıl görevde bulunan eski Yargı Erki Başkanı Sadık Amuli Laricani Dönemi vardı. Laricani’nin Yardımcısı Ekber Taberi’ye “görevi kötüye kullanma ve rüşvet” nedeniyle yargılandığı davada verilen 31 yıl hapis cezası, Mart 2021 tarihinde onanmıştır.

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Reisi’nin açıkladığı yol haritası; hükûmeti, “vaatlerinde duran ve adaleti temin etmeye çalışan” bir konuma taşıma gayreti olarak görülebilir. Ayrıca yargıda Sadık Laricani Dönemi ve yürütmede eski Cumhurbaşkanı Ruhani Dönemi’nden isimlerin kamuoyuna yolsuzluk davaları ile taşınmış olması, yeni hükûmetin meşruluk zeminine de hizmet eden hususlardır. Yolsuzlukla mücadele eylemlerinin ne ölçüde hayata geçeceği henüz belirsizliğini korusa da bu mücadeleyi Devrim’in özünde gören Reisi, “yolsuzlukla mücadele ruhu”nu taşıyan cumhurbaşkanı profilini göreve gelmeden önce yaratmış bulunmaktadır.

Reisi, Yolsuzluk, Ekonomi, Ruhani, Laricani

Hamenei’nin Nevruz Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Esin Erginbaş

Hamenei, Nevruz Bayramı münasebetiyle yaptığı konuşmada, halkın iradesine verilen önemi vurgularken aynı zamanda bir devlet başkanı figürü de ortaya koydu.